Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Pts 06 Şub, 2012 15:21



Konuya cevap yaz  [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Medikal Astroloji-AKREP 
Yazar Mesaj
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 17 Haz, 2006 23:21
İleti: 1293
YaÅŸ: 26

Konum: MuÄžLa
İleti Medikal Astroloji-AKREP

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
AKREP






"Eğer EN İYİ için bir yol varsa,
bu yol EN KÖTÜYE gidene bakmaktan geçer”
Thomas Hardy


Hepimizin içinde yüzü karanlıkta kalmış hiç tanımadığımız bir yabancı gizlidir. Bazen ansızın aynada ya da rüyada belirir ve bizimle tanışmak için yanıp tutuÅŸur, ama onu ÅŸuursuzca inkar ederiz. "Hayır, bu ben deÄŸilim!” Onu apar topar geldiÄŸi yere geri göndeririz ve bir kabus gördüğümüzü varsayarak kendimizi rahatlatmaya çalışırız. Akrep sembolü bu inkar mekanizmasını çok güzel açıklar; O yerde sürünen bir 'Yılan'dır. Hayır.O gökte süzülen bir 'Kartal'dır. Sahi Akrep hangisidir? Aslında Akrep Kartalın tırtılıdır.Tırtıldan Kartala dönüşmesi efsanevi bir süreçtir. KuyruÄŸunda taşıdığı zehri seruma dönüştürmeyi baÅŸardığında mucize gerçekleÅŸir. O yanıp, küllerinden yeniden doÄŸan "Zümrüd-ü Anka KuÅŸu”dur artık. Akrep insanlığın HABİL kutbundan, KABİL kutbuna uzanan ekseninde yer alır. Åžimdi, lütfen arkanıza yaslanın. Bir fincan kahve ve yanına da bir parça konyak alın. Buna ihtiyacınız olacak. Zodyak’ın en uzak planetine doÄŸru yol alacağız. YolculuÄŸumuz uzun ve zahmetli olacak. EÄŸer kendinizi tanımaya istekli ve hazır deÄŸilseniz katılmayabilirsiniz. Teklif var, ısrar yok.

AKREP BURCU DERECELERİ:

1. Urethra: Uretra (İdrarın mesaneden dışarı atılışını temin eden ince kanal şeklindeki geçit.)

2. Urethral meatus: Uretra dış deliği.

3. Prostate, Uterus: Prostat, Uterus (Döl yatağı)

4. Testicles, Right side of uterus: Testisler (Erbezi), Döl yolunun sağ bölümü.

5. Testicles, Left side of uterus:Testisler, Döl yolunun sol bölümü.

6. Right epididymus, Uterine cavity: Sağ epididim. (Erbeziüstü), uterus boşluğu.

7. Left epididymus, Right fallopian tube: Sol epididim, Sağ dölyatağı borusu.

8. Scrotum, Left fallopian tube: Skrotum (Haya torbası), Sol dölyatağı borusu.

9. Sperm duct, Vagina (Alcoholism): Sperm kanalı,Vajina, Alkolizm.

10. Corpus cavernosum of penis (Nervous debility): Penisin dikleşme özelliğigösteren dokusu, Sinir zayıflığı.

11. Penis, Labia majora: Penis, Büyük vajen dudaklar.

12. Seminal vesicles: Meni keseciÄŸi.

13. Vulva, Labia minora, Glans penis (Chronic glomerulonephritis): Kadın dış genital organları, Vulvadaki küçük dudaklar, Penis başı, Kronik Böbrek iltihabı.

14. Foreskin: Sünnet derisi. (gulfe)

15. Cowper’s glands: Bulbo-uretral guddeler. (uretra soÄŸanı)

16. Right ovary, Cochlea of inner ear (Abscess): Sağ yumurtalık, İç kulak salyangozu (koklea), Apseler.

17. Testicular lobes, Left ovary: Testis lobları, Sol yumurtalık.

18. Vas deferens, hymen (Appendicitis, hair): Sperm kanalı, Kızlık zarı, Apandisit, Saç.

19. Uterine ligaments, Haller’s net: Rahim baÄŸları.

20. Ligaments of penis, Bartholin’s glands (Goitre): Penis baÄŸları, Vagina dış deliÄŸinin her iki tarafında yer almış olan iki küçük gudde, Guatr.

21. Sphenoid sinus: Sfenoid sinüs (Kama şeklindeki kemik içindeki iki küçük boşluk)

22. Ethmoid bone(and ligaments): Etmoid (Kalbur) kemik ve bağları.

23. Nasal bone, Fimbria of fallopian tubes (Rheumatism): Burun kemiÄŸi, Fallop tüpünün karına açılan ucunu çevreleyen saçak ÅŸeklinde oluÅŸumların en uzunu. (Bu uzantının ovülasyon esnasında overle temas temin ederek dışarı atılan ovum’un tüp içine geçiÅŸini kolaylaÅŸtırdığı kabul edilmektedir.) Romatizma.

24. Nasal septum: Burun boşluğunu ikiye bölen kısım.

25. Coccyx, Fallopian tubes (Tonsils, adenoids, alcoholism): Kuyruk sokumu kemiği, Döl yatağı borusu, Bademcikler, Bez karekteri taşıyan, guddeli (Burun ahtopotu), Alkolizm.

26. Perineum: Perine (Anüs ile jenital kısımlar arasındaki yumuşak bölüm-apış arası)

27. Anus: Anüs (makat)

28. Mucous membranes: Mukazo zarı.

29. Vomer (sight): Sapan kemiği, Görme yeteneği.

30. Nasal muscles: Burun kasları

AKREP burcunu yöneten PLUTO, olaÄŸandışı yörüngesiyleGüneÅŸ'e enuzak mesafedeki en küçük planettir. Pluto, kendisine büyültücü, kendi dışında kalanlara küçültücü mercekle baktığından, GüneÅŸ’in, sistemin merkezi olamayacak kadar küçük ve önemsiz olduÄŸuna dair hatalı bir çıkarsamada bulunur ve sistemi sabote eder. Pluto’nun 1930 yılında keÅŸfi, "Atom bombası”nın bulunuÅŸuyla eÅŸzamanlıdır. Aynı zamanda yeryüzünde yaygınlaÅŸan cinayetler, suikastlar, entrikalar, uyuÅŸturucu pazarı, yeni palazlanmaya baÅŸlayan "Mafya" olgusuyla karşı karşıya bırakmıştır insanlığı. Ve aynı zaman diliminde yeÅŸermeye baÅŸlayan "Varoluşçuluk Akımı” da insanoÄŸlunun en derindeki ölüm korkusunu sorgulamaya baÅŸlamıştır. Amerikalı astrologlar Pluto'yu çoktan Evrimin Babası olarak ilan ettiler. O, en köklü dönüşümü (Transformasyon) ve BaÅŸkalaşımı (Metamorfoz) simgeleyen kollektif bilinