PALLAS – ATHENA

Pallas-Athena, cupido akrepte

Astroloji ve Burçlarla İlgili Herşey.
Kullanıcı avatarı
Şekerpare
*Yılan*
*Yılan*
Mesajlar: 127
Kayıt: Cum 07 Eyl, 15:24
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

PALLAS – ATHENA

Okunmamış mesaj gönderen Şekerpare » Pzr 09 Eyl, 00:46

PALLAS – ATHENA
Resim

Pallas-Athena hakkında anlatılan en dikkat çekici hikaye O’nun dünyaya geliş biçimidir.

Zeus Merkür gezegeninin koruyucusu olan ve "danışman” olarak bilinen güzel Metis’e aşık olur ve O’nu kandırarak beraber olmayı başarır. Gaia bu ilişkiden hamile kalan Metis için büyük oğlu Zeus’a şöyle der: Metis’in ilk doğacak çocuğu kız olacak ancak, Titanlar Metis’e yaşama hakkı tanırsa zaman içinde Zeus’un yerini alabilecek bir erkek evlat verebilecektir.

Bunun üzerine babası Kronus (Satürn) gibi harekete geçen Zeus, Metis’i yutar. Bundan böyle Metis danışmanlığını sonsuza dek Zeus’un midesinden yapacaktır.

Zeus bir gün Libya’daki Triton gölü kıyısında yürürken kuvvetli bir baş ağrısına yakalanır. Oğlu Hephaestus bu ağrıyı alışılmadık bir yöntemle durdurur, babasının başını açar ve içinden gri gözlü Pallas-Athena’nın çıkmasına sebep olur. Metis’in kızı tepeden tırnağa zırhlı ve nidalar atarak doğmuştur.

Babasının beyninden ortaya çıkan bir çocuk olarak Athena’yı zeka ile ilişkilendirmek doğaldır. Ama O’nun kökleri çok daha derinlere ve gerilere uzanmaktadır. Bu konuda bize ipucu veren ilk göstergelerden biri taşıdığı Gorgon Medusa figürlü kalkandır. Medusa başından kıvrım kıvrım yılanlar çıkan vahşi dişi bir iblistir. Söylenceye göre Medusa’yı Athena’nın yardımıyla öldüren Perseus zafer hatırası olarak kalkanı Athena’ya vermiştir.

Mitoloji yorumcuları Athena ile bu ürkütücü yılanların leydisi arasında bir benzerlik görmektedirler. Şöyle ki: Athena Libya’daki Triton gölünde ortaya çıkmıştır, Robert Graves Athena’nın Libyalı yılanlar Tanrıçası Neith’in Yunanlı bir yeniden doğuş versiyonu olduğunu düşünmektedir. En feminist Mitoloji Tarihçileri de bu görüşü desteklemeyi uygun bulmuşlardır.

Pek çok tarihçi Knossos’un sarayı Cretan’lı meşhur Yılanların Leydi’sinin bir rahibe değil de Athena’nın en erken formunda bir Tanrıça olduğunu düşünüyor. Arkeolog Marija Gimbutas’a göre neolitik kültürün en temel tanrıçalarından biri suların sahibesidir ve fiziksel formu yılan biçiminde ifade edilmiştir. İşte bu hayat kaynağı olan yağmuru getiren orijinal Bereket Tanrıçası’nın sembolü Athena'dır. Bu anlamda Astrolojik bakış açısında değerlendirdiğimizde Pallas-Athena ile Pluto’nun arketipi arasında kuvvetli bağlar olduğunu görebiliriz.

Yılanlar gizli öğretilerde ve hayatı çevreleyen sırlarda, ölümde ve ölümsüzlükte (Akrep) önemli sembollerdir. Athena Yunalılar’ın Akıl Tanrıçası olarak anıldığı halde sadece zekadan kaynaklanan aklı temsil etmemektedir. Tanrıçalara özgü, içgüdüsel, feminen sağduyunun sembolü de Athena'dır. O’nun kutsal kuşu Baykuş da bunu sembolize etmektedir. Baykuş her zaman aklı ve sağduyuyu temsil eden bir sembol olarak bilinir. Athena söylencesiden de anlıyoruz ki burada söz konusu olan akıl, sadece saf zekadan ziyade içselleşmiş bir bilgi ve anlayıştan oluşmaktadır. Yunanlılar Athena’yı tanımlarken Entellektüel Akıl Tanrıçası tanımını yapmaktadırlar, ancak bu yaklaşım Athena’yı tanımlamaktan ziyade, Yunanlılar’ın entellektüelliği yüceltmek istemesinden kaynaklanmaktadır.

Athena’nın bilgisi sadece beyinsel fonksiyonlara bağlı değildi. Pratik kullanıma yönelik faydalı bilgilerdi. Mesela söylenceye göre Poseidon ile Athena ilah olabilmeyi hak etmek için bir yarışmaya katılırlar. İnsanlık için en faydalı şeyi yaratan birinci olacaktır. Poseidon atı, Athena ise zeytin ağacını yaratır. Yarışmayı kazanan Athena olur. Bu gün bile Athena’nın adı Yunanistan’ın başkenti olarak yaşamaya devam etmektedir. Dokumacılığı, yemek pişirmeyi, çömlekçiliği, matematiği, atlı arabayı, “ Büyük Ayı” yı ve gemi yapımını icad eden, bütün faydalı sanat dallarının Tanrıçası Athena olarak kabul edilir.

1599 Yılında yapılan bir resmin yorumu günümüz feminist literatüründe bile Athena-Pallas’ı ataerkil yapının sembolü olarak yorumlamaktadır. Gökyüzünde de Pallas, dört büyük asteroid içinde Zeus’a (Jüpiter) en çok yaklaşabilendir. Bir anlamda Jüpiter’in gölgesinde kalmaktadır. Athena hukukun ve adaletin koruyucularındandır.

Bütün bu gelişmelerden de anlayacağımız gibi Athena çok yetenekli, zeki, cesaretli, buluşçu ve endüstriyel bir Tanrıçadır. Doğum haritasında Athena’nın en önemli fonksiyonu strateji, muhakeme ve sağduyudur.

Haritadaki burcuna ve evine bakarak Athena’nın ne tip fonksiyonlarının ön plana çıktığını yorumlayabilirsiniz. Sizin içinizdeki Athena stratejist mi, savaşçı mı, entellektüel mi, icatçı mı, endüstriyel mi veya hayatın sırlarını bilen mi ?

Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nin haritasında Athena, Kova burcunda ve Ay ile kavuşum halinde görülüyor. Bu da bize gelişen süreç içinde Amerika’nın icatçı ve yetenekli bir şekilde teknoloji kullanabilme kabiliyetini gösteriyor. (Ocak 2003 gündeminde bu yeteneklerini savaşçı platformda deniyor olabilir mi acaba ?)

Aynı zamanda yetenekli teknisyenlerin endüstriyel ülkeler arasında başı çekme özelliğine işaret ediyor ve bir diğer anlamıyla da kadınlara yönetim ve liderlik alanlarında fırsatlar vaad ediyor olabilir. Çin’e baktığımızda Athena’nın Başak burcunda olduğunu görüyoruz. Bu da Çin’in karşımıza çalışma gücüyle, yaratıcı kabiliyetiyle, verimli üretim gücüyle, minyatür el sanatlarıyla ve makine yedek parça fabrikalarıyla çıkmasını açıklıyor.

Athena’nın fazla vurgulandığı haritalarda karşımza fazlasıyla zırhına bürünmüş, gizli gururu ön planda olan birisi çıkabilir. Hatta harita sahibi bir kadınsa o zaman “ zırhlı bir Amazon’la” karşı karşıya olabiliriz. Tabii ki bu Athena’nın en sağlıklı ifadesi değildir. Önemli olan Athena’nın derinlerde barındırdığı olgun ve kıvrım kıvrım aklıyla bağlantıda kalabilmektir.

Haritada Athena’nın muhakeme biçimini yorumlayabilmeniz için, kişinin Baba sembolizmini nasıl özümsediğine dikkat etmelisiniz. Belki fazla dominant Athena, kişinin babası tarafından bazı projeksiyonlara tabi olduğunu anlatıyor olabilir. Bu durumda kişi ya projeksiyonlara uyacak ya da red edecektir. Özellikle erken yaşlarda Uranüs transiti alıyorsa, red etmesi gündemde olabilir. Bu durumda kişinin gerçek hedefi, kalkanını ve zırhını kendi kaderiyle yüzleşebilmek için bırakmayı öğrenmesi olabilir. Bütün hayatlarını babalarının gölgesinde veya projeksiyonunda yaşamış olanlar için aslında istedikleri hayatın bu olmadığını keşfetmeleri bir şok olabilir. Bu durumda kendi sağduyularıyla irtibata geçip, uzun zamandır giydikleri zırhı bırakabilmeleri kişisel becerilerine bağlıdır.

Yakın ilişkiler kurmak ve aşk, Athena’nın en zayıf olduğu alanlardır. Üzerindeki zırh bu konudaki zorlukları sembolize etmektedir. Pek çok Titan ve Tanrı O’na evlenme teklif ettiği halde O hiçbirini kabul etmemiştir. Erkek egemen dünyada başarı ve yetenekleriyle mücadele veren kadınları sembolize ettiğini söyleyebiliriz. Belki bir kadının haritasında 1980’lerin “Süper Kadını” mesajını taşıyor olsa da erkeklerin haritasında eğer kuvvetli bir pozisyondaysa o erkeğe şevkat ve hassaslık kattığını söyleyebiliriz.

Pallas-Athena gökyüzünde Mars ve Jüpiter arasındadır. Kendi yörüngesinde bir tam dönüşü 5 yılda tamamlar. Kendi içsel sağduyunuzla ve yeteneklerinizle kontağa geçebilme şansınızı öğrenmek için bu döngüyü izlemeye alabilirsiniz.


Hazırlayan: Meltem Ersoy

Kaynaklar :

"Mythic Astrology" Ariel Guttman ve Kenneth Johnson

"Asteroids in The Birth Chart" Emma Belle Donath




Kullanıcı avatarı
Şekerpare
*Yılan*
*Yılan*
Mesajlar: 127
Kayıt: Cum 07 Eyl, 15:24
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

JUNO - HERA

Okunmamış mesaj gönderen Şekerpare » Pzr 09 Eyl, 00:46

JUNO - HERA

Evlilik Tanrıçası

Olimpos Dağı’nda resmen evli olan iki Tanrıça vardır: Juno ve Afrodit.

Rhea ve Kronos (Satürn)’un kızlarından biri olan Hera, kardeşi olan Zeus’la (Jüpiter) evlenir. Rivayete göre Zeus görüntüsünü değiştirerek sevgililerini baştan çıkarmayı adet edinmişti. Soğuk bir kış günü Guguk kuşu görüntüsüne bürünerek Hera’ya gelmiş, genç tanrıça minicik kuşu göğsünde ısıtmış, sonrada bu kuşun aslında Zeus olduğunu fark edince yaptığı iyiliğin karşılığında kendisiyle evlenmesini talep etmiş. Ama başka anlatılara göre Zeus Hera’nın peşinden çok koşmuş ve Hera’yı evlenmeye zor razı edebilmiş.

Hikaye her ne olursa olsun Juno, Zeus’la evlenmekle aynı zamanda iktidara da ortak bir Kraliçe olmuştur. O devletin güçlü bir başıydı. Olimpus dağının karizmatik ve çekici kraliçesiydi. Ancak evliliği genelde fırtınalı ve tartışmalı geçmiştir. Yunan Mitolojisinde pek çok hikaye bu fırtınalı durumu Zeus’un sürekli olarak karısını aldatmasına bağlar. Çıkan fırtınalar Juno’nun kıskançlık öfkeleridir. Her iki taraf da birlikteliklerinde birbirlerinden öc alma savaşları yapmışlardır. Bu evlilik tıpkı güçlü politik bir liderin veya hükümdarın evliliği gibidir. Zeus, Hera’da kendi gücünün kadınsı modelini görmekteydi. Hera’nın gücü ve mizacı Zeus’a güç katmaktaydı.

Hera’nın evlilik boyunduruğu altında kalmaktan pek mutlu olmadığı rivayet edilir. Çünkü bir zamanlar olduğu gibi Tanrıçaların arasında bağımsız ve özgür olarak yaşamak istemekteydi. Böylece kendine göre olan ilişkiler yaşayabileceğini hayal ediyordu. Evliliğinin başlangıcından itibaren Zeus’un kibirli ve ukala (jüpiter’in gölge yanları) tavırlarından yorulmuştu. Bir gün komplo teorisiyle tüm Olimpiyaliları topladı (sadece Vesta bu toplantıya katılmadı) Zeus uykusundayken sıkıca bağlandı. Hera Olimpus Dağı’nın Kraliçesi olarak başa geçti. Fakat Denizlerin Tanrıçası Thetis, Zeus’a acıdı ve Yüz Kollu Dev Briareos’u Zeus’a yardım etmesi için çağırdı. Serbest kalan Zeus yaptıklarından dolayı Juno’yu bileklerinden gökyüzüne astı. Gökyüzünün kemerlerinden aşağa kıvranarak sarkan Hera’yı bu şekilde görmek Tanrıları utandırıyordu, ancak, Hera’nın reddettiği oğlu Hephaestus hariç, hiç kimsenin kızgın Zeus’a karşı gelecek cesareti yoktu. O, babasından annesini serbest bırakmasını istedi. Zeus, aşağı indirmeyi kabul ettiği karısını kilitli tutmayı tercih etti ve eşi olarak kalmasına izin verdi.

Juno’nun doğum haritasındaki pozisyonu kişinin evlilik potansiyeli olarak yorumlanabilir. Uzun süren evlilikler üzerinde yapılan araştırmalarda, eşlerin Juno’larının birbirlerinin Yükselen/Alçalan akslarına açılar yapmakta olduğu görüldü. Juno, ilişkilere yasal sorumluluklar getiren ve forma sokan bir etki olarak yorumlandığında birbirleriyle kuvvetli Juno temasları olan çiftler daha kolay nikah masasına oturabilirler. Çünkü birbirlerinin sorumluluklarını ve bazı kısıtlamaları kabullenmeye gönüllü olurlar. Bu bakış açısıyla kendi doğum haritanızda Juno, bulunduğu yerin hareketlerini sınırlamaya ve şekle sokmayagönüllü olacaktır.

Juno’nun Zeus’a hissettiği kıskançlık ve öc alma isteği sadece Zeus’un kendisini aldatmasından kaynaklanmıyordu. Kutsal evliliğinin devam etmesi için Zeus’un bir iki kaçamağına göz yummaya razı olabilirdi. Ancak Zeus sürekli haylazlıkları hakkında yalanlar söylüyor, yalanları orataya çıkınca Hera’nın önünde diz çöküp, kendisini affetmesi için yalvarıyordu. Hera’nın her affedişi sanki O’nu tekrar aldatması için bir fırsat olmaya başlamıştı. Yalanların ardı arkası kesilmedi. Zeus çok bilmiş tavrıyla herkesi kandırabileceğine inanıyordu. Ancak yaptıkları Juno’yu giderek daha aptal ve aşağılanmış biri konumuna getirmekteydi.

Bu yüzden Juno’nun doğum haritasındaki konumu sadece evlilikle bağdaştırılmamalı. Eğer ilişkinizde aşık olduğunuz kişi sizi aldatırsa veya sizi aptal yerine koyduğunu fark ederseniz göstereceğiniz öfke ve kıskançlık potansiyeliniz de Juno’nun ifadesidir. Ancak dikkat ederseniz Mitolojik hikayelerde hep aldatan taraf Zeus (Jüpiter) olmaktadır. Yani Juno ile Jüpiter’in evliliğinde bir çifte standart söz konusudur. Juno kutsal evliliğini koruma çabası içindedir, belki statü düşkünlüğünden belki de kendisini adamaya razı olduğundan bu rolü benimsemiştir. Günümüz yaşantısına bu yorumu taşırsak Hera’nın temsil ettiği hareketin temelinde, sevgilisinin kendisini aldattığını bile bile bu konuda harekete geçmeyi reddeden eş figürü vardır. Veya öfkesini kendi eşine yöneltmek yerine, eşinin sevgilisi üzerine yöneltmeyi tercih edebilir. Bu tip örnekler Juno’nun fonksiyonunda gölge yönler olarak karşımıza çıkar.

Eğer haritada zor konumda olan bir Juno varsa. Mesela güçlü planetlerden sert ve zorlayıcı açılar alan bir Juno görülüyorsa, ilişkilerde zorluklar çıkarabilir. Kişi aşağılanma ve dürüst olmayan davranışlarla karşılaşabilir. Belki de kendilerine eş olarak ezici, kurban edici ve tehditkar kişileri seçerek başlangıçlar yapabilirler. (Burada kurban rolünde olan eşin kadın olması gerektiği algılanmasın. Artık bu tip eş rolünde erkekler de var) Başlangıç her ne olursa olsun Hera (Juno) güçlü ve karizmatik bir Tanrıçadır. Bu nedenle gerekli deneyimden sonra daha güçlenmiş bir kişilik olarak ortaya çıkma potansiyelini taşımaktadır.

Maritha Pottenger’a göre, aşık olmak ve zevk almak söz konusu olduğunda kişinin doğum haritasında en önemli rol oynayan gezegen Venüs olmasına rağmen Juno da yakın bir incelemeyi hak etmektedir. Birinin evliliğe yaklaşımını ve hislerini görmek, nasıl bir eş seçmek istediğini anlamak için Juno’yu yorumlamak gerekir. Juno bizim kuvvetli duygusal bağlar kurmaya yatkınlığımızı ve bağlanma kapasitemizi sembolize eder.

Emma Belle Donath’a göre, Doğum haritasında Juno’nun yeri kişinin başkasına bağlanabilmek için onda hangi özellikleri aradığını gösterebilir. Kendi haritanızdaki Juno’nun, gene kendi haritanızdaki Venus ve Mars’la olan ilişkisinin uyumlu olması ilişkilerde de uyumu getirmektedir. Çünkü böylece karşı tarafa verilen mesajlar çelişmemektedir. İkili haritalar arasındaki bağlantı (sinastri) incelendiğinde pek çok başarılı evlilikte erkeğin Juno’sunun kadının Venüs’üne ve kadının Juno’sunun erkeğin Mars’ına kavuşum yapmakta olduğu görüldü. Hatta mutlu bir evlilik örneğinde eşlerin Juno’ları birbirlerinin Güneş’leriyle kavuşum yapmaktaydı.

Hazırlayan: Meltem Ersoy

Kaynaklar :

"Mythic Astrology" Ariel Guttman ve Kenneth Johnson

"Asteroids in The Birth Chart" Emma Belle Donath

"JUNO Key to Marriage, Intimacy and Partnership" Maritha Pottenger

emekli
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

ASTREOİDLER VE KARAKTERLERİ

Okunmamış mesaj gönderen emekli » Pzr 21 Eyl, 23:43

AESCULAPIA:
Hekimlerle bağlantı, (dahiliyeciler dahil), kişinin sağlığı hakkında uyguladığı inanç sistemleri ve görüşü, semptomlar ve tıbbi koşullar. İhtiyaçları ve iyileştirmeye katkıda bulunmada, yaptığı şeyler için aldığı açılar incelenir. (Asclepius and Askalaphus da denir)

AMOR:
Koşulsuz sevginin hangi şartlarda oluşabileceğinin ve sevginin ne olduğunun aranması, anlayışı. Koşulsuz sevgiye bakış açıları. Sevginin ve sevgiyi kabullenmenin blokları ve sevgiye nelerin karıştığı, sevgiye dokunuş şekli, sevgiye nelerin tesir ettiği.. Kişinin kendisi ve diğerleri arasında birbiri üzerine tesir eden etkiler. Kalıcı Sevgi’nin ifade ettiği özellikler. Sevgi adına nelere sınır konması gerektiği ve sevginin kazanılmasında limitlerin belirlenmesi. (Aldığı açılar, hangi koşullar üzerinde meydana geldiğini gösterir.)

APOLLO:
Yavaş öğrenmenin cazibesi. Hayatta çekilen ve yinelenen ve aşina krizlerden, yavaşca öğrenmekte olunan şeyler. Sürekli tekrarlanan acayipliklere karşı çıkmak, “Bir tuğla duvarına başını çarpmak” ve aynı krizler karşısında aynı hataların yeniden tekrarlanması. Yeniden yeniden aşılamayan sorun. Provake edilen yan.

ARACHNE:
Karmaşık ayrıntı; entrika ve karışıklığın yaratılması yeteneği. Tabakalardan oluşmuş katmanlı güçlükler. Bir işe giriştikten sonra meydana çıkan engel, zorluk; karışıklık, bunları aşma becerisi. Tuzaklar oluşturma. Dokumakla temas kurmak, örmek, makrame, dokunan şeyler, örümcek ağları, şebeke.

ASTRAEA:
Bloke edilerek kapatılma, engellenme. "Son"'a kalmak (Bazen acı son) “Tamamen bitene kadar bitmiş değildir”e inanmak. Ya da “Bitene kadar birmez” anlayışı. Başlangıçları ve sonları okumakta yetersizlik. Şeyler, insanlar veya olayların akışına seyirci kalmak ve olayların şekilkenmesine tanıklık etmek.

ATLANTIS:
Kötü kaderin sebeplerinin hissedilmesi. Hak edilen cezada inanç, negatif karma öğretisidir. Gizliliğin istilaları; iç tarafa geçit veya gizli bilgiye eriş. Kaynakları, yetenekleri veya bilgileri kötüye kullanma; gizlilik içeren bilgilerin kullanılmasında dikkatli olmak. Suyla ilgili felaketler. Alınan uyarılar…

ATROPOS:
Sonlar, tamamlanma, sondaki koşullar, bitirilmesi için ihtiyaç duyulan çalışmalar.

BACCHUS:
Fazlalık; Bağımlılık; Yer değiştirme veya kaçınma süreçlerinde gelişen duygular. Duyguların idaresinde yaşanılan deneyimler ve denemeler. Yer-mevki-vazife-memuriyet yaşamında yer değiştirmeler, tayinler ve insan ilişkileri ve faydalar. Köknar ve çam ağaçları, üzüm bağları, sarhoşluk…

CERES:
Bakım ihtiyaçları, yiyecekler. Anne ve çocuklar arasındaki ilişkiler. İnsanlar, bitkiler ve hayvanların yayılımları. Nesiller. Büyüyen, yayılan kistler. Otlar ve tahıllar.. (Demeter ile beraber incelenir)

CHILD:
Kişinin görünüşü. Görünüş deseni, birinin kendi tecrübesi hakkında bilgiler verir. Görüşler dahilinde, bir çocuk olmak (çocuklaşmak) veya çocuklarla gelişen olaylar hakkında ipuçları içerir. Dünya ufku. Masumiyetten olgunlaşmamışlığa uzanan çocuksu tepkiler.

CHIRON:
Benzersiz veya bireysel görüşlerin, davranışların ifadesi. Aileye uyum sağlamada reddedilen şeyler, sosyal beklentiler ve standartlar. Statü belirlemelerinde dönüm noktaları veya yaşanılan değişiklikler. Kategorilerde farklıların vurgulanması. Normlar ve normların belirlendiği durumlar. Yeniyetme krizleri, kurallar/kurallara uyma. (Chiron bir astreoid deil bir kuyruklu yıldızdır.)

CIRCE:
Yardım. Yardımın yaşamı ve kurtarmaya geliş. Krizleri aşmada, tarafsız olarak yardımcı olmak ve facilitator olarak görev yapmak. Yardım için nedenleri anlamak.

CUPIDO-A:
Kibir. Dış görünüşü yüksek ve öncelikle tutmak. Dışgörünüşün hatırı için yardım etmek, bir şeyler yapmak. Resim ve güzellikle ilgilenme. Cupido ilişkilerle birebir alakalıdır. Cazibe, yüz veya ten rengi, bir şeyin bakışı…

DAEDALUS:
Mimari, tasarım, akıllılık. "Usta kaytarıcı". Sorunları kurnazlıkla bertaraf eden. Diğerlerine düşen sonuçlardan güç bela kurtulma. Kıskançlık. Yaratıcılık. Metallerle yaratıcılık.

DEMETER
Anne – çocuk arasındaki ilişkiler ve gayretler, istenilen, ilgi duyulan ve elde edilen şeyler. Büyüyen ve gelişen şeyler, yiyecek – diyet – beslenme ve yemekler.

DIANA:
Hayvanlar ve doğa. Avcı-av dinamiğinde inanç. "Takip edilen" olduğunu hissetmek, ele geçmez olmak. Yakalamak. Düşmemek için tutunurken, geliştirilen tepkiler ve davranışlar.

EROS:
Cinsellik; Üreme organları; Kalp ve kalple ilgili sistem; tarihsel deneyimler, tecrübeler. Erotizmin davranış repertuarı; Hayatın neşesi üzerine dönüşler yapacağı isteklerin portresi. Yaşam için sahip olunan tutkular.

EURYDIKE (or Eurydices)
İnsanlarda bağımlılık, çıkışlar veya davranışlar; bir konuya duydukları yakınlıkları ve yaşam ve ölümle anlam kazanır. Bağımlılığın ve güvenin yaşam boyunca gelişen draması buna eklenir. (Diğerlerinin etkisi için gezegen açıları incelenmelidir)

HEBE:
Servis personeli (Kadın garsonlar, sekreterler, resepsiyon memurları, barmenler ve benzerleri) “Servis Görüşleri” (Diğerlerinin bencil, duygusal yönden olgunlaşmamış veya dikkat gerektiren davranışlarını kolaylaştırmak, talep etmek, ilgilenmek). Hizmet..

HEKATE:
Öğrenmenin, bilgi sahibi olmanın kadınsı yolları, 6. his. Birine ne kadar güvenilebileceğinin algılanması. Gece, düşler, hayaller. Annenin bir koruma olarak görev yapıp yapmadığı. Yaşam ve yaşam pozisyonlarında, “yaşlı kadın” sahneleri. Hekate bazı zamanlarda oldukça önemlidir veya doğumla bağlantılı olarak önem kazanır. Akıllılığın, diğer yaşam pasajlarında ne kazanıldığını gösterebilir.

HEPHAISTOS:
Bağlar ve eklemlerle ilgili problemler (genellikle bacaklar). Topallık, sakatlama; ana babaya ait genetik özellikler. (Çoğunlukla anne tarafından) Ebeveynlerin arasında gelişen mücadelelerden "bir çıkış" sağlamak. İlişkilerde başarılamayacak bir maç için eğilim. Güzellik ve hayvani yanlarda değişmeler . Metallarle temas, bağlantılar.

HERA
İnsan ilişkilerinde ortaya çıkan “haklar”. İlişki dinamiği ve ana-baba’ya ait model. Kıskançlık. Centilmence mücadele. Diğerleriyle uğraşmakta adilliği sürdürmek. Ortaklar ve ortaklık boyunca gelişen olaylar (juno ile beraber bakılır)

HIDALGO:
Düşünce şeklinde ve akılda, ilke ve özdeyişin önemi üzerinde durmak. Görünüşlere meydan okumak, gizlilik ve yerinde söylem. Söylemlerin şeklini belirler, nasıl söylendiğini… (Latin Amerika, Meksika ve İspanyollar ile yemekleri, kültürleri ve devrimci hükümetler ile bağlantısı vardır. Veya bir ideolojide onların etkilerini temel alır.

HOPI:
Amerikan yerlileri, kültür, hafızaları, sistemleri ve Kızılderililer. Azınlık gruplarını ayıran düşüncelerle temas kurmak. Mısır temelli yiyecekler, tüyler, yılanlar ve pusular. Kara parçalarına ait talepler ve tartışmalar, saldırı veya pusuya düşürme; derin savunma teknikleri. (açılandığı gezegenler önem kazanır)

HOUSE:
Kullanışlı bir alan olduğu zaman, iş ve çalışma hayatı için faydalı ve önemli bir nokta oluşur. “evde” geçirilen zaman ve çıkış olarak neye başvurulduğu fayda sağlar.

HYBRIS:
Beklenti, cam tavanlar, sınırlandırılmalar. Kaderde gelecek olan bir sonraki adımda ne geleceği yönünde hayatta bir çıkış oluşturabilmek. Diğerlerinden ne beklenebilir? Hangi diğerleri? Ebeveynler ve senin onlarda gördüğün, kendi kaderinin oluşmasında, düzenlenen sınırlandırmalar.

HYGIEA:
Tıbbi meseleler ve sağlık. Sıhhatli olmak için yapılan aktiviteler. Hijyen ve temizlik kavramları, koşulları.

ICARUS:
İhmarkarlık nedeniyle gözden kaçan ayrıntıların sonuçlara etkisi. Ani kırılma noktaları (hızlı kırık uyarısı). Akışı hızlandırma isteği, tehlike veya risk faktörü, kısıtlamalardan kaçma duygusunun hareket ettiği yön.

INDUSTRIA :
Kariyerin teşhisini kolaylaştır ve iş hayatını ilgilendirir. Yetenekler ve meseleler.

ISIS:
Kardeş ilişkileri. Dağınık yerleri, insanları, düşünceleri ve şeyleri karıştırırken bulunan şeyler, karşılaşılanlar. Parçalara ayrılma, fragmantasyon. İhtiyacı hissedilen şeyler “Elde et ya da yakala”, “Tümünü yapmayı arzula”

JUNO:
Partner, evlilik/ilişkiler. Birinin haklarının korunması, bakımı veya diğeriyle arasındaki konum. Adaletin sağlanması ve uzlaşılma konusunda “adil” olma. Eşitlik. Adaletin uygulanması, skoru korumak için potansiyel. Kıskançlık, ayrılık ve sadakatsizlik korkuları.

KASSANDRA:
Harcanan nefes! “Tavsiye et ve rollere razı ol.” Tavsiye veya kehanetleri teklif etmek. Diğerlerinin söylediklerinde neyin inanılır olup olmadığı hakkındaki sorulan sorular, insiyatif. Verilen tavsiyeyi izlemenin doğru olup olmadığı konusunda belirlemelerde bulunmak. Tavsiyeler üretmek, teklif etmek; fikirleri yayınlamak, konferans verme. İşitsel hassasiyet; zorlukları duymak, anlamak.

KLOTHO:
Başlangıçtaki koşullar (kader ve beklentiler). Başlangıcta açık olan yollar. Genellikle başlangıctaki kaynaklar. (orta için Lanchesis ve son için Atropos ile berabe incelenir)

LANCHESIS:
Araya girme, belli bir sırası olan gelişmeleri, yolun ortasından değerlendirmeye başlamak. Kesilmesi gereken şey. İlerleyerek geliştirilen bir sıra. Birinin bunu beklemiş olması, (ve devam etmektedir.)

LILITH:
Üçgenlere bölünme; Yarışma; Seçmek veya reddetmek. Kararlar (aldığı açı veya görünüşler önem kazanır) Kayırmacılık; Cinsiyet rolleri önem kazanır. Seksin kullanılması veya egemenlik için reddedilen şeyler.

MINERVA:
Geniş perspektif becerileri. Durumlar ve insanlarla uğraşmada stratejiler üretmek. "Hesaplar" (Matematik veya halkla ilişkilerle uğraşmanın olup olmadığı) Şeyleri ve insanları anlamak. (Pallas Athena ile beraber incelenir)

NEMESIS:
Mahvolma sebebi, “Aşil Topuğu”, “Karanlık Hayvan”. Sorumluluğu yerleştirmeyi aramak; düşmanın teşhisi, “parmakla işaret” ederek tesbit etmek.

NIOBE:
Fazla gurur boyunca dersleri değersiz kılmak. Birinin çocukları, verimliliği, erkekliği veya yaratıcılığında fazla gurur yaparak, dersleri değersiz kılması. (yaratıcı ürünleri kapsar)

ODYSSEUS:
Sürgün, yolculuk veya yokluk, uzun seyahat, kökensiz veya evsiz hissetmek. Garip bir karada bir yabancı olmak, evden yollanmak.

OPHELLA:
Bitmiş-tepkinin bir noktası ve üretici tepkileri karşılar. Diğerlerine güvenmemek için oluşan sebeplerle bağlantı kurmak. Ayrıca aldatmalarla ilgilendirir.

ORPHEUS:
Müzikle ilgili. Kederli ya da neşeli, akılda kalan müzik. Güfte veya şiir; Ağıtlar; matem ve kayıptan hissedilenler. Keder. Kişinin neye sahip olamadığı, yaşamından neyin eksildiği, kayıpların nasıl şekillendiği. Ölümle bağ kurmak.

PALLAS - ATHENA:
Onay arama, anlatmanın stratejileri, ifade yolları, idrak yolları, idrak yeteneği. Birinin, gönüllü olup olmadığı, diğerlerine faydalı olma yönleri, yetenekleri. (minerva ile beraber bakılır)

PANACEA:
Çözümler bulurken izlenilen yöntemler, inanç. Problemler,dertler ve sıkıntılar için çareler bulmak, iyileştirmek, şifa vermek, düzeltmek. (sadece sağlık konusunda değil her türlü sorunla ilgilidir)

PANDORA:
Beklenilmeyen sonuçlarla karşılaşmak. Şartların belirlediğinden daha fazlası ile karşılaşmak. Pazarlık koşullarının üstüne çıkılması. Bir merak, yeni bir fikir, kişi veya durum ile ayartılmak. Yeni bir yol boyunca ilerlerken, pandoranın senin için koyduğu şeyi bulmak. Ajitasyon.

PERSEPHONE:
Serbest bırakmaya doğru uzanan görüşler. "Alıkonulmak veya evden yollanmak, aile veya ailevi koşullar." Anneden veya aileden ayrılan yanların ne olduğunu belirleyen hafıza ve bilgiler (ve hatta duygusal yönden gelişen ayrımlar) Kişinin geçiş dönemlerinde, kendi yaşamında oluşan pasajların ayinlerini nasıl gördüğü, farkındalık. Okula gitmek; yeni yetme krizleri; evlilik veya kariyer için ayrılık. -yaşamın ortasında- (proserpina ile beraber bakınız)

PHAETHON:
Arabaları içeren örnekler, taşımacılık, sürmek, yürütmek. Kayıtsızlığın bazı diğer formları. Kendini tehlikeye atan, dünyayı umursamayan, pervasızca davranışlar. Kontrol dışı hissetmek. Taşıyabileceğinden fazlasını yüklenmek. Yolun ortasında giderken sıkıntı yaratmak, zahmete girmek.

PHOTOGRAPHICA:
Fotoğrafçılık ve görsel şekillerin önemini göstermek için faydalı olmak. Photographica aynı zamanda, görsel tasvirleri zihinde tutmak, canlandırmak ve yorumlamak için beyinsel yeteneğin ve güçlü hafızanın bir göstergesidir.

PROSERPINA:
Ayrılık endişesi, bırakmak, uzağa gitmek. “Anne sana bakmak için yanında değilse” eğer senin neye inandığın ve olacak olanlar. Bir geçiş veya ayrılığa yaklaşırken, kişinin üzerine çektiği koşullar, sebepler.

PSYCHE:
Çocukluk travmasının tanınması. Psikolojik olarak erken yaşta alınan yaralar. Korunmasızlık; hafızalar; anlayış, psişik kolay etkilenirlik, psikolojik geri alınma. Zihinsel sağlık durumu. Baş, yaralar. (beyini gösterir)

REQUIEM:
Ölüm törenleri ve kederin biçimlenmesi. Dini tören, kabulün bir yeri için durur ve mücadelelere verilen bir moladır. Birinin, insanlarla barışması, barışın yaşanılıp yaşanmadığı. (aldığı açılar hareketleri ve olayların çıkış noktalarını gösterir)

SAPPHO:
Arkadaşlık; yapıştırma; yakın hissetmek veya aynı özellikteki diğerleri; uyumlu insanlar ve şeylere içeride sahip olmak, ortak. Sanatsal ilgiler; galeriler. Sappho; öyle "Çiftler", aynı zamanda tıbbi astrolojide başka bir önemi ifade eder.

SISYPHUS:
"Yokuş yukarı tırmanmak", rüzgara karşı ilerlemek (hissedildiği alanlar). İlerleyen kısımlarda, “başlangıca geri dönmek zorunda kalmak”. “Rahatça oturduğun bir anda senin üzerinde oturduğun kilimi, altından çekip çıkartır” Vazgeçmemek, yenilgiyi kabul etmemek.

SIVA (SIWA):
Ayrı ayrı olaylardan meydana gelmiş bozulma, makinenın durması. Asap bozukluğu.
Baştan sona arıza. Yoğunluk oluşması, inançlarının yok olması (gezegen görünüşlerine göre). Durgunlaşma, ölüm krizi veya oluşum. Uzak doğu…Vietnam, Hindistan, Çin, Malezya ve Japonya gibi ülkeler. Periyodik olaylar, görünmesi için dikkat.

SPHINX:
Çözülmemiş esrarlar! Bilmece, paradoks, sorular. Bilgi, cevaplar ve anlayış eksikliğinde gözden kaçanlar.

TANTALUS:
Sataşma; ayartma. Dışarı uzanmadan önce neyin istenilen olduğunun belirlenmesi. Erişilmezlik. Aşırı açlık veya susuzluk. Ne zaman neye ihtiyaç duyulduğu. Minnettarlığın başarısızlıkları. Doğru kişiye doğru şeyi vermekte problemler yaşamak, eksik olmak. Hayatta kalma bilgilerinin test edilmesi.

TERPSICHORE:
Dans etmek, aerobics, esnekliğin artmasında uygulanılan egzersizler. Koordinasyon, çeviklik, incelik ve hareketlilik. Kasları esnetme, vücut şeklinin egosu, jestler; beden dili.

TISIPHONE:
Yakınlarımızın ihtiyaçları. Aile için adaleti aramak. Ne kadar yardımcı olabildiğimiz. Birine ihtiyacı olan ilaçtan bir doz vermek. Adillik. “Onların neyi hakkettiği”

TORO:
Zorbalık yapma, yıldırma. Sert, fiziksel güç gerektiren bir işi yapmak. Kuvvet (kaslı). Kas esnetmesi. Psikolojik olarak veya fiziksel olarak; ilgi çekici diğerleri; (kaba davranış; rekabetçi; futbol; ödüllü dövüş; sertlik.)

URANIA:
Astroloji; Astronomi. Teorik olarak, kuramsal veya soyut olan ilkeler. Bilgiyi tutmak; Mantık ve mantıklılık. Büyük resmi görmekte yetenek. Anında ayrıntıları yakalama yeteneğinde zihinsel bir yapı ve idrak gücü. Entelektüellik. Önyargılı kıl ve mantıklılık ve kavramsal yetenekte ortaya çıkan çarpıtmalar.

VESTA
Çalışması için taahhüt; Bir telafi olarak işi kullanmak; Başarı veya amaçlara kendini adama; Duygusal uzak tutma; Sert iş koşulları ve profesyonel talepler; Kişisel olmayan. Kariyer veya meslek yolunda feda edilen şeyler. Bir amaca ulaşırken, kendini veya diğerlerini feda etmek, gözden çıkarmak. Daha büyük bir amaç yolunda vazgeçilen şeyler.



ASTREOİDLERİ HARİTANIZDA BULMAK İÇİN BU ADRESDEN YARDIM ALABİLİRSİNİZ.
http://serennu.com/astrology/ephemeris.php






Cevapla

“Astroloji” sayfasına dön