Acı Çekme Tutkusu

Yalnızız, Az Konuşuruz, Kalabalığı Sevmeyiz, Bireyselciyiz, Normali Sevmeyiz, Kendimizi Farklı Görürüz. Neden? Gerçekten de Anormal miyiz?
Kullanıcı avatarı
EffEndY
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 947
Yaş: 36
Kayıt: Pzr 07 May, 21:44
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Acı Çekme Tutkusu

Okunmamış mesaj gönderen EffEndY » Cum 02 Şub, 03:15

Bugün bir kez daha anladım ki acı çekmek beni mutluluktan gebertiyor. Acı çekmek bir bağımlılık halini almış bende ve bu hiç de teslimiyetçi bir bağımlılığa benzemiyor, oldukça bilinçli... Ve bir kez daha anladım ki ne ben onu ne de o beni terketmek isteyecek. Acı benim biricik vefalı sevgilim. Gerçi bütün Akrepler böyle mi bilmiyorum, ama bunun nedeninin akrepsi etkiler olduğuna adım gibi eminim.

Bir türlü vazgeçemiyorum acı çekmekten. İçimdeki karanlık duygular ve düşünceler artık dayanılamayacak boyuta ulaştığında da kederimi unutmak için kendimi ya şişelerin dibine vuruyorum ya da esrarın Dünya'da olan biten herşeyi komik gösterip gülmekten midemde kramplar meydana getiren yalancı yüzüne sarılıyorum. Aslında çok iyi biliyorum kalıcı ve gerçekçi bir şekilde acının üstesinden gelmeyi, ama dedim ya çok seviyorum kendisini. Onu bu şekilde yenersem bana küsüp bir daha kapımı çalmamasından korkuyorum fena halde. Onun için sahte tedavilerle iyileştiriyorum kendimi.

Bu belli bir zaman sonra artık öyle bir hal alıyor ki, gözlerinizi artık gün içinde acıyla ve yaşanmışlıkla sürekli ufka bakar vaziyette buluyorsunuz, sanki yanıbaşınızda olup bitenlere "Ben sizi ezbere biliyorum len!" diye haykırırcasına... Evet, yaranız gözlerinizde artık! Hiçbir gün yok ki, 55 yaşındaki bir ihtiyarın gözleri, bu yaralı ve yaşanmışlık duygusuyla bezeli gözlerime takılıp kendini benden daha genç hissetmesin. Hiçbir gün yok ki bu 23 yaşındaki taptaze bedenin taşıdığı gözlere hayretle ama biraz da korkuyla bakmasın. Evet, korkuyor ihtiyar benden ama gözlerini bir türlü de alamıyor. Bu acıyla ama bilgelikle bakan gözlerin yaşanmışlığından ürküp kendini kaptırıyor melankoliye. Halbuki cesaretini toplasa gelip sorası var "Evladım, sen ne gördün geçirdin de gözlerin böyle acıyla ama bir o kadar da bilmiş bakıyor?" diye. Ama ne cüret! Şunu çok iyi biliyor ki ihtiyar, bu gözler bu yaralı haliyle bile acizlik değil, bilakis elimden gelse dünyaları yakarım edalarıyla haykırıyor. Ama şurada yanılıyor ihtiyar işte. Sanıyor ki bu gözler çekip çekilecek ne kadar acı varsa çekmiş hepsini, kaybedecek bir şeyi kalmamış, çekilecek bir acı kalmamış artık... Halbuki çekilecek nice acılar var daha... Yani diyorum ki biz Akrepler olgunlaştığımızı en açık haliyle acı çekerken hissettiğimiz için adeta taparız acıya.


BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!


Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cum 02 Şub, 08:52

Halbuki çekilecek nice acılar var daha... Yani diyorum ki biz Akrepler olgunlaştığımızı en açık haliyle acı çekerken hissettiğimiz için adeta taparız acıya.
Bu Forum Edebiyat ayküsü yüksek insanlarla dolup taşmış..VE BEN YAZILARINI ÇOK BEĞENDİĞİM İKİ İNSANDAN SÖZ ETMEDEN GEÇEMİYECEĞİM:EffendY VE Poison:EffEndY bence en iyilerindensin.hayır torpil yapmıyorum.bilirsin bir başak asla torpil yapmaz:)Poisonunda üslübu harika ve diğerlerinden çok ayrı.ben burdayım diyor sanki.poisonun uslübunu tek kelimeyle anlatacaktım.bir şeyi diğerlerinden ayıran en önemli farkı anlatan kelime neydi?Neyse Poisonda süper.Ama farklı kulvarlardasınız.EffEndy duygusal ve gerçekçi,Poison esprütüel ama yine gerçekçi yazıyor.Bak ortak noktanızda var:Gerçekçilik.Yani tespitleriniz neredeyse yüzdeyüz doğru diyebilirim.çok mu abarttım..Abartmadım..Bende diyorum:acılarım iyiki varsınız..Siz olmasaydınız ne yapardım?!!..Acıların büyük şairi Fuzuliyi bilirmisin.O acıyı ne kadar ilahlaştırmıştır.Oda acilarla çok mutlu olan bir insanmış.Acıyla yoğrulan,acı için dua eden..Şuan Fuzuliden acıyla ilgili bir beyit yazmak isterdim.bir tane biliyordum sanki.Ama aklıma gelmedi.Edebiyatta acı denince sanırım ilk akla gelen Fuzulidir.Fuzuliden bilen varsa yazsında bu bölüm iyice anlam kazansın.son söz O'nun olsun..
En son lotus1 tarafından Sal 06 Şub, 21:14 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cum 02 Şub, 08:56

Birşey daha eklemek istiyorum:Ruhu olgunlaştıran yegane duygu ACIDIR.Ben derdimi seviyorum.ya siz?NE SORU AMA!!:)AKREPLERE sorulmayacak YEGANE SORU!!...

Kullanıcı avatarı
gnc_scrp
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 894
Yaş: 41
Kayıt: Sal 05 Ara, 17:30
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen gnc_scrp » Cum 02 Şub, 09:39

dert bende derman yine bende. çoğunlukla melankolik bir ruh halinin beni sarıp sarmalası kendi seçimim elbette yeri geldi mi çıkmasını bilmek önemli olan. bizleri güçlü insanlar yapan acıya dayanma katsayımızın çok yüksek hatta sınırsız olması.

KEDİ
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen KEDİ » Cum 02 Şub, 11:08

Gerçek acıyı yaşayan bilir acı çekmekten zevkmi alınıyormuş yoksa insanı içten içe yiyipbitiriyormuymuş birdaha sorun kendinize arkadaşlar acı nedirdiye


Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cum 02 Şub, 14:37

Sevgili Kedi.HAKLISIN Allahtan bela ister gibi acı istenmez.Ama ne yazıkkı insanı olgunlaştıran tek şey "ACI"dır..Yinede tamam acı istemeyelim.Senin gibi cici bir insanımı kıracağız..Aslında doğru olan acı istemek yerine,Allaha sığınıp,ALLAHIM BENİ DERTTEN,TASADAN KORU,TAŞIMAYACAĞIM YÜKÜ BU ZAYIF VÜCUDUMA YÜKLEME DİYE DUA ETMEK.Hazır mübarek cuma günü,el açıp hep birlikte dua edebiliriz,kendimize ve birbirimize..

Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cum 02 Şub, 14:45

Ayrıca Sevgili Kedi,bizim gerçek bir acı yaşamadığımızı kimse bilemezki..Küçük bir örnek vereyim:KÜÇÜK ŞİRİN KUŞU ÖLDÜĞÜ İÇİN YEMEKTEN İÇMEKTEN KESİLEN BİR AKREP DOSTUM VAR.Allah inandırsın annesi ölmüş gibi üzülmüştü..Acının şekli herkes için değişir.kimi kuşuna annesi kadar üzülecek incelikte olabilir..vE enaz büyük acılar kadar kadar küçük acılarda insanı altüst edebilr.dediğim gibi bu insandan insana değişir.bazılarımız daha hasas olabiliriz yani..

