Yaradılışın sırrı Sirius yıldızında mı gizli?

Kategoriler Dışındaki Genel Konularla İlgili Araştırma Yazıları.
Kullanıcı avatarı
güzin
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 4507
Yaş: 46
Kayıt: Çrş 15 Haz, 12:51
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Yaradılışın sırrı Sirius yıldızında mı gizli?

Okunmamış mesaj gönderen güzin » Sal 05 Haz, 05:47

Kuran-ı Kerim'de tek bir yıldızın adı geçer. O da Şi'râ yıldızıdır.

Necm suresi

1 - İnmekte olan yıldıza andolsun ki,

diye başladıktan sonra surenin içindeki iki ayet bu yıldızın Sirius adıyla bilinen yıldız olduğunu anlatır.

9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.

49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.

Bu surenin diğer ayetlerinde de yaradılıştan bahsedilir.

Sirius ya da Akyıldız , Büyük Köpek Takımyıldızı’nda yer alan bir çift yıldızdır. Bu çift yıldızdan Türkçe’de Akyıldız, Osmanlıca'da Şi’ra-i Yemaniye ismiyle bilinen Sirius-A bileşenidir. (CMa / Canis Majoris/ Büyük Köpek Takımyıldızı’nın alpha yıldızı),

Sirius'un içinde bulunduğu takım yıldız (Canis Major) Yunan mitolojisine göre avcının (Orion) iki köpeğinden birisidir.

Sirius yıldızının bir de efsanesi vardır.

Cennetin kapısına ulaşmak adına yola çıkan 4 kardeşten birincisi iyi bir savaşçı ve komutan, ikincisi usta bir şair, üçüncüsü ünlü bir aşıktır. En küçük kardeşin özelliği ise gurur duyduğu köpeğidir. Dördüncü kardeş ilk kardeşini bir savaş meydanında, ikincisini bir düğünde, üçüncüsünü de güzel bir prensesin kollarında bırakır ve cennetin kapısına ulaşır ama köpeğini cennete kabul ettiremez. Bunun üzerine cennete girmeyi reddeder. Yolculuğunu cennetten izleyenler ona kardeşlerini terk ettiği halde köpeğini terk etmemesinin sebebini sorarlar. Küçük kardeş diğerlerinin kendi kaderlerini izlediğini ama köpeğinin ona tüm kalbiyle bağlandığını söyler. Bunun üzerine cennettekiler köpeği bir takım yıldız haline getirirler. Bu yıldız kümesindeki en parlak yıldızın adı Sirius;'tur yani köpeğin kalbi. (Hint efsanesi)

Yıllar önce Afrika kıtasının balta girmemiş ormanları içinde, uygar dünya ile ilk kez tanışan bir kabile bulundu. DOGONLAR. Diğer tüm yerli kabileler gibi, inanılmaz bir ilkel topluluktu Dogon Kabilesi. Yarı çıplak yaşayan, avlanan, tarımla beslenen ve kendi yaşadıkları yerden başka hiçbir yeri bilmeyen bir ilkel topluluk; ama SİRİUS YILDIZI hariç.

Bu ilkel Afrika kabilesi ile iletişim olanaklarını geliştirdikçe ve taş devrini yaşayan bu insanlarla ortak dili oluşturmayı başardıkça, uygar batı toplumunun şaşkınlığı her geçen gün biraz daha artıyordu. Çünkü Dogonlar, o güne kadar Batı toplumunun da haberdar olmadığı ve henüz keşfedemediği bir yıldız ile ilgili (Sirius B) inanılması zor ve ayrıntılı bilgi vermekte idi.

Dogonlar bu yıldızdan dünyaya gelen varlıkların Dünyaya 22(!) gemi ile geldiklerini, Dünyadaki yaşamı onların başlattığını ve bunu yaparken de sadece 1 çift insan değil (Adem-Havva) 4 çift prototip insan bıraktıklarını söylemekteydiler. (Bu yıldız ezetorik olarak yay, 22, üç dişli asa, kurt veya köpekle temsil edilir.)

Sirius (Yıldız) sistemi Dogonlara göre, evrenin eksenini oluşturmaktadır ve tüm madde ve ruhlar, bu iki yıldızın spiral (helezoni) hareketleri neticesinde yaratılmaktadır.

Şimdi Kuran-ı Kerim'in başka bir ayetinden söz edelim.

Muttaffifin suresinin 18.ci ve 19.cu ayetlerinde İLLİYYUN kelimesi geçmektedir. 18.ayette şöyle denmektedir. [ HAYIR, İYİLERİN KİTABI, İLLİYYUN 'dadır.] 19. cu ayette ise [ İLLİYYUN' un NE OLDUĞUNU SEN NEREDEN BİLECEKSİN.] denmektedir.

Eski Mısır, Dogon (Mali), Sümerler ve Kudüs de bulunan çeşitli Kutsal Tabletlerin tetkikinde ; "ILLIYUWN" kelimesinin SİRİUS yıldızının karşılığı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Yani belirtilen medeniyetlerde SİRİUS yıldızına İLLİYUN denmektedir.

İLLİYYUN kelimesinin yerine SİRİUS kelimesini koyarsak 18.ci ayetin anlamı şöyle olmaktadır. [ HAYIR, İYİLERİN KİTABI SİRİUS' tadır.] Yani [ Dünya 'yı koruyan, gözeten, Dünya İnsanlarını yetiştiren-bilinçlendiren-kotlayan-denetleyen, Rabsal ve Ruhsal Hiyerarşi Varlıklarının Merkezi SİRİUS' tadır.] denerek, Bilincini ve frekansını yükseltenlere -Gözlerimizin görmediği- fiziksel alemlerin mevcudiyeti ve merkezi açıklanmaktadır.

İLLİYYUN kelimesinin yerine SİRİUS kelimesini koyarsak 19.cu ayetin de anlamı şöyle olmaktadır. [ SİRİUS' un NE OLDUĞUNU SEN NEREDEN BİLECEKSİN.] Yani Bilincini-frekansını yükseltenlere ısrarla ipucu verilerek SİRİUS' un pek bilinmediğini ancak çok önemli olduğu, araştırılması ve incelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu konuda yazımın sonunda linkini verdiğim kısa videoları izledikten sonra daha net fikir sahibi olabileceksiniz.

Şimdi kendimize şu soruları soralım.

İnsanlar bu dünyaya tekamül etmek için gelmiş olabilirler mi?

Dinimizin şartları olan namaz, oruç, zekat gibi ibadetler tekamül araçları mıdır?

Diğer dinlerde örneği Buda felsefesinde Nirvana'ya ulaşmak tekamül ile eş değer midir?

Tekamül sonunda boyut atlar mıyız?

ALLAH' ın kurduğu ve Bütün Alemlere yansıttığı nizam ve düzen içersinde ; bizi yetiştirenler, bizi kollayanlar, bize her türlü bilgiyi ve enerjiyi aktaranlar, bizi bilinçlendirmeye, bize bizzat kendimizi tanıtmaya çalışanlar, bizi kotlayanlar, başarılı olanlarımızı da ölümsüz kılarak, onurla aralarına alan ve sisteme dahil edenler SİRİUS Yıldızlar Sistemindeki varlıklar olabilirler mi?

Sirius kutsal kitaplarda adı geçen cennet olabilir mi?

Cennet orasıysa, cehennem yaşadığımız dünya mıdır?

Çünkü her geçen gün yaşadığımız dünyayı cehenneme çevirmiyor muyuz?

İyiler, boyut atlayıp, cennete giderlerken, kötüler, bu dünyada defalarca reenkarne olup, bu cehennemi yaşayacak olabilirler mi?

Bakın, Kuran'daki bir kelimeden (Şi'râ) yola çıkarak hayal dünyamızı nasıl genişletiyoruz?.

Erol Özışık
Bu kullanıcılar mesajınıza teşekkür etti güzin mesajı için (toplam 2):
Akrep (Sal 05 Haz, 16:26) • Reloaded (Sal 12 Haz, 03:40)
Değerlendirme: 33.33%




Kullanıcı avatarı
güzin
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 4507
Yaş: 46
Kayıt: Çrş 15 Haz, 12:51
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Yaradılışın sırrı Sirius yıldızında mı gizli?

Okunmamış mesaj gönderen güzin » Çrş 06 Haz, 09:58

Kuran’da Sİrius Yıldızı’nın Sırrı

Sirius kelimesinin Arapça karşılığı Şira olan bu yıldız Allah’nın kutsal kitabı Kuran’da Necm yani Türkçe’si ile Yıldız suresinin 49. ayetinde geçmektedir. 49. ayette geçmesi ilk bakışta sıradan gibi gelebilir fakat ilk idrak etmemiz gereken Allah’nın hiçbir ayetinin sıradan olmadığıdır.

Sirius yıldızının varlığını Allah 1400 yıl önce Necm yani Yıldız suresinde 49. ayette bildiriyor. Yeniçağ bilimi ise Sirius yıldızını 1676 yılında Edmond Halley isimli astrofizikçi tarafından gözlemlenebilmişti. Bununla birlikte 1844 yılında Alman Astronom Friederich Bessel Sirius yıldızını gözlemlerken ilgniç bir şeyle karşılaştı. Astronom Friedrich yaptığı gözlemde garip bir düzensizlik olduğunu, dolayısı ile Sirius yıldızının görünmeyen bir yoldaşı olabileceği sonucuna vardı.

Bu sonuç Sirius yıldızının yol arkadaşının teleskopla gözlemlenemediği için gözlemlenebilen Sirius yıldızının karakteri matematiksel olarak hesaplanarak ortaya çıkmış bir sonuçtu. 1862 yılında ise Amerikalı Astronom Avlan Graham Clark, 47 cm’lik mercekli teleskopu ile ilk kez Sirius yıldızının yalnız olmadığını ve bir yoldaşı olduğunu gözlemledi ve yeni keşfedilen bu yıldıza Sirius-B ismi verildi. Sirius-B yıldızının keşfinden sonra sıra bu gezegeni incelemeye gelmişti. 2005 yılında Hubble uzay teleskobu sayesinde astronomlar Sirius-B yıldızının hemen hemen dünyamızınkine eş bir çapı olduğu sonucuna vardı. 12,000 km çapı olduğunu saptadıkları Sirius-B yıldızının kütlesi ise %98 güneşinkine benziyordu.

Sirius-B yıldızı, Sirius-A yıldızı ile hareket sağladığı yörüngede tam bir yay şeklini alıyor ve kesişme noktasında ise birbirlerine oldukça yakınlaşıyordu. Sirius-B yıldızı yol arkadaşı Sirius-A yıldızının etrafında sağladığı bu dolanım ise 49,9 yılda bir gerçekleşmekteydi. Buradaki 49 sayısı size bir şeyler hatırlatıyor mu? 1862 yılında keşfedilen ve 49 yılda bir Sirius-A yıldızının etrafındaki dolanımı tamamlayan Sirius-B yıldızını Allah kutsal kitabında 14 asır evvel haber vermişti. Üstelik dolanım güzergâhları bir yay şeklini almaktaydı.

1862 Yılında keşfedilen ve 49 yılda bir Sirius-A yıldızının etrafındaki dolanımı tamamlayan Sirius-B yıldızını Allah kutsal kitabında 14 asır evvel haber vermişti. Allah bu mucizeyi zeki ve Kuran’ı sadece koyunun kaval dinlemesi gibi dinlemeyen insanların keşfi için Necm yani Yıldız suresine 49. ayete koymuş ve bu söz konusu ayette Sirius yani Arapça karşılığı ile Şi’ra isimli yıldızın varlığını haber vermiştir. Bilim diyor ki ; Sirius-B yıldızı, Sirius-A’nın etrafında 49,9 yılda bir dolanmaktadır. Allah’da Sirius yıldızını Necm yani Yıldız suresinde 49 ayette ismini anmaktadır.

Burada bir ayrıntı daha vardır oda 9 rakamıdır. Peki 9 rakamı nedir ve neyi ifade eder? Hemen açıklayalım; Sirius-B’nin dolanım süresi bilimsel olarak 49,9 yıldır işte burada da büyük bir mucize vardır. 49,9 sayısını düşündüğümüzde 49 sayısı Necm suresinde Sirius’un anıldığı ayete tekamul etmektedir. Aynı zamanda da 9 sayısını yine Kuranda Necm suresinde araştırdığımızda karşımıza şok edici bir bilgi çıkmaktadır. 9 sayısını Necm suresinde aratıyoruz ve karşımıza 9 numaralı ayet geliyor. Bakın bu ayette Allah ne diyor;

NECM SURESİ / 9

Fe kane kabe kavseyni ev edna.

Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.

Allah bu 49,9’un 9 rakamlı ayetinde iki yaydan bahsediyor, peki bu terim size neyden bahsediyor biliyormusunuz? Allah bu ayetinde diyor ki;

“Arasındaki mesafe iki yay kadar”

Şimdi yukarıda yazdığımız ve bilimin 1860’lı yıllarda keşfettiği Sirius-B’nin dolanım şeklini hatırlayalım ne diyordu bilim?

“Sirius-B gezegeni, Sirius-A etrafında bir yay şeklinde yörünge izler ve 49,9 yılda bir birbirlerine yakınlaşır.”

Bilim 1860’lı yıllarda keşfediyor ve diyor ki, bu gezegenlerin dolanım süreleri 49,9 yıldır ve yörüngeleri bir yay gibidir. Allah ise bunu tam 1400 yıl önce dile getiriyor ve diyor ki;

49: Sirius yıldızının Rabbi Benim,

9 : İkisi arasındaki mesafe yay gibidir.

Şimdi bırakın bir bilim adamı olmayı sıradan bir insan olarak elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin, bilimsel bunca kanıt varken, bilimin yeni yeni keşfettiği bu gerçekleri Allah 14 asır evvel “Ve ennehu huve rabbuş şi’ra.” Ayetiyle bu mucizeyi bildirmişken, Bu Allah’yı yok saymak mı aklıca, yoksa iman etmek mi? Yoksa birilerinin iddia ettiği gibi Allah’nın yarattığı Sirius yıldızından dünyamıza gelen ziyaretçileri Allah ilan etmek mi?



KURSAD BERKKAN
Bu kullanıcılar mesajınıza teşekkür etti güzin mesajı için (toplam 2):
Akrep (Cum 08 Haz, 03:20) • Reloaded (Sal 12 Haz, 03:41)
Değerlendirme: 33.33%

Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Araştırma Genel Konular” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir