Astrolojik Etkiler ve Astrolojinin Tanımı

astrolojik etkiler ve astrolojinin tanımı

Astroloji ve Burçlarla İlgili Herşey.
Misafir_Akrep
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Astrolojik Etkiler ve Astrolojinin Tanımı

Okunmamış mesaj gönderen Misafir_Akrep » Sal 29 May, 15:47

Astrolojik Etkiler ve Astrolojinin Tanımı
Resim

Değerli arkadaşlar astrolojiyle iç içeyiz fakat bir çok yerde portalda dahil tam olarak bu etkilerin ne olduklarından ve nasıl işlediklerinden bahsedilmemiştir. Bu rahatsızlıktan dolayı kavramları açıklama amacıyla bir derleme yaptım. Şöyle ki bu topic altından bu etkilerin neler olabileceği ve nasıl işlediği hakkındaki soru ve fikirlerimizi paylaşalım..

Dünyadaki çeşitli olaylar, varoluşlar, tüm birimler, kısaca yaşadığımız her şey rastgele mi meydana geliyor?... Hayır!.

Yaşadığımız düzen içinde hiç bir şey havadan var olmamaktadır!.

Bu alemde asla tesadüflere ve sihirbazlığa yer yoktur. Bütün oluşlar belli bir sistem içinde bir düzene tabidir!.
Her bir şeyin oluşmasında, diğer bir şey ona vesile olur!. Çeşitli sebepler söz konusudur.

Sebepleri ve bağlantıları göremediğimiz anda ise, o şeyi olağanüstü olarak nitelendiririz.

Evrende her şey birbiri ile iletişim halindedir ve birbirlerini etkilerler!.

Düzensizlik diye gördüğümüz şeyler bile çözemediğimiz bir düzenin, bir sistemin teşkilidir.

Bütün bu sistemi, düzeni meydana getiren asıl kaynak ise, varlığın aslı ve orijini olan, tek bir ilim ve kudrettir; ki, O`na Din dilinde “ALLAH” ismi verilmiştir!. Mantık düzleminde ise bu düzenin kaynağı sebep-sonuç ilişkisi içerisinde “SİSTEM” dir.

Tam olarak ispatlanamayan ama inkar da edilemeyen bu etkileri çözmek için insanlık “astroloji” adını verdiği bilgi birikimi ile evrende var olan olayların etkileşimlerini açıklama yönüne gitmiştir.. Tam olarak astroloji bu bilinmeyen oluşumların ne kadarını açıklar ondan da emin değiliz..Ama şundan eminiz ki “Babillerden bu yana toplana gelen istatistik bilgi birikimi(yaşanan olaylar konusunda) ve insanların mevsimsel etkilerden aldıkları deneyimlerle” bugün astroloji bir çok belirsizliğe açıklık getirmektedir..O yüzden yeni bir açıklama sistemi ortaya çıkana kadar astrolojiye tutunuyoruz..

Astroloji: Burçlar, yıldızlar, bunların sistemdeki yeri ve etkileri, insanın beyin programının oluşumu, aldığı etkiler ve tepkileri; kozmik ışınımların dünya ve insanlar üzerindeki tesirlerinin neler olduğu gibi konuları kapsar.
Bir başka deyişle; içinde yaşadığımız evrensel sistemi kendi dili ile açıklar..

Astrolojinin Doğuşu:

Burçlar ilmi veya günümüz diliyle Astroloji, ilk defa ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır, acaba?

Bildirildiğine göre, İlk Peygamber olan Hz. Adem' den, son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v) efendimize kadar 124.000 peygamber gelmiştir. Allah, insanlara, doğru yolu göstermeleri; onlara, kendi TEK'liğini bildirmeleri için, gönderdiği peygamberlerinin her birine, değişik konularda çeşitli ilim hazineleri vermiştir. Ve böylece her konunun başlangıcına temel teşkil edecek, rehber olacak bilgi kaynakları meydana gelmiştir.

Çok okuyan, kalemi bulan ve kalemle yazı yazabilen ilk peygamber olan İDRiS Aleyhisselam'a BURÇLAR İLMİ verilmiş, kendisi de bunu genişletmiştir.

