kovalar yüzeyseldir..yüzeysel tüm burçlar,kendilerini zeki sanırlar..bunun sebebi duygularınıda yüzeysel yaşamaları,duygusallığı "aptallık" olarak değerlendirmeleridir..oysa onlar sadece duygularında değil,düşüncelerinde de yüzeyseldir.Hayatta hiçbirşeyin derinine inemeyen insan ne kadar zeki olabilir söylermisiniz?..ona herşeyi verildiği gibi alır,mantık çerçevesinden geçirmeden oldugu gibi kabullenir..eh birde kovalara bilim adamı derler,sorgulamayan derine inmeyen nasıl bilim adamı olacak?
yüzeysel burçlar,belki diğerlerine göre daha az melankolik olurlar,ama o kadar da az mutlu olurlar..mutsuzlukları gibi mutlulukları da yüzeyseldir.
onlara bir çocuk yapacağına,yada kalbini vereceğine yeni bir cep telefonu al yada bir laptop daha mutlu olurlar..oda yenisi gelene kadar önemlidir!...tıpkı bilmediği herşeye merak duyan etrafındaki herşeyi yeni öğrenen bir çocuk gibi!
"hislerimle değil,mantığımla karar verirsem daima kazanırım" sanırlar..
oysa herzaman gerçek böyle değildir..ve bu düşünce baştan mantıksızdır bir kere..terazinin kefelerine iyi bakmak lazım..kazanç;yerine göre değişir..ortalama bir zeka bile bunu görebilir..
üstelik onlar farkında olmadan bizden fazla duygularıyla karar verirler(en çok da buna gülüyorum

);çünki onların zaafları ve hisleri de maddesel şeylere karşıdır
aradaki fark sadece farklı şeylere duygu beslemeleridir;ama bunu "farkedecek kadar" zeki değillerdir maalesef:(
kötümü dürler?hayır! ama bencildirler!!!!!...
dürüstmü dürler? hayır:)kendilerine göre dürüstlük anlayışları vardır...bencil bir insanın ne kadar dürüst ve iyi olabileceğini siz düşünün..
Kovalarla anlaşır mısınız?evet ama onların sizinle işi bitene kadar:)
akıllı insanlardan hoşlanırlar denmiş..mümkün..çünki onların akıl kavramı akıl=yüzeysellik,hissizlik anlamında:))
ama kendilerinden zeki insanlardan hoşlanmaları imkansız
çünki hiçbir zeki insan yüzeysel değildir!..olma şansıda yok:)öyle doğabilir ama öyle kalması mümkün değil..yüzeysellik heryerdedir,duyguda düşüncede..tıpkı zeka gibi..
"zeka dehayı heryerde tanır,ama vasatlık kendinden başka hiçbirşey tanımaz!"..
bir kovayla akrebi yurt arkadaşı yapın,aynı odaya koyun.
İki kişiler ve ortada paylaşılması gereken iki yatak var.Aynı yatağı beğendiklerini varsayalım.Kova onu elde etmek için akrebin duygusallığını kullanacak bir sahtekarlık yapar ve bu akrebin ruhunu derinden yaralasa bile bunu "zekasıyla" başardığını sanır..bu kadar beyin patlatıpta elde ettiği şeyin:) neye malolduğunu ve değip değmeyeceğini bile anlayamaz..ona göre bu kardır!Oysa akrep durumun farkındadır,üstelik istediğini elde etmekte kovadan daha kararlı ve azimlidir..sadece "elde edilmek istenen şeyi" terazinin bir kefesine koyar,arkadaşının sevincini diğer kefesine..ve ona ağır gelen kefe, kovanınkinin tam tersidir..kovaya onu verir..yani kova o kadar kafa patlatmasına rağmen "onu" almamıştır,onu sadece akrep ona "vermiştir"!..sadece o öyle sanır
ama kovanın değerine ve yöntemine içten içe üzülür.Şimdi sizce kim kazanmıştır,kim kaybetmiştir?
(bu arada buna "ben"diyebilecek tek burçta yine kovadır

)
Akrep tüm burçlar içinde duygu ve mantık kavramlarını birarada ve istediği gibi kullanabilme kapasitesine ve şansına sahip tek burçtur!
Kovanın yanımızda lafı bile olmaz!
(bu arada annem ve kardeşim kova..her ikisini de çok severim.Ama sevgim gerçekleri yazmama engel olamıyor ne yazıkki..lütfen kovalar kızmasın...sadece bir akrebin gözünden bir kovaya bakış bu..yoksa sizler benim birtanemsiniz

)