BİLİNCE BAĞLI GEZEGENSEL ETKİLER

Astroloji ve Burçlarla İlgili Herşey.
Sun's GirL
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

BİLİNCE BAĞLI GEZEGENSEL ETKİLER

Okunmamış mesaj gönderen Sun's GirL » Pzr 20 Oca, 18:38

Bilince Bağlı Gezegensel Etkiler

Alan Oken



1994’te Şikago’da ISAR konferansında sunulmuştur.



Astrolojinin esoterik dinamikleriyle, eksoterik olanları arasındaki farkı

paylaşabilmek için, size Yunanistan’a yaptığım bir geziyi örnek vermek

istiyorum. Rodos’tan, Girit’e gidiyorduk. Rodos’ta havaalanına vardım,

üzerinde Yunanca yazılar olan iki kapı vardı. Yunanca bilmememe rağmen,

alfabesine aşinayım. Bir kapıda Esoteriki diğerinde Eksoteriki

yazıyordu. “Hay Allah, doğru yerde olmalıyım, peki hangi kapıyı

seçmeliyim?” dedim. Bunun üzerinde düşündüm ve kendi kendime

Esoteriki içerisi, Eksoteriki de dışardaki demek dedim. Yaşamın esoterik

dinamikleri, enerjinin içsel veya en derin hareketleriyle ilgiliydi. Bu,

mistiğin yaşamı olmalıydı, çünkü ülkenin içerisindeydi. Daha kolay

ayırdedilebilir olan Eksoteriki ise dışarısıydı. Bu durumda Eksoteriki dış

hatlar uçuşu olmalıydı. Yunanistan’da olduğumdan ve ruh durumum daha

çok esoterik eğilimde olduğu için, Esoteriki kapısından geçtim ve Girit’e

gittim.






Esoterik ve Eksoteriği, bir başka yönden uygulamak isterim, çoğumuzun

içinde enerjimizi tüketmeden uygun gerilimi yaratan bir hareket vardır.

Uygun gerilim, enerjiyi tekrar yeniler ve artırır. Alt ve üst benlik arasındaki

uygun gerilimden bahsediyorum. Eğer içsel ve dışsal dünyalarımız

arasında bilinçli bir (esoterik terminolojide, Antakarana veya Gökkuşağı

köprüsü olarak adlandırılan) köprü yaratabilirsek, eğer sübjektif

gerçekliğimize karşı objektif olmaya çalışırsak, o zaman esoterik olarak

çalışıyoruz demektir. Hepimiz birer şifacı olarak çalışıyoruz ve hepimiz şifa

verme konusunda çalışıyoruz.. Şifa (Heal) kelimesi , aslında aynı zamanda

zenginlik (wealth) kelimesiyle de gerçekten ilgili olan bütün (whole)

kelimesiyle ilişkilidir. Kendi bütünlüğümüz içinde şifa vermede ilerledikçe,

kendi zenginliğimize doğru bütün seviyelerde ilerleriz.






Birçoğumuz eksoterik (dış) yaşamın gerilimlerinden bunaldığımız ve

yorularak tükendiğimiz yere gelmişizdir. Kökeni Ay olan ve Ay tarafından

yönetilen bu yaşam bize, “bu annemin veya babamın hatası; bu çevremin

hatası; bu kocamın hatası ve bu benim hatam, bu nedenle kendimi bugün

çok berbat hissediyorum” ‘la ilgilidir. Birçoğumuz, bunu saçma bulur ve bu

durum bizi içine çeker. Fiziksel, duygusal ve zihinsel düzeydeki zorluklarla

ne kadar uğraşırsak, kafamız o kadar karışır. Bir durumu, oluştuğu

düzeyde tam odaklanılmış rafine bir sentez aracılığıyla, çözemezsiniz.

Yaşamımıza temas etmek için başka bir tanım düzeyi bulmalıyız. Kendimizi

tanımladıkça, biz buyuz dedikçe, o oluruz. Eğer Tanrı’nın çocuğuyum

dersem, o zaman Tanrı’nın çocuğuyumdur. Eğer aptal olduğumu

söylersem, o zaman da aptalımdır. Kendimize, kendimizle ilgili ne

diyorsak, bizi tanımlayan ilahi sözcük o’dur.. Sistem böyle çalışır.





Benim için, astroloji, kendi yaratılış amacını gerçekleştirmiştir. Esoterik

anlamda, astroloji, bilincin gelişmini sağlayan araçtır. Ben bilincin

gelişmesi için ve özellikle de sezgisel bedenin gelişmesi için bir araç

olduğuna inanıyorum. Üzerinde uğraştığımız arketipsel ilişkilerdir.

Astrolojinin arketipsel dinamiklerine uyum sağladıkça büyürüz. Kişisel

olmayan bazı dinamikleri, yaşamın etkilerinin kişiliklerarası doğasını

görmeye başlarız ve bunları kişisel olarak idare edebilir ve yaşamımızın

içine uyarlayabiliriz.





Ben 27 yıllık astroloğum. Astroloji bana ruhu olan bir beden değil de

bedeni olan bir ruh olduğumu gösterdi. Kendimi o seviyede tanımladıkça,

daha çok o son derece ruhani beyaz kulede hissetmiyorum, daha büyük

sevginin, gücün olduğu bu gezegende, benim ve diğer insanların

yaşamlarının daha iyileştirilmesi için gerekli olan dönüşümü başarma

yetisiyle dolmuş buluyorum. En azından buna inanmayı tercih ediyorum.

Astroloji kökeninde esoteriktir. Yaşamın doğasını, kendi sembolik diliyle

açıklar. Bu dil önemlidir, fakat belirli bir durumun yapısı içindeki enerjiyi

algılama yeteneği, daha çok Pluto, Neptün ve Uranüs’le ilgilidir.

Kişiliklerarası etkilerle ve kişiliklerarası perspektifle daha çok ilgilidir.





Şimdi, gezegenleri yöneticisi oldukları burçlardan biraz farklı bir perspektifi

sizlerle paylaşmak isterim. Bu, kadim bilgi öğretilerle ilgilidir. Ruh

seviyesinden bakıldığında, başka dinamikler ortaya çıkar. Esoterik olarak

ruhumuzdan hareket ettiğimizde artık merkezimiz kendi göbek deliğimiz

değildir. Dünyadaki trajedinin nedeni adı ‘Ben, benim, benimcilik’ olan

evrensel bir hastalıktır: Kolektif veya kişisel bir “ben, benim, benimcilik ”e

sahipsek, bir hastalığımız var demektir. Kova çağı, bireysel kendini ifadeyi

kaybetmeden, yönelimci kolektiflikte israr eder. Bilinç çözüldükçe, daha

bireyleşiriz , bu da daha evrensel olur. Ne kadar ‘kendim’ olursam , o

kadar ’sen’ olurum. Bireyleşmiş kolektifliğin bu dinamiği, yeni çağın önemli

paradigmasıdır .





Eğer esoterik düzeyde, doğum haritasına göre, astrolojik olarak

çalışıyorsak, kolektif çıkarsamalarla daha fazla içiçeyiz demektir, o zaman

Mars Koç’un yöneticisi olmayı bırakır ve Merkür olur, çünkü ister Yükselen

ister Güneş burcu olsun ben merkezli Koç, evrenin kaynağından, Tanrı’nın

zihninden bir düşünce başlatır. Koç bireyi Merkür’e, yani arketipsel

farkındalıktan kaynaklanarak, kolektife doğru yaratılan fikre nüfuz eder ve

böylece aklın ateşiyle saflaşır.





Boğa, esoterik olarak işlediğinde, yöneticisi Vulkan gezegeni olur.

Vulkan’ın fiziksel veya metafiziksel bir gezegen olması farketmez. O

kolektif bilinçte bir arketiptir. Vulkan Tanrıların demircisiydi. Tanrılar bütün

aletlerini getirirlerdi, çünkü belli düzeyden sonra artık daha fazla mucize

gerçekleştiremiyorlardı. Aletler tekrar güçlendirilmeliydi. Bu yoldaki

Yükselen Boğa ve Güneş burcu Boğa insanı, meseleyi daha fazla olasılıkla

doyurma yeteneğiyle ilgilenir. Bunu yapabilmek için, üçüncü göz olan

Boğanın gözünden bakabilmeniz gerekir. Biçim içindeki doğru değeri

görebilmeli ve bu doğru değeri kendi amacınız için değil, kolektifin iyiliği

için serbest bırakabilmelisiniz.





İkizler’in esoterik olarak süren yaşamına girdiğimizde, Merkür’ün ikiliğine

ve çeşitliliğine artık sahip değiliz. İkizler’in yöneticisi daha büyük uyum

senfonileri yaratmak için karşıtları etkileyen Venüs olur. Venüs, daha

büyük uyum sağlamak için, bu ilişkilerin dinamiğini yaratır, kişiliklerarası

amaçlar için kişileri ve fikirleri biraraya getirir. Venüs fiziksel olarak, bizim

doğru insan ilişkileri kanunu dediğimiz yardımı ortaya çıkarır. Bu kanun,

Kova çağı kanununun temelinde vardır. Bir diğer önemli kanun ise

sirkulasyon kanunudur.





Esoterik olarak incelenen Yengeç enkarnesine geçtiğimizde, artık, ‘benim

annem, benim evim ve benim yiyeceğim’ yoktur. Ay’ın etkisi Neptün’le yer

değiştirmiştir. Neptün, evrensel kaynakların pınarıdır. Okyanusta

altınlarınız, elmaslarınız vardır. Neptünyen Yengeç bireyi, tüm insanlık

ailesi için, kaynak yaratmaya çalışır. Kendisi için, kişisel olmayan bir

düzeyde hareket etmesine izin veren bir hizmet alanı yaratmaya çalışır.

Kendi kişisel hayatına daha kişisellikten uzak yaklaşır ve kişisel olmayan

hayatta da daha kişisel hale gelir.






Aslan’a geldiğimizde, Güneş hala yöneticidir, fakat o Güneş’in aslı değil,

gölge oluşturan bir güneştir, şöyle ki çok güçlü bir Aslan bireyi sizin

enerjinizi çeker, çünkü kişiliği çok parlak şekilde ışıldar. Işığın gölge

oluşturmadığı tek yer güneşin kalbidir. Parlamayan bir ışık sadece yayılan

ışıktır. Bu yayılma damla damla yaşamın içine dolar, onu yaratır ve

destekler.





Başak’a geldiğimizde, “Ah Tanrım, araştırmalarımla ne yapmalıyım? Ne tip

bir işim olmalı?” vs diyen bir Merkür’ümüz yoktur. Şimdi Başak’ı Ay

yönetiyor. Annemiz var. Başak için harika bir çelişki vardır. Başak her

zaman hamiledir ve hiçbir zaman doğurmaz, Başak-Balık (aksı) için, İsa

Bebek için, kaynakları herzaman harekete geçirebilir. Bu Başak, içindeki

İsa’yı besleme dinamiklerinin her zanman farkındadır ve diğer insanların

bu tarz beslenmelerini çok pratik şekilde halledebilir.





Terazi’ye geldiğimizde, artık ‘Burada olanlar için yarışalım... Bir ilişkinin

nasıl olması gerektiğine dair kişisel görüşüme bağlı bir ideal yaratalım...

Sen bana karşı oyunu’ yoktur. Bunun yerine, ilişkilerin kişisel olmayan

dinamiklerine geçeriz ve Uranüs Terazi’nin yöneticisi olur. Venüs yönetici

olarak kişilik düzeyinde çalışır, Uranüs ise ruh düzeyinde çalışır.

Gezegensel enerjilerin, düşük ve yüksek oktavlı başka bir formuna

sahipsiniz. Cazibe gücü ve insanları biraraya getiren manyetik gücüyle

Venüs’ünüz var, ama bunlar grup dinamikleri için, Uranüs’e özgü amaçlar

içindir.





Akrep’e geldiğimizde, Mars Akrep’i ruh düzeyinde de yönetir. Akrep’in

düşük seviyesi “Seni elde edeceğim, çünkü senin enerjine ihtiyacım var”

artık yoktur, ama onun yerine yeniden doğuşa yol açan ölüm, yani Mars

vardır. Fiziksel formu, arzuyu öldürmenin amacı sadece onları yok etmek

değil, fakat yeniden yaşam vermek amacıyla bireyin ve Akrep tipi bireyle

ilişkide bulunanların tümünün içlerindeki ruhu ve gizli güçlüleri serbest

bırakmaktır.





Yay’a geçtiğimizde, esoterik yönetici Dünya olur. "Havaya bir ok attım.

Dünya’ya düştü, nereye düştüğünü bilmiyorum ve gerçekten umurumda

değil, çünkü onun sorumluluğunu almak istemiyorum.” biçimindeki Jüpiter

idealizmi artık yoktur. Dünya Yay’ın yönelimi olur, çünkü Yay enkarnesinin

amacı, Yol’daki tek bir noktaya yönelmiş bir mürit olmak ve okuyla Yol’u

gösterebilmektir. O Yol, dünyevi bir yoldur. Kendimizi dünyaya veririz.

Yay’ın üst doğasının amacı, dünyayı kutsal bir gezegen olabilme fırsatını

verebilecek şekilde doyurmaktır. Güneş sisteminde yedi kutsal

gezegenimiz vardır ve Dünya henüz bunlardan biri değildir. Kolektif Yay

etkisi olarak, görevimiz, üst ve alt benliğimizin ikililiğini kaybedip alt-üst

benlikleri birbirlerine kaynaştırarak bu tek hedef yönünde ilerlemektir.

Sonra, David yıldızı bilinçte şeklini alır. Alt ve üst üçgenler biraraya gelir

ve tek bir noktaya yönelmiş benlik ve tek bir noktaya yönelmiş insanlık

olarak dışa açılırız.





Oğlak’ta, Satürn aynı zamanda çifte yöneticidir. Fakat, “Ah hayatım sınırlı”

veya ‘ihtiyacım olanı alacağıma emin olmak için kontrol ederim’ şeklindeki

Satürn’ün alt doğasına sahip olmak yerine, kaynakların doğru kullanılması

için mevcut imkanları genişletebilen, bilincin sınırlarına varan bir Satürn’e

sahip olmalıyız. Artık sahip olduğumuz psikolojik biyolojik odaklı bir

karmanın aracı olan bir Satürn değil, üretici olmayan, zihinsel ve fiziksel

davranış biçimlerinden yaratılmış doğru ve doğru olmayan sorumlulukları

gerçekten gösteren ve gezegensel karmaya daha çok açılan bir Satürn’dür.





Kova’ya geldiğimizde, harika bir şey ortaya çıkar. Kova enerjisinin

arkasındaki Jüpiter gezegeni durmaktadır. Jüpiter, Uranüs vasıtasıyla Kova

çağının Tanrısıdır. Eksoterik düzeyde, çok Uranüsyen olacağız ve bütün bu

keşifleri göreceğiz vs. Bilim insanlığın kendi ilahi ifadesine ulaşmasına

yarayacak araçtır, fakat 2. Işın Tanrısı dediğimiz Jüpiter, Aşk Tanrısı,

Bereket Tanrısıdır. Esoterik düzeyde, hepimizin “Ah Tanrım, şimdi Ay’dayız

ve görüyorum ki bu bir gezegen” şeklinde bir vizyonu olabilir. Eğer

hepimizin böyle bir perspektifi varsa, o zaman sevgi bolluğu kolektif Kova

çağı perspektifinde hepimizle paylaşmak için orada olacaktır.







Nihayet Balık’a geliyoruz. Kendine zarar vermek, kendini yok etmek

yerine, üst benlik ve onun anlamının yeni vizyonuyla, Pluto Balık’ın

yöneticisi olur, çünkü alt benliğin serbest kalması ve Anka Kuşunun

yeniden doğmasını işaret eder. Fedakarlık (sacrifice) iki Latince

kelimeden; kutsal anlamına gelen sacra ve yapmak anlamına gelen fice

ficare’den gelir. Fedakarlık bir şeyi kutsal yapmaktır. Daha büyük bir

yaşama doğmak için gelişen ölümler dizisi aracılığıyla , Pluto tarafından

bütün hale getiriliriz.



Burçlara ve gezegenlere bu perspektiften baktığımızda, astrolojinin bir

başlangıç bilimi olarak bize verdiği olasılığın ve armağanın farkına varırız.



Çok teşekkür ederim.

Çeviren: Hasan Gedik



not:

Alan Oken The Wisdom School'un kurucu başkanıdır. Alan Oken's Complete Astrology, Soul Centered Astrology. A Key to Your Expanding Self, Houses of the Horoscope, and Rulers of the Horoscope adlı kitaplar da dahil olmak üzere onlarca kitabın ve yüzlerce makalenin yazarıdır. Uluslararası düzeyde tanınmış bir konuşmacıdır. Altı dil bilmekte ve dünyanın hemen her yerinde konuşmalar yapmaktadır.





Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Astroloji” sayfasına dön