|
KuKi
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
12 sayfa döktürmüşsünüz buralara, genelde birbirinin aynı tanımlar, tek farklı içten gelen tanım için tipitip’e teÅŸekkür etme gereÄŸi duyuyorum ve ilk sayfalardaki eski üyelere bir yerden kopyala yapıştır yapmayıp kendilerini deÅŸtikleri için. Ve aynı zamanda Selin arkadaşımızın "çerez tabağı" teorisine
"Herkes bir eller bakar ama kimse açmaya cesaret edemez, onlara ulaşmak cesaret ister, güzellikler derinlerdedir".
Dikkatimi çeken noktalar her yerde yazanlardan farklı olarak:
- "Akrep kızıyla birlikteyseniz, seçmiş değil, seçilmiş olduğunuzdur".
(ki ben bunu sadece ilişki bazında değil, dostluk, iş arkadaşlığı vs. her şey diye yorumluyorum, özellikle de hayatta tek seçemediğim şeyin ailem olması beni fena etkilemekte hala!)
- "Tek gecelik ilişkiler yaşamaz, yaşandı ise de buna kendi izin vermiştir".
Kapılarını açmamıştır, duvarın arkasını gösterecek derecede üstün-akıllı-değerli-güçlü bulmamıştır karşısındakini ve o yüzden sadece genelin en fazla önem verdiği tek kapıyı aralamıştır. O da kendini vermek değildir zaten. Kendini hak edene vermedikten sonra verilmiş alınmış satılmış görmez kendini akrep kadını.
- Yine bu sayfalarda dikkatimi çeken; genelde yas tutulması sevilenin ardından, ki az buz yaslar değil bunlar. Bizim mekanizmamız akrep erkeğine nazaran biraz daha mı ağır işliyor acaba? Evet onlar da tutarmışta, yaralarını -bizlere nazaran- daha hızlı sarıyorlar. Belki de teklif edebilen taraf bizler olmadığımız için bekleme konumunda kaldığımızdan, onlarda bu süreç iyileşme süreci daha hızlı ilerliyor?
Benim tuttuğum yas şu ana kadar yazılanlardan en uzunu, ama şimdi yazdıklarınızı okuyunca, neden neden neden diye şu geldi aklıma; o bana hep: "yaşadıklarının canlı şahidiyim" derdi. Bu kelime bir akrebin ne kadar gizemini, gizini, geçmişini, özelini, kendini kısacası her şeyini karşı tarafa açtığını gösterir. Yitirilen şey burada giden değil de, gidenin yanına kar verdiklerimiz, özümüz mü yasını tuttuğumuz yoksa?
Sonrasında insanların karşısına yorgun akrep olarak çıktığımızdan mı ilgi çekemiyoruz, başka bir boyuta geçmiş gibiyiz o vakitlerde. Her şey fazlasıyla eşdeğer oluyor gözümüzde, özel diye sınıflandırabileceğimiz her şey elimizden alınmış oluyor adeta. Ve üstümüzden yorgunluğumuzu attırıp bizi tekrar diriltecek, bizi tartabilecek birini bulmak oldukça zor oluyor. Yasımızın nedeni anahtarımızın sorumluluğunu tekrar göğüsleyebilecek derecede birinin karşımıza çıkmaması mı?
Bu konudaki son sözüm yine tek satırlık tipitin’in de dediÄŸi gibi: "İçimde kocaman bir sevgi var, paylaşılmayı bekleyen".
- "Ama O'nun gizli bir pişmanlığı vardır. Erkek olarak doğmamıştır. O'nun erkeğe benzediğini söylemedim ki; kadına yakışmayan bir iş yaptığını da ima etmek istemedim. Sadece, bilinçaltından, erkek olmayı tercih edeceğini söylemek istedim. Yoksa; dünyada yaşayan bir tek Akrep kadını yoktur ki, -tam anlamıyla- kadın olmadığını düşünmesin".
Bu konu zaten hep yazılarımda ön plana yerleşen bir konudur, şimdi de asıl kafamın içinde ki idol kadını yazayım (akrebi-kendimi kimle özdeşleştirdiğimi):
Kovboy filmi izlemeyeniniz yoktur? Çocukken kovboy filmlerinde hep barın arkasında ki kadına hayrandım. Uzun ve bol elbisesi vardır, seksi diyebileceÄŸiniz tek yeri belki o an gözünüze iliÅŸen göğüsleridir, çünkü hatırlarsanız, o yıllarda elbiselerin üst kısmı hep korsajlıdır. Ama orada bulunanların hiçbirine seksi deÄŸil sıradan gözükür bu durum, çünkü zaten herkes bu tip elbise giymektedir. Yani seksi denecek bir yanı yoktur, hatta o çuval gibi elbisenin içinde, barın arkasında (anaç) biraz erkeksi tavırlarıyla zaten onu da kesen olmaz, barın içinde dolaÅŸan kızlaradır ilgi hep. Ve bu kadının saçları topuzdur ve makyajsızdır. Gece olur kadın yukarı odasına çıkar, kovboyu gelir peÅŸinden. Kadın önce topuzunu çözer, (yok canım bu barın arkasında ki kadın mı dersiniz?) ÅŸuhluk gelir suratına oturur; ardından göğüs korsajını çözer, arkadan genelde çarpraz ÅŸeklinde ip iptir bu meret. ÅžaÅŸarsınız, hayretler içinde kalırsınız, bu kadın o kadın olamaz dersiniz, onun gizemi, çekiciliÄŸi hep geceye-erkeÄŸine yansır sadece. İhtiyaç duymaz, çalışırken, herhangi birine ona-buna kendini beÄŸendirmeye. Kadın deÄŸildir o vakitler, sadece iÅŸini yapan bir insandır, o kadar. Akrep kadınını da bu kadınla özdeÅŸleÅŸtirmekteyim; anaç belli belirsiz (ilgisiz ilgi gösterir ve yine ilgisiz bir ilgi verilmesinden yanadır, ne çok ne az), ÅŸuh ama sadece adamına… Akrep kadını hemcinsiyle yarışmaz, o isterse elde edebileceÄŸini zaten bilir, yarışacak bir ÅŸey yoktur, istediÄŸi de kadın deÄŸildir ee ne diye yarışsın daha hemcinsiyle?
- "Akrep kadınları, sevgili, eş ve anne rollerini üstlendikten sonra bu rollerin içine sıkışıp kalan hemcinslerine karşı küçük gören bir nefret duyarlar."
Duyarım, bu roller elbette benim yaşam sebebimdir ama kendimi de yaşamayı isterim! 2 metrekare de olsa soluk alabileceğim bir yerim olmalı, kalmalı, bırakılmalıdır.
|