Yeri, göğü, buradaki sistemi ve bunu yaratan Mutlak Varlığı, yakin üzere bilen İdris Peygamber’in, Allah'ın izni ve kudretiyle göğe çıktığı; 4.cü kat sema boyutunun kendisine mekan olduğu, diğer sema katlarında (boyutlarında) da dolaşabildiği, eski dini kaynaklarda belirtilmektedir.

İdris Peygamber, almış olduğu vahye dayalı bir şekilde Burçlar ve yıldızların, gerek insanlar, gerek yeryüzünde mevcut tüm birimler üzerindeki tesir ve önemini anlatmağa çalışmıştır. Yani, vahye dayalı olarak okuduğu sistemi, o devrin idrak ve anlayışına göre anlatmıştır.

Bir başka anlatımla, İdris Peygamber, Allah`ın yaratmış olduğu sistemdeki düzenleme mekanizması olan burçlar ve yıldızlar sistemini açıklamış; bunların, Allah`ın ilim ve kudretiyle alemde ilahi tasarrufun oluşmasına vesile kılındığı sırrına işaret etmiştir!..

O devirde yaşamış insanlar, İdris Peygamberin ne anlatmak istediğini hakkıyla çözebildiler mi acaba...? Kimbilir..!

Kısaca, Yıldız ilmi veya Burçlar ilmi, İdris Peygamber'in mucizesi olup; daha sonra aynı çağda ilk defa Babiller tarafından, mevcut veriler ışığında düzenlenmiş ve genişletilmiştir. Bundan sonra da tüm insanlığa yayılarak, her devirde, bir şekilde insanların ilgisini çeken bir konu olmuştur.

Bu arada zaman içinde edinilen tecrübeler ve yaşanılan olaylar neticesinde, insanlar, burçlardan gelen ışınların etkilerinin, insan kaderi üzerindeki rolünü çok rahat ve açık bir şekilde tespit etmişlerdir.

Pek çok İslâm düşünürü de, yıldızlar konusunu inceleyerek, varlığın var oluşunda burçların ve yıldızların rolünü, çeşitli kitaplarında anlatmışlardır.

Ayrıca, bir ilim deryası olan, Kutsal Kitabımız Kur'ân-ı Kerîm’de, yıldızlarla ilgili 60 küsur Âyet ve "El- BURÛÇ" sûresinde anlatılanları bir düşünmek gerekir...

Kuşkusuz yukarıdaki deyimler dogma içerdiği için astroloji tanımını irdelerken bazı noktaları açık bırakacaktır..

Evrende yaşanan olayların bir etkiye tabi olduğunu kimse inkar etmez..Ama bu etkileri açıklama yolunda insanlık BURÇ adını verdiğimiz etkilerden bahsetmiştir..Dini açıdan bunun adı göğe yerleştirilen burçlar olmuştur.. “Siz doğduğunuzda Güneş hangi burçtaysa sizin Güneşiniz odur” derken Güneşin kendisini en aktif gösterdiği burç etkisinden bahsedilir. Dolayısıyla ay da o gün hangi burçtaysa sizin de duyguların bu etkiler doğrultusunda işler ama bu etkilerin dışında kalmak sizin hayatı yaşama şeklinize göre değişecektir.
Dediğim gibi bu etkileri kimse inkar etmez ama bu etkilerin gezegenler ve yıldızlar olmayacağını iddia edenler çıkacaktır.. Elbetteki yaşamımızı kesin olarak neyin etkilediğini bilmiyoruz ama şundan eminiz ki bu etkiler insanlık tarafından gezegenlere ve yıldızlara atfedilmiştir. Dolayısıyla astroloji de bu yüzden gezegenlerden bahsedilir.

Buraya kadar, insanın oluşumunda çok önemli yeri olan Astrolojik etkilerden bahsettik. Ancak olay sadece bu kadar değil tabii ki!...

İnsanın yapısı, Astrolojik etkiler + genetik özellikler + çevreden gelen etkilerin toplamıdır.

İnsan bu üç etkinin hamuru ile oluşur ve yaşar.

1 - Genetik Etkiler:

Genler kanalı ile anne, baba ve kuşaklarca ön ceninden gelen tüm bilgiler beynimizde mevcuttur.

Ancak, genetik yolu ile gelen bu bilgiler, kişinin beyninde, kendilerini gösterebilecek uygun bir açılım bulabilirlerse ortaya çıkarlar. Yani o özelliği ortaya çıkarabilecek yıldız etkisinin, beyinde o genetik bilgilerin açığa çıkmasına uygun kapasite meydana getirmiş olması gerekir.

Aksi halde, beyin, burçlardan uygun açılımı almamışsa, kapalı genetik bilgi olarak kalır ve daha sonraki bir kuşağa aktarılır. Ta ki, uygun açılımlı bir beyin bulana kadar.

Bir başka yönden ele alırsak; burçlardan gelen tesirlerle, beyinde çeşitli konularda istidat ve kabiliyet meydana geliyor; ancak bunların hangi yönlerde kullanılacağını genetik veriler sağlıyor...

Örneğin genetik bilgilerimizde müzik yeteneği olsun... Fakat Terazi, Boğa gibi bir burcun güçlü etkisi yoksa veya Venüs’ten, Ay’dan gelen bir etki ile beynimizde bu özelliği açığa çıkaracak bir açılım olmamışsa, bizde müzik yetenek olarak görülmeyecektir. Ama daha sonra çocuklarımızda veya torunlarımızda ortaya çıkması mümkün olabilecektir...

Bu arada şunu belirtelim ki Venüs ve Ay’ın etkilerinden bahsederken bu gelen etkilerin gerçekten o gök cisimlerinden geldiği ispatlanmış değildir..Bu etkiler sadece o gezegen ve gök cisimlerine atfedilmiştir..Yani buradan da anlaşılacağı üzere seni Venüs etkiliyor dediğimizde Venüs’ten gelen ışınımların değil söz konusu etkilerin Venüs’ten geldiğini varsayarak kavramları anlamaya çalışmalıyız..Kim bilir belki de gerçekten Venüs etkileri o gezegenden geliyordur..

2 - Astrolojik etkiler diye tabir edebildiğimiz ispatlanamayan etkiler:

Çeşitli plânetlerin yansıtıcılığı ile burçlardan gelen kozmik ışınımların beyinde yaptığı açılımların ortaya çıkmasıdır.(Bu arada bu burçlar nerdedir nerden gelirler emin değiliz. Tekrar ediyorum tanımlanamayan bu etkiler dolayısıyla burçlar diye bir kavram ortaya çıkmıştır.) Anne karnında 120.ci günden itibaren, doğum anı dahil alınan ışınların manaları ile beyin programlanır.

Bu süre içinde her burçtan gelen değişik güçlerdeki esmalar, dünya üzerinde bulunduğumuz yer ve zaman itibariyle, beyinde belli hücre gruplarını faaliyete geçirir. İşte bu çalışma bizim kişilik, huy, davranış, mizaç ve düşünsel özelliklerimizi meydana getirir.

İnsan, burçları oluşturan esmaların, farklı formüllerle oluşmuş terkibidir.

Esmâ terkipleri -formülleri- sayısızdır. Asla sonu yoktur!. Dünya üzerinde iki kişinin tıpatıp aynı etkileri alması ve aynı genetik özelliklere sahip olması mümkün değildir.

Devamlı hareket halinde bulunan gezegenler, dakika farkı ile bile olsa ayrı konumlarda bulunacaklarından etkileri de farklı olacaktır. Ayrıca genetik farklar da unutulmamalıdır. Dolayısı ile iki insanın aynı olamayacağı gibi, bir insanın başına da, aynı tecelli iki kere gelmez...

Doğum anında bu burç etkisi tamamlanır ve biter (zaten bildiğiniz üzere burç karakterleri sabittir) artık devreye gezegenlerin konumu girer ve dolayısıyla kişinin bu saatinden sonra ileriki zamanlarda gezegensel ve gök cisimsel etki diye tabir ettiğimiz göksel etkiler kişinin doğum haritasındaki bahsi geçen burçlarla etki-tepki aşamasında devreye girer. Bu sayede kişinin 30 yaşında nasıl bir duygu yapısında olabileceğini de önceden tahmin etme şansımız doğmaktadır ama buna ne kadar güvenebiliriz? Bugüne kadar toplanmış astrolojik bilgi birikimimiz kadar..
Ayrıca portalda gece_akrebi’nin açmış olduğu bir konuda “Cottarell bu verilerden yola çıkarak 12 ayrı güneş ışınımının cenin kromozonlarında 12 ayrı çeşit mutasyona yol açtığını (ister tüpte, ister ana rahminde olsun) bunun sonucu olarak ortaya 12 insan tipi çıktığını belirtiyor.” bahsediliyor.


3 – Çevre etkileri:

Doğduğumuz, büyüdüğümüz veya içinde yaşadığımız çevrenin inançları, şartlanmaları, değer yargıları, anane ve gelenekleri ilk andan itibaren etkilidir. Ancak bunlar dahi gene beynimizdeki açılımlarla alakalıdır.

Örneğin; din yönümüz kuvvetli ise, bunu uygulama tarzımız yetiştiğimiz ortama bağlı olacaktır. Müslüman bir çevrede isek müslüman gibi yaşamaya çalışırız. Hristiyan bir çevrede isek kiliseye bağlı olurken; yerli bir kabilede doğmuşsak oradaki törelere uyma şeklinde dine bir bağlılık söz konusu olur.

Veya bir kişinin beyninde oyun kanalları açılmışsa ona oynamak kolay gelir. Ama bu oyunların neler olacağı, çevrede bilinen oyunlar istikametinde olacaktır.

-----

O halde bu sistem nasıl çalışmaktadır...?

Biz bu sistemi öğrenmekle kendimize yeni ufuklar açabiliriz. Çünkü yaşam düzeni sonsuza dek Burçlar sistemi içinde devam etmektedir.

Eğer, kainatı bir kozmik fabrika olarak kabul edersek, bu kozmik etkilerle meydana gelen insanın, o fabrikada amaçlanan özellikleri yansıtması çok normaldir.

"İnsan"dan esas gaye, insan "beyni"dir. Evet insan beyni, burçlar tarafından programlanan bir tür bilgisayardır... Bu nasıl olmaktadır?

Bu da ancak, sistemi bilmekle mümkün olur....
Kişinin, doğum tarihi ve saatine göre hazırlanmış yıldız haritası, o kişinin yaşamındaki olayları bir ölçüde anlamamıza vesile olur.

Burada, genetiğimizde mevcut bilgiler eşliğinde kişilik özelliklerimiz, nasıl bir hayat süreceğimiz, yakın uzak ilişkilerimiz, yaşam boyu nelerle karşılaşacağımız; huyumuz, mizacımız, hastalıklarımız, kazalar, kısaca doğumdan ölüme tüm yaşantımız, alnımızın arkasındaki beynimize, kozmik kalemle işlenmiştir, diyebiliriz..

Bu arada kader kavramın da şuna açıklık getirelim: Kader “Allah”ın bizim irademizle gerçekleşen olayları önceden bilmesidir.”

Kişinin özel yıldız haritasında, her gezegen belli bir burcun, belli bir derecesine düşer. Aynı zamanda da 12 evden birine isabet edecektir. Bu şekilde sabitleşir ve artık değişmez. Böylece, buna dayalı olarak beyinde belli noktalar açılır ve faaliyete başlar....

Şimdi güneş sisteminin hareketini düşünün. Tüm planetler sürekli bir dönüş ve hareket içindeler. Bunun sonucu, her an, değişik mana yüklü dalgalar uzaya yayılmaktadır.

İşte, bir planet, kendi haritamızda belli bir burçta bulunan ve artık bizim için sabitleşmiş olan bir planetimizin, yani beynimizde açılmış olan sabit bölümlerin üstünden geçerken; veya o nokta ile çeşitli açılar oluşturduğu zaman, biz belli durumlarla, duygularla veya olaylarla karşılaşırız... Daha önce, beyinde o devre açıldığı için, daha sonra, o noktaya denk gelen etkiyi, beynin değerlendirmesi mümkün olur. Sistemin işleyişi bu şekildedir
O halde hedef; kendini tanıyıp, mevcut ve gizli özelliklerimizi en iyi şekilde kullanarak, var oluşun hakkını verebilmektir




Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Astroloji” sayfasına dön