Kullanıcı avatarı
EffEndY
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 947
Yaş: 36
Kayıt: Pzr 07 May, 21:44
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen EffEndY » Cum 02 Şub, 19:54

Lotuscum, iltifatların için teşekkürler, ama evet biraz abartı olmuş. Sadece hissettiklerimi iyi anlatabiliyorum. Bu arada senden ufak bir isteğim olacak. Ama elinden gelmiyorsa da sorun değil. Bütün yazdıklarını okumak istiyorum. Her ne kadar uslubun dondurmanın dildeki kayışı gibi akıcı ve berrak olsa da, paragrafa hiç başvurmaman ilk bakışta insanın gözünü korkutuyor. Zihnim çok müsait değilse okumayabiliyorum. Dolayısıyla bu yanıltıcı görüntüyü bertaraf etmek için paragraf çok iyi bir çözüm olacaktır. Bunu söylemeye çekiniyorum, ama belki bilmiyorsundur, "ENTER" tuşuyla bir alt satıra geçebilirsin. Bu tuşa ikinci basışında da arada bir satır boşluk olmuş olur ki, yeni bir paragraf açabilirsin. Sevgilerimle...
BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!

Kullanıcı avatarı
serqet
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Mesajlar: 638
Yaş: 30
Kayıt: Sal 15 Ağu, 01:33
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen serqet » Cum 02 Şub, 21:08

akreplerin mazoşizme dayanan bir acı-sevdaları olduğunu zannetmiyorum.bu, yaşayacakları her şeyin en yoğununu yaşamak istediklerinden doğan bir yanlış anlaşılma bence.

ve ayrıca yoğunluğu olan duygular bakışlara gerçekten derinlik verir.zira burada tanımlanan baskın bir acının izleri.
avuçlarımda aynalar...

Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cum 02 Şub, 23:51

Teşekkür ederim sevgili EffEndY.Sahiden bilmiyordum satır başı yapmayı.Tamda Akrep Krala yazacaktım hernekadar basit bir soru olsada :)

.Bu sitede yazdıklarımla geçekten ilgilenen biki üç kişiden birisin.Sen olmasaydın kendi kendime konuşup duracaktım..ne korkunç değilmi?..
En son lotus1 tarafından Sal 06 Şub, 21:17 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cmt 03 Şub, 01:07

Sevgili Kedi.Ben,Avatarındaki gibi SARI kedileri çok severim.Eskiden kediyi soğuk bir hayvan görür,yine severdim ama çekinirdim,fazla mssafeli gelirdi bana..Dostum Kalitera tam bir kedi fanatiğidir.O ne yapıp etti kedileri sevdirdi bana..Aramızdaki mesajların pek çoğu kediler üzerine olmuştur..Senin Avatarını görünce,sarı kedicikler aklıma geliveriyor..Avatarındaki kedicik yavaşça ayacağını kaldırıyor ya,buda çok şirin.

Kullanıcı avatarı
lotus1
Mesajlar: 67
Yaş: 47
Kayıt: Çrş 31 Oca, 12:20
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen lotus1 » Cmt 03 Şub, 01:18

Sevgili EffEndY.Nasıl avatar gönderilir?bende lotus çiçeğinin resmi var kayıtlı.Onu siteye nasıl göndereceğim?avatarın standart boyutu oluyormuş.Ben bu startlardanda anlamam.

TheGirlofSuN
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen TheGirlofSuN » Cum 16 Şub, 15:22

acının doktoru olmalıyız. Acının içine dalmalıyız, sonra çıktığımızda ondan öğrendiklerimizi onun yapısını bilerek ordan geçmiş onu çözmüş olarak anlatmalıyız. bizim en büyük uzmanlık alanımızdır acı. acıdan kuleler inşa edip, yıkarız hepsini ellerimizle...

KEDİ
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen KEDİ » Cum 16 Şub, 17:20

acıdan dersfilan alınmıyor ok gibi saplandıgı yerde kalıyor sadece okadar

TheGirlofSuN
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Okunmamış mesaj gönderen TheGirlofSuN » Cum 16 Şub, 17:57

orda kalıyor, bu doğru ama bir daha aynı yoldan gidilmiyor.. yada aynı yoldan gidilse bile ilk verdiği acıyı vermiyor. anlatılabilen bir acıya dönüştürmek önemli. anlatılabilen bir acı bir zaman sonra üzerinde gülünebilen bir acıya dönüşebilir. ama tabi bu da acının şiddeti ve dozuna bağlı. bu doz kişinin kendi biliş düzeyiyle bağlantılı. bir acıyı sonsuzda yapabilirsin, bir anlıkta.. bu tabiki acı veren objeyle olan bağlantımıza yüklediğimiz anlamlara ve onlamların gerçekliğine de bağlı..


Cevapla

“Akrep Burcu Psikolojik ve Sosyolojik Analizleri” sayfasına dön