Astroloji Hakkında Genel Bilgi

Astroloji ve Burçlarla İlgili Herşey.

Moderatör: Astroloji

Kullanıcı avatarı
Yönetici
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Mesajlar: 4675
Yaş: 42
Kayıt: Sal 22 Şub, 11:33
Cinsiyetiniz: Erkek
Teşekkür etti: 42 kez
Teşekkür edildi: 50 kez

Astroloji Hakkında Genel Bilgi

Okunmamış mesaj gönderen Yönetici » Pzt 18 Tem, 22:08

[align=center]Amaç, kişinin doğasına en uygun zamanı bulabilmek ve ilahi iradeden haberdar olabilmektir[/align]

Gök cisimlerinin insan üzerindeki etkilerini incelemeye yönelik çalışmaların toplamına verilen astroloji adı altında ele alınanlar bir bakıma alşeminin tersi ve bir bakıma devamıdır. Büyülerde olduğu gibi "kara" türden bir yaklaşım ne simyada, ne de astrolojide mümkündür.

Astroloji bir "bilim" olarak bireylerin ve toplumların amaçlarını gerçekleştirmek ya da etkilemek üzere gök cisimlerinin yerdeki olgular üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi olarak anlaşılmaktadır. Tamıtamına "determinist" (mutlakçı) oluşu nedeniyle "bilim" dediğimiz disiplinlerin tersini oluşturmaktadır. Bilimde istisnalar vardır, oysa inançlarda, din ve halk inançlarında hiçbir istisna gözönüne alınmaksızın mutlak bir kesinlik ileri sürülür.

Başlangıçta yıldızlara bakarak kehanette bulunmak şeklinde olan ve Sümer-Elam uygarlık çizgisinde olan astroloji, sonunda Yunan uygarlığında aldığı biçimiyle bir kehanet becerisi olmaktan çıkmış,genel kurallar oluşmuştur. Astrolojinin düşünce dizgesinde yer merkezli bir evren varsayımı bulunur. Aristo'nun ilkeleri alınmış ve gök elementlerinin sonsuz dairesel hareketleriyle yerin dört elementi olan ateş,hava,su ve toprağın sınırlı linear kesin bir sınır çekilmiştir.Dört yersel elementin oluşum ve sonlanışları arasında özgün birtakım ilişkiler varsayılmıştır. Tam anlamıyla astroloji evreni tam olarak mekanistik bir görüşle ele alır ve tanrısal istencin etkinliğini reddeder. Bu özelliğiyle Ortodoks Hristiyanlık ve İslam tarafından reddedilmiştir. Dördüncü yüzyılda yaşamış bir Hristiyan olan Priscillianı izleyen Priscillanistlere göre ise yıldızlar anlayanlara astrolojik simgelerle tanrının buyruk ve istencini açıklamaktadır. Aslında bunun kökeninde antik Mezopotamya inancı vardır.

Astrolojinin temel amacı doğduğu andaki yıldızların pozisyonuna bakarak iyi, kötü olaylardan haberdar etmek, yaşamlarının genel gidiş yolunu ve yönünü bildirebilmektir.

Genethlialoji de denilen bu bilimden astrolojinin ana teknikleri doğmuştur. Bu teknikler; Genel, Katartik ve Sorgulayıcı astrolojidir.

Asur kralı Asurbanipal'in kütüphanesinden elde tabletler Çin ve Hindistan'daki astrolji görüşünü dört katogoriye ayırabilmektir. Bunlar; Sin (Ay), Şamaş (Güneş), Adad (Hava), İştar (Yıldız). Bu katagorilerin hepsi birer kehanet katalogu oluşturmaktadır ve yüzyıllar boyunca astral fenomenlerin oluş gözlemlerinin tarihsel olaylarla koşutluğunun gözlem raporlalarından oluşur. Hint astrolojisinin ilk önemli kaynak eseri İS I. yüzyılda yazılmış olan ama bugüne kadar basılmamış olan Gargasamhita (Garga Kompozisyonları) adlı eserdir. Bunda Mezopotamya'dan gelen Materyal dört kastlı Hint sistemine uyarlanmış olarak ve en üst kastın Samskara'yı (kutsal törenleri) yerine getirebilmesi için yazılmıştır.

HELENİZM DÖNEMİ ASTROLOJİSİ

Doğum anındaki gök cisimlerinin konstellasyonunun bütün yazgıyı saptayacağı inanışı önem taşır. Matematizasyonunda astrolojiye genel yöntemlerle katkıda bulunduğu bir dönemdir. Herşeyden önce güneşin yörüngesinin 12 dilime bölünmesi buradan kaynaklanmıştır.
Bu 12'ye bölünmüşlük aslında Babil kökenli bir anlayışa bağlıdır. Ptoleme döneminde bu 12 dilimin bir gezegenin evi sayılmıştır. Bu dilimlerin herbiri 10'lik üçer alt dilime ve ayrıca herbiri 2'30' olan 12'şer dodecatomoria'ya bölünür. Bu bölümlerin herbiri de ayrı bir gezegenin egemenliği altındadır. Ayrıca 12 dilim üçer üçer olmak üzere 4 triplicitte toplanır. Bunlardan herbiri dört elementten birini yönetmektedir. Pitagoryen düşüncede önemli yer tutan zıtlıklar ilkesi burada da kendini gösterir ve zıt sayılan gezegen ve evler söz konusu olur. Genel olarak 7. evin karşısında olmak ve 4. ile 10. evde yani (quertile) pozisyonunda olmak kötü, 5. ve 9. evde yani (trin) ve 3. ve 11. evde yani sextil durmak iyi sayılır.

Bu arada gezegenler normal olarak batıdan doğuya doğru hareket ederken zodiak çemberinin kendiside doğudan batıya doğru dönmektedir.Bunlar da bugünkü terminolojide yükselen burç adını alan etki başlaması durumunu yaratır.
İS I. yüzyılın sonlarında yaşamış bir astrolojist şair olan Sidonlu Dorotheus da önemli çalışmalar yapmıştır.Horoskoptaki belirli noktaların birbirinden uzaklığına bağlı olan şans noktaları sistemi.Zodiak çemberine eğik olarak dolaşan ve yükseliş ya da alçalış durumunda oluşana göre kişinin yaşam uzunluğunun saptayan feshedici noktadır. Bir başka katkı, temel horoskopa ek olarak sürdürülen sürekli horoskoptur. Bununla yıllık tahminler yapılır.Bir de yaşamın dönemlerinin horoskopta belli noktaları bulunmaktadır ve bunların yükseliş ve alçalışlarına göre dönem tahminleri yapılır.

HELENİZM SONRASI ASTROLOJİ

Yunan astrolojisi Hindistan'a İS II.-III. yüzyıllarda geçmiştir. Sanskritçe'ye yapılan çevirilerden en iyi bilinen biri İS 149 yılında Yavanesvara tarafından yapılan ve İS 269 yılında da Sfujihvaja tarafından "Yavanajataka" adıyla şiirleştirilmiş olandır. Yunalılar da bu yöntemler felsefi bir öge taşırken, Hintliler de dinsel ve tanrısal yorumlar taşır.

Copernicus'un, Gallilei'nin, Kepler'in buluşlarıyla yeryüzünü evrenin merkezi olmaktan çıkarışıyla ve Descarte'in, Newton'un mekanistik fizik bilimini kuruşlarıyla astroloji bütün akılcı temelini, onunla da aydınların yeniden yitirmiştir. Newton'cu bir evrende artık astral etkiler sözkonusu olamazdı.

BUGÜNKÜ ASTROLOJİ

Newton'un genel gravitasyonun yani çekim etkisinin iki cisim arasındaki çekimin kitlelerin çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu bulması ve basitçe açıklayıvermesiyle eğitim görmüşlerin gökyüzündeki cisimlerle insanın biyolojik yapısı arasındaki ilintiye inanabilmeleri olanaksızlaşmıştır. Artık tümüyle yalancı bilim kimliğinde olan bu alanda entellektüel hiçbir etkinlik görülmemektedir. Yine de medyanın negatif etkisiyle aydınlarla yarı aydınlar arasında ortak ve irrasyonel bir dil oluşmuş gibidir.

BURÇLARIN ZAMANLARI

Bugün burçların zamanlarının yanlış olduğu söylenmektedir. Güneş sisteminin bir bütün olarak hareketinden ötürü zodiak kuşağının batıya doğru hareket ettiği ve işaretlerin tanımıdan bu yana 30'den fazla sapmış olduğudur. Zodiak'ın gerçek yerine dönmesi için 25.000 yıldan fazla bir süreye ihtiyaç olduğudur. Yani 27.000 yılında Oğlak'ta doğanlar gerçek oğlak olacaklardır. Amaçlanan, kişinin doğasına en uygun zamanı bilebilmek ve gene tanrısal iradeden haberdar olabilmektir.


"Sükunetin vereceği huzuru hiçbir maddi imkan sunamaz"


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Astroloji” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Google [Bot] ve 7 misafir