RUHSAL ENERJİ ASTROLOJİSİ

Astroloji ve Burçlarla İlgili Herşey.
Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:01

Resim
Resim


÷EZOTERİK ASTROLOJİ


÷ Ezoterik ve Ruhsal Astroloji Nedir
÷ Ezoterik ve Ruhsal Astroloji Seanslarının Amacı Nedir
÷ İlişki Astrolojisi (Sinastri)


÷ Program Hakkında Yorumlar

Ezoterik ve Ruhsal Astroloji Nedir

Ruhlarımız, doğmak için belirli bir anı seçer, çünkü doğum anındaki gökyüzünün konumu, gelişimsel sürecimizin ihtiyaç duyduğu deneyimlerle uyumludur. Ezoterik ve Ruhsal Astroloji ruhun tüm yaşamlar boyu birikmiş bilgisini, geçirdiği evrimi ve getirdiği karmayı ve bu yaşamda gerçekleştirilmeyi bekleyen misyonunu anlatır. Ezoterik ve Ruhsal Astroloji metafizik ile iç içedir. Yaşam haritamızdaki kadim semboller dilinin açılımıdır. Bir çeşit enerji okumasıdır. Ezoterik ve Ruhsal Astroloji evren (makrozmos) ve insan (mikrokozmos) arasındaki etkileşime rehberlik eder. Ezoterik ve Ruhsal Astrolojide kullanılan unsurlar birçok okült bilimde de mevcuttur ve önemli anahtarlardır. Bu sebeple, tüm farkındalık konularında ve okült öğretilerdeki derin çalışmalarıyla bilincimizi yükseltir.


Ezoterik ve Ruhsal Astroloji Seanslarının Amacı Nedir

Bu seanslarda kişinin genel doğum haritasının, bir başka deyişle yaşam yolunun analizi yapılarak; geçmişine, beraberinde getirdiği karmalarına, bu yaşamdaki misyonuna, şu anda içinde bulunduğu ve gelecekte onu bekleyen enerjilere odaklanılarak, psikolojik ve ruhsal açılımlarına ışık tutulmaktadır. Sadece şu anımızın ya da geleceğimizin değil, geçmişimizin de bize anlatacağı çok şey vardır. Kendimizle, ilişkilerimizle, evliliğimizle, ailemizle, çocuklarımızla, sağlığımızla, alışkanlıklarımız ve bağımlılıklarımızla ilgili yolumuz üzerinde yer almış olan pek çok zor geçidin bilgisini almak ve o dönemdeki enerjilerin etkisiyle yapılan seçimlerin farkına varmak, kişinin geçmişiyle barışmasına ve geçmişi geçmişte bırakmasına yol açmaktadır. Seanslar bir çeşit enerji çalışmasıdır. Kişilerin derinlerinde hissettikleri ancak çoğu kez adlandıramadıkları duygular açığa çıkmaktadır. Aynı şekilde, bağımlılıklar ve çeşitli problemler haritalarda potansiyel olarak gözükmekte olup, tüm bu zorlanmaların sebeplerine yönelik yol gösterilmektedir. Ezoterik ve Ruhsal Astroloji kişilere bu yaşamda seçmiş oldukları misyonlarını hatırlamakta ve onları ruhsal olarak şifalanmaya yönlendirmektedir. Seanstan sonraki günlerde de açılımlar devam etmekte ve kişinin kendi benliğiyle ilgili farkındalığı artmaktadır.


İlişki Astrolojisi (Sinastri)

Ezoterik Astroloji bakış açısıyla kişilerin haritalarının birbirlerine yaptığı etki incelenmektedir. Bir ilişkinin doğası, zorlanmaları, en yüksek ihtiyaçları ve uzlaşma noktaları; kişilerin birbirlerine yansıttıkları enerjiler açıklanmaktadır. Çiftlerin birlikte katıldıkları seanslar ilişkileriyle ilgili önemli noktaları, uyumlu ve uyumlu olmayan yönleri ve bunların sebeplerini fark etmelerine ve düğümlenen enerjilerin serbest kalmasına yol açmaktadır.
İhtiyaç halinde ilişkilerin olası kritik dönemleri öngörülmektedir.
Sinastri çalışması ile pek çok ilişki şifalanmıştır.
Sinastri çalışması çiftler, arkadaşlar, ortaklar ve aile fertleri için yapılmaktadır.
1 Aylık, 3 Aylık, 6 Aylık, 1 Yıllık Analizler: Kişilerin haritalarında seçilen dönemlerdeki önemli tarihler, olası zorlanmalar, kolaylıklar, döngüler, yeni başlangıçları destekleyecek tarih aralıkları verilmektedir. Dönem incelemeleri ilişki (sinastri) haritaları için de uygulanmaktadır.(ALINTI)


"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..


emekli
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen emekli » Prş 22 May, 17:04

lotus allah cezanı vercek:)
hangi kitap bu:)
ergun candan mı?

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:08

Resim
Resim

RUHSAL BAKIŞLA ASTROLOJİ NEDİR?


İnsanların tesadüfen belli zamanda, belli şartlarda ve belli yörelerde doğdugunu kabul edebilir miyiz?
Dünya'ya doğacak bir varlığın, programı gereği doğacağı yöre, doğum günü ve hatta aile fertleri önceden belirlendiğine göre, bu belirlenen tarihin özelliklerini taşıması da gayet dogal olacaktır.
İnsanlar kaderlerini ve geleceklerini çok merak ettikleri için, astroloji her devirde güncelliğini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde de halen astroloji hakkinda yeterli bilgimiz yoktur. Astrolojiyi kişinin kendi geleceğini aydınlatacak bir merak konusu olarak ele almak, bilgi eksikliğinin sonucudur.
Astrolojiyi evrensel yasalar paralelinde incelersek, reenkarnasyonla ne denli ilgili oldugunu görürüz.
Biliyoruz ki yasamda tesadüf yoktur ve hersey bir organizasyon gereği meydana gelir.

BİLİM VE ASTROLOJİ TARİHİ

Bilim, astrolojiye süphe ile bakar ama, gezegenlerin hareketleri, dünyaya etkileri, insanlarin bunlarla olan bağlantıları halen bilinmezliğini korumaktadır .
Astroloji, Asya'da M.Ö. gelişmiş fakat Hun halkının parçalanmasından dolayı tam olarak korunamamıştır. Mısırlılar, "Evrendeki hareketler, insan bedeninde fiziksel değisimlere neden olmaktadır.” savını ortaya sürerek Orta çağ tıbbının temelini atmışlardır.
Asurlular ve Vavilonlu papazlar, Tanrı' nin emirlerini ögenmek amacıyla ellerindeki yetersiz aletleriyle gökyüzünü gözlemişlerdir. Onların bilgileri şimdiki astronomi bilimine temel olmustur.
Eski insanlar dünyadan kolay gözlenebilen yedi gezegene önem vermişlerdir. Bunlar: Güneş, Ay, Merkür, Mars, Jupiter, Satürn, Çoban Yıldızı. Daha sonraları astroloji Batı dünyasına yayılmış ve Neptün, Plüton, Uranüs gibi gezegenler de bu gruba ilave edilmiştir.
Ancak bu konuda ilginç olan sey: Hun' ların, Karaçay’ ların eski astrolojisinde 36 burç, 12 gezegen ve 36 yıldız grubu olduğunun anlasılmasıdır. Bu durumda, M.Ö. Hun' larda bu bilimin gelişmiş olduğu görülmektedir .
Karaçay1ar, kendi astrolojisiyle birlikte Çin takvim sistemini de kullanmışlardır. Olaya bu açıdan baktığımızda eski yıllarda komşu olarak yasamış bu iki yüce halkın kültürünün ortak bir noktaya geldiğini görmekteyiz.
SOFI TRAM' ın "Astroloji-I" kitabindaki açıklamalara göre, 21 Mart'tan itibaren basladığı kabul edilen burçların başı KOÇ, eski Türk'lerin yılbaşı olarak kabul ettiği Nevruz Bayramı' na denk gelmektedir.
Günümüz astrolojisine aslında Türk astrolojisi katılmıştır ama, Batı her nedense Hun halkının kültürü hakkında susmayı tercih etmiş ve bu konu incelemeye alınmamıştır.
Çinliler, Hunlar, Asurlular yedi gezegeni gözleyerek onların hareket ve yönünü insan kaderiyle bağdaştırmaya çalışmışlardır. O günün astrologları güneş yönünü önceden hesaplayarak yakın bir gelecekte dünya halkları için önemli bir tarihi dönüm noktası olacağını açıklamışlardı. Bu olay, Hiristiyan dininin yaratılmasıydı.
Daha sonraki asırlarda, astrolojinin Arap ve Yahudilere yayıldığı gözlenmektedir.
Bazi bilgilere göre Kepler, kendisi bile astronomi çalışmaları sırasında astrolojik tahminlerle de ilgilenmistir.
Kainatla ilgili pek çok soruyu günümüzde bilim de cevaplandırama*maktadır.

Şu nokta çok önemlidir. Günümüz toplumlarında astroloji yanlış şekilde ele alınmıştır. Astrolojiye fala bakar gibi yaklaşmak yanlış bir davranıştır.
Sofi Tram, yapıtında "Astrolojinin temelinde psikoloji, astronomi, tıp, biyoloji ve ruh bilimi yatmaktadır " diyor.
Aynı kitapta Hun'lar ve Karaçaylar'ın astrolojisi de geniş bir şekilde ele alınmaktadır.
Karaçaylar, Hun devletinden büyük göç öncesi 5. ve 6. asırlarda Asya'dan ayrılan Hun boyudur. Hun halkının bir parçası olarak Kafkasya Dağları’ nda yaşamaktadırlar.

SPIRITÜEL GÖZLE ASTROLOJİ NEDİR?

Bu yazımıza sorular sorarak ve cevaplar vererek açıklık getirmeye çalışalım.

Burçlar ve burçlari meydana getiren zaman periyotları neye göre hesaplanır?

Dünyanın hareketine göre.

Dünyanın kaç türlü hareketi var?

a) Kendi etrafında dönüsü. (Saatleri biliyoruz. Geceyi gündüzü idrak ediyoruz.)
b) Günesin etrafında dönüsü.

Dünyanın başka ne tür hareketi var?

Günesle beraber Galaksi içinde hareketi var.

Peki bağlı olduğumuz günesle beraber günesin çevresinde dönerken, bizimle beraber dönen gezegenler var mı?
Bizim bu gezegenlere göre, onlara bağlı hayati bir fonksiyonumuz yok mu? Yani Venüs ya da Merkür, su anda olsun ya da olmasın hayat devam eder mi?

Görünüste bize öyle geliyor.

Güneş sistemi içerisinde ailemizde dokuz adet gezegen dönerken, bize hayati fonksiyonu veren, kendi eksenimiz etrafinda dönüsümüz, bir de günesin etrafında dönüsümüzdür.
Birisi seneyi, mevsimleri meydana getiriyor, diğeri geceyi gündüzü meydana getiriyor gibi düsünsek de, dünya kapalı devre bir sistem değildir. Dünyanin mekanistik, dinamik hareketlerinden elde ettiği enerjilerin. dışında, biyomanyetik gravitasyoner çekim alanindan veya elektrik alanlarından faydalandığı. baska kozmik kütleler de vardır. Bu kozmik kütleler ilk başta en yakın planda olan göksel semavi cisimler, diğer gezegenlerdir.
Bu diger gezegenler, bizi manyetik olarak etkiler, elektrik olarak etkiler, çekim alani olarak etkiler. Bununla beraber bize çok daha uzakta bulunan kozmik cisimler, diğer yıldızlar, Aslan takım burcu, Koç takım burcu, Yengeç takım burcu gibi diğer takım yıldızlar, bize çok çok uzakta bulunan yıldız sistemleri de, bizim günes sistemimizi direk etkisi altında bulundurur. Çünkü, galaksi içerisinde grup olarak aynı eksende dönmekteyiz. Bunların, gezegenimize etkilerini henüz yirminci yüzyilin şu günlerinde oradan gelen, bize yansıyan gaz dalgalarını ancak yeni deşifre edebiliyoruz.
Nasıl genetik şifrenin yeni deşifre edilmeye baslandığı gibi, bu bilgilerde de emekleme çağında olunduğu için, yeni yeni birseyler anlamaya çalışıyoruz. Bize bilmem kaç milyon ışık yılı uzaktaki yıldızdan ne gelecek? Kandilin mumu gibi, ya da uzaktaki köyden gelen lambanın ışığı gibi uzaktaki yıldızdan ne gelebilecek? Biz bu düsünceler içindeyken, görsel olarak o kadar şiddetli . olmayan bir ışık kaynağının dünyamıza oradan akan enformasyonun, tüm dünyadaki TV yayinlarindan, radyo yayinlarindan binlerce defa daha kuvvetli oldugu yeni yeni kesfedilmektedir!.. .
Çok uzakta olan bir yildizdan, yeryüzünde bulunan binlerce TV, radyo ve telsiz kanalindan yüzbinlerce defa daha güçlü bir bilgi akisi dünyamiza gelmektedir ,
Bu bilgi akisi ile, atmosferdeki olaylardan okyanuslardaki canlılara, ormanlardaki ekolojik dengeye kadar her biri üzerinde değisik etki eden bir takim bilgi kodları gelmekte, hatta kanımızdaki alyuvararın ayarlanması dahi kozmik kütleler*den gelen enformasyonlarla olmaktadır.
Daha henüz bunlar bilimsel olarak yeni yeni gündeme gelmekte ve laboratuvarlarda şimdilerde keşfedilmektedir.
Fakat biz değişik bir gözle bakıyor ve diyoruz ki; kozmik okyanusta bulunan her kütle, ruhsal bir
tesirin yayın aracıdır.
Her birinin bir Rabbi, bir sahibi vardır. Rab, ögretmen demektir. Dünyanın da bir Rabbi vardir. Dünyanin kalbindedir, içindedir. Bizzat onu bağrında besler. Gezegen üzerinde bulunan her türlü varlığı da besler. Buradan aldığı tesiri kozmosa yayınlar. Tüm insanlığın ortak mirası olan ruhsal titreşimi uzaya gönderir, artık o ne işe yarayacaksa tabii!...
Ancak Andromeda galaksisinde bizim aramızda olduğu gibi, lahanayi seçmeyi henüz bilemeyen inekler misali yasayan varliklar da vardır. Bizden onlara onlardan da bize bu tesirler gelir ve gider.
Astrologlar, kozmik kütlelerin birbirleriyle kesiştikleri tepe noktasına geldikleri anda, birbirlerine tesir edeceklerine inanmışlar. Bu. her ne kadar mekaniktik bir olay olsa bile bu tesir sadece o ikisinin yükseldiği anda etki etmesinden ziyade, hayat boyu süren bir tesirdir. Ruh varlığı da bu tesirden yararlanmak için o dönemi seçer. O dönemde doğduğu için o tesirde kalmaz.
Örnegin X kisi, 21 Aralik-Ocak arasinda doğmus filanca yıldızın etkisindedir. 21Ocak’ ta baska bir yıldızın etkisi söz konusudur.
Balık burcunu seçer. Çünkü onun yaşamı içerisinde ihtiyaci olacak duygusal vibrasyonlar o dönemde yoğundur. O dönemde doğar, bu onun kapsama alanıdır. O, örneğin (O542}'yi kullanıyorsa Turkcell ise yaramaz. (O532) yi kullanıyorsa da Telsim işe yaramaz. Otuz yıl önce cep telefonundan söz edilseydi, “hadi canım sende mümkün mü ?" denirdi. Otuz yıl sonra kimbilir nelerle nasıl konuşulacak. Demek ki Ruh, Madde ile daha fazla laubali (iç içe) oldukça, madde üzerinden nasıl insan hayaline bile gelmeyecek teknolojiler maddesel aksiyonlar gündeme gelip uyguluyorsa; Ruhsal dünyanın bünyesinde de sonsuz haberlesme çesitleri vardır.

KOZMOSDAKİ SİSTEMLER

Kozmik okyanusta sonsuz işletim sistemleri vardir.

Biz hangi sistemi biliyoruz?

Radyo, TV, Telsiz, Telefon gibi haberleşme sistemlerini biliyoruz. Simdilerde cep telefonu ve internet haberlesme sistemini de ögrendik.
Kozmosda isletim sistemleri sonsuzdur ve bu sistemler zaman ve mekana tabi değildir.
Kozmosda besyüz milyar ışık yılıötedeki herhangi bir varlıkla gezegenimizde bulunan bir varlık aynı anda konuşabilir, imkanlar sınırsızdır. Onun için. burçlar kozmik anlamda, Ruhların bedenli yaşamlarında tabi oldukları işletim sistemini gösterir. Hiçbir burç bir diğerine göre üstün veya aşaği değildir. Kişinin ego bütünlügünün, onun yasam bütünlügünün etkisi, tesiri altında kalacağı bir frekanstır sadece. Fazla abartmamak gerekir.

Yok su burçtandır o iyidir, diğeri söyledir gibi yorumlara gerek yoktur. Fatalistik veya kaderci bir görüse tabi olmadan, sadece insanın boyu, kilosu, kan şekeri gibi, burcu da onun hüviyetindeki bir bilgi olarak yazılacaktır .

YÜKSELEN BURÇ NEDİR?

Eğer kişi yükselen burcunun frekansında dogmussa, o noktada doğmussa, o ömür boyu kendisini etkileyen burç olacaktır. Bu da bir işletim sistemidir. Gezegende yeni işletim sistemleri de çıkacaktır. Her biri kozmik teknolojinin bir parçasıdır. Fakat günümüzde bu iş şarlatanlığa dönüşmüş ve muktedir olmayan insanlarin eline düsmüstür. Abartılmış, maji haline . dönüştürülmüştür.
Nasil ki galaksimizden gelen, güneşimizden gelen radyasyon fırtınaları gibi, o da bedenli varlığın doğduğu anda almış olduğu değişik bir genetik koddur. Bu genler bizim alışkan*lıklarımıza, huylarımıza kadar etki eder. Bunlarm çözülmesini sağlar.
Ruhtaki herhangi bir ihtiyaç bilgisi nerede karşılanacak?
Madde içinde!
Bu çözülmezse, bu gereksinim karşılanabilir mi?

Ruhun ihtiyaci olan bilgi madde içinde nasıl çözülecek?
Onun kullandığı bedende çözülecek. Bedende çözülmesi için bunun genlerinde kayıtlı olması lazım.

Bilgisayarında yazılı değilse nasıl çözülecek?


Onun aileden almış olduğu, çevreden almış olduğu tesirler, beslenmeden almış olduğu tesirler ve onun genetik yapısını kodlayıp yaşam boyu o enerjiyi yakalayabilecek bir takım yardımların bedeninde olması gerekir. Eger o kayıt yoksa alamazsın. Nefreti yaşaması gerekiyorsa, sürekli o burcun etkisi altında kalarak bir çok negatif duygular almazsa, bunlar onun biyokimyasında çözülmezse nasıl olacak?
Adam yeterli kalp titresimine, yeterli endorfin düzeyine sahip değilse, o kişi kin duyamaz !… Aksiyon olarak duyamazsın. Fizik yapıda tezahür etmezse hiçbir sey yapamazsın.

Soru: Yakın bir geçmişte gezegenler bir hizaya geldi acaba bunların burçlara etkisi olmadı mı?


İsletim sistemi bu, her türlü şey olabilir. Özel birsey yok Spritüel realiteye sahip kişiler özel birsey beklememeli. Mevcut bir akış vardır. bir hal yoktur.
En büyük yanılgı buradadır. Bir önceki sebeplerin hazirlamış olduğu sonuçlar meydana gelir.
Gezegenlerin bir araya gelişleri iki milyon yıl önce de belliydi. Burada bu varlıklar var diye olmadı. Varlık o akışa katılmıştır. Akış varlıklara göre olmaz. Varlık bu okula kaydolmuş ve binlerce enkarnasyon yaşamıştır.
Varlık birinci, ikinci dünya harbini de yaşamıştır. Özel bir hal yoktur. Hiçbir sey kozmosta özel degildir. Mevcut bir tedrisat yürümektedir.

Gezegenler bir araya gelmiştir. bunun varlıklara etkisi nedir?
Varlıklara etkisi hangi tip endirekt müdahalelerle meydana gelecektir?
Gezegenlerimizin bir araya gelisinde atmosfer degişiklikleri olacak da acaba biz bu degisiklik*leri mi yaşayacağiz?

Belki sadece bu gezegenlerin biraraya gelişi kıtaların hareketleriyle ilgilidir. Ve bunun sonuçlari 350 bin yıl sonra yaşanacak olabilir. Günümüzle ilgisi olan bir aksiyon olmayabilir. Onu hemen sarlatan astrologlar gibi bir tarafa çekmemeliyiz. Bu sadece bize özel değildir. Tasavvuf ya da değisik bilgileri okuyanlar farklı düsüneceklerdir.

Varlık temasa (bakıp seyretme) alemindedir. Temasa içindedir. Temasa varlığın ilk aksiyonundan biridir.Tekamülde temasadan illiyete (sebep) doğru geçmek vardır.

Acaba o illiyetin, o akar bandin neresine girebilirim?
Neresinde bir çivi çakabilirim? Bir fonksiyon görebilirim?

Pek çok insanin böyle bir derdi yok. Seyrediyor sadece. Neresinde bir tohum ekeceğim diye düsünmüyor. O tür bir derdi yok. Temasa, seyir içinde serbest imajinasyonda bu ne olacak, o ne olacak diyor. Güneste fırtınalar kopuyor, kozmik radyasyon yağıyor.
Tüm gezegenlerin biraraya gelmesi günes üzerinde etkiler yaratti. Fakat varlık o denli bencil ki, kozmik olayları bile yalnız kendisiyle ilintilendiriyor. Olaya dar bakıyor. Bilgisini dahi analiz ederek bütün olarak kainati düsünemiyor. Bu olayin belki de kendisiyle endirekt yansımalar tarzında ilgisi olacak.

KİŞİYE ÖZEL

Bir ışğın sana yansımasını düsünürsen belki 45 ayrı yansımadan sonra sana gelecek. Kişiye özel değildir. “Gelişmişlişin ölçüsü kişiye özel olmaktan çikmaktir” İnsan yönetiminde bile öyle değil mi? Bugün Avrupa'da kişiye özel bir uygulama var mi? Yasa ne ise, o. Herkese aynı. Ama üçüncü dünya ülkelerinde, kişiye özel uygulama hala var.
Büyük patron hastanede kuyruga girmez. Telefon ister, evine aynı gün bağlanır. İlaç ister, hemen bulunur. Ama batıya geldikçe kişiye özel olmak biter.
Kozmik olaylarda gelişmiş varlık, kişiye özel değerlendirmemeli. Bu şuura ulaşmalıyız. Milyonlarca değisik bilginin harmanlanmasını kokteylin dünyada yasama imkanına sahip olduğu için varlik sükretmelidir.
Milyarlarca değisik tohumun semeresi alınıyor, hasatı yapılıyor. Su televizyondaki 40 kanalın izlenmesi bilgisayarla dünyaniın her yerine ulaşabiline imkanı için ne serüvenler yaşanmıştır.
Herşeyin mürsit mührü, kutsal mühürlerle hayatımıza tatbik edebilme olanağı sağlanmığtır. Her insan o burcun özelliğini taşır. Nasıl telsiz frekansları karışıyor mu? Kişi, hangi tip işletim sistemine tabi olacak o önemli.
Deniz telsizi ayrıdır. Trafik polisi baska kanaldan konusur, bu iki kanal karışmaz. Uçakların ayrıdır. Burada frekans olayıönemli. Her varlık kendi frekansında konusuyor. O noktada, o koordinatta dogumu gerçekleştiyse; o tür genelik kodlar aktive olmustur. Kendine özgü farklılığı varsa, bazı kodlar o dönemde, o koordinatta aktif durumdadır. Ancak bunlar çok spesifiktir. Onu bir takım skalalar içerisine sokamazsınız. Adam bu burçtandır su özelliğe sahip diyemezsiniz. Aynı burçtan olan farklı yüzlerce insan var. Kategori çok fazla, kişiye özel formasyonu kafalardan silmeliyiz. Yargıları atmaya çalışmalıyız. İnsanların beklentileri, okşanmalarıdır. Kişiye özel, burçlar hakkında hemen hemen kitaplar aynıdır Yalnız bir kitap (Nart Astrolojisi) orjinaldir.
Sen ihtiyacın olan işletim sistemine tabisin bu, 12 adet burç demektir. Ihtiyacın olan frekansları orada yakalıyorsun.
Astral beden aslında burçlarla igilidir .
Bir örnek verelim. Diyelim ki sen ikizler burcusun ama ona uymayan bir yapın var. Ancak ikizlerin neresini aldın, bilemezsin ki. İkizler yanar dönerdir. Ama seninki balık burcuna benziyor.
Aslında ikizlerin 1000 adet özelligi varsa, 20 tanesi ortaya çıkmıştır. Gerisi bilinmiyor.
Astral bedenin o yıldız sisteminin o tesir yumağından faydalanır. O yıldız sistemi o ilk tesirlere imkan saglayacak frekansları yayıyor, ondan besleniyorsun. Burçlar bu demektir. Her yıldız sisteminin yaymış olduğu bir enerji alanı var. O enerji alanından faydalanırsın. O enerji alanı seni aktivite edebiliyor. Eline malzeme veriyor.

İstedigin kadar nota oku, solfeji ögren, sesin güzel değilse, güzel şarkı okuyabilir misin?
İste burçlar sana bunu sağlar. O sesi kullanma imkanını sağlar. O kaynaktan beslenmiyorsan, ses telleri çalışmaz. O frekansı o ses teli üzerine yükleyemezsin.
Bir Müzeyyen Senar, bir Bülent Ersoy nasıl söylüyor? O genleri çalıştıran o kodları çözen ne?
Perdenin arkasindan baktığın zaman, o bağlı oldugu yıldızdan aldığı enerjidir. O oradan alıyor. Yani dünyaya inerken 20 adet kredi kartı alıyor. Kiminde bir adet var, digerinde elli adet. Bazı kioilerin on parmağında on marifet var.
Birisi 5 lisan öğreniyor, diğeri 5 yıl yurtdışında kalıyor ögrenemiyor Ama onda da baska yetenek var.
Burçlar, bizim ihtiyacımız olan maddesel imkan ortamlarındaki enerji işletim alanlandır. İnsaat malzemeleridir.
Burç, kişinin oynayacaği, rol alacağı tiyatrodaki kostümünü belirliyor. Malzemesini oluşturuyor. Bir bakıyorsun dünya güzeli bir kiz ortaya çıkıyor. Bir diğeri de safinaz gibi oluyor. Varlık doğduğu anda seçmiş, ben bu kanaldan gideceğim, diyor.

Nart Astrolojisi'nden yararlanılmıştır.
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:10

sEVGİLİ EMEKLİ

Yoksa bilmeden bir gaf mı yaptım?..

Bu yazılarda HATALI KISIMLAR mı var yoksa?..

ve o kitabı ben bi okuyumda:)Tabi siparişi alırlarsa..buralarda böyle kitap sparişi sorunları oluyorda..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

emekli
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen emekli » Prş 22 May, 17:17

estagfrullah lotus'cuğum gaf hata mevzubahis olamaz,kimse mükemmel değil elbet,
sadece seni az çok tanıdığım ve maneviyat boyutunu bildiğim için,
ergun candan ise kaynak biraz şüpheli yaklaşmanı öneririm,
zira alt yapısı ergun candan'ın manevi açıdan farklı yani islamiyet dinince
umarım anlatabildim bitanem...

ama oku okumaktan araştırmaktan eğriyi doğruyu ayırt etmekten kimseye zarar gelmez,
hem böylellikle aklımızın süzgecini çalıştırmış oluruz...


Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:23

Ergun Candan ismini TV de duymuştum..

Yani Pek takılma mı demek istiyorsun?..Yani benim DÜNYA GÖRÜŞÜM AÇISINDAN..Yani ben ALLAH'a imanı esas alanları daha güvenilir buluyorum..olaya daha GENİŞ bakıyorlar bence..

VE ben bu konuyu HENÜZ araştırmayabaşladım..Deim ya bu konuda BİRİKİM yok..Ve senin birikimlerin muhakkak vardır..Yardımcı olursun bu konudada..

yani bu konuda özel bir başlık açabileceğin gibi burayadaara sıra da olsa yaz emi?..bilirsin lotus tek başına bazen başaramaz..

VE ŞU GÖRÜŞÜNE DE KATILIYORUM:Evet bize uymasada her kaynağı taramak faydalı olabilir..ama benim çok vaktim yok..yani seçici olmak zorundayım..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:26

ve Emekli

bu konuda çok fazla uzun alıntılar yaptım..sanırım çok uzun olduğundan pek kimse okumaz..ama olsun ben yinede yazayım yine bu konuda ilginç bilgilere rastlarsam..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

emekli
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen emekli » Prş 22 May, 17:39

niçin okumayacaklarmış,okumayan toplum olduğumuz için değil mi zaten
şuanda yaşadığımız sıkıntılar:(
ben okurum,okuyorumda,faydalıyı alıyorum,faydasızı eliyorum,ve tabi alt yapımla beraber faydasız olanlardan etkilenmmeleri için uyarıda bulunuyorum..

sen yazmaya devam et ,elbet her paylaştığımıza inanıcak değiliz
en azından faydalı faydasızı ve görünenin ardında aslında neler olduğunu
insanlarda anlasın görsün,kendine bir çeki düzen versin...

devam et lotus'cuğum,aklıun süzgecinden geçirerek devam et...

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:43

ve burda HATALI KISIMLAR"sen elermisin?..yanişu ana kadar okudupun kısımlardan..faydalı olur bence..şuan vaktim olsaydı ben bunu yapmaya çalışırdım ama hem vaktim yok..hem de YETERLİ BİLGİ BİRİKİMİM..

VE aslında bilgi birikimimyok ama ama alt yapım sağlamdır..bir çırpıda zihnim o hatalı kısımları eleyebilir..bu özelliğime güveniyorum..

zaten bunagüvenmesem bu konuya hiç başlamazdım..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

emekli
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen emekli » Prş 22 May, 17:48

bitanem nasibi olan nasibini alır,düzeltmek haddime değil şuan:)

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Prş 22 May, 17:50

inan samimi söylüyorum..zaten yazılar benim değil..alıntı..

ama tabi alıntılar o alanın uzmanlarından..ama olsun ben sana güveniyorum..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Cum 23 May, 15:45

SUN'S GİRL'ÜN BU KONUDAKİ YORUMU

NOT:Sun ile uzun zamandır görüşmüyordum..Ama son yazışmamızda şu faydalı bilgileri verdi..Yani ben rica ettim bu konuda bilgi vermesi için..

ve başka konularda O'ndan yardım almadım..bunu belirtmek zorundayım..çünkü bu yönde şüpheler olabilir..

Aşağıda Sun's Girl'ün dilinden bu konudaki yorumunu veriyorum..Ama nasıl yetişecek bu uzun yazı tek parmakla..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Cum 23 May, 16:08

İNanmayacaksınız ama tüm yazdıklarım silindi..Hangi tuş ve ne bunu yapıyor..of of..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..

Kullanıcı avatarı
akrep_S_26
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 1468
Yaş: 37
Kayıt: Pzt 28 Nis, 01:39
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen akrep_S_26 » Cum 23 May, 16:28

sıkma canını :P :idea: :opucuk

Kullanıcı avatarı
lotus2
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 2702
Yaş: 48
Kayıt: Pzr 11 Şub, 07:13
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus2 » Cum 23 May, 16:29

Sanırım bahsettiğim yazıyı bugün yazamıyacağım..özür dilerim..çünkü vaktim kalmadı..Kısa ve pratik bir yol bulmalıyım..yada bulamazsam tek parmakla da olsa ,saatlerde sürse yazacağım elbette..
"ALEM HEPİMİZE YETER, BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM: "İLLAKİ İNSAN OLMAK"..


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Astroloji” sayfasına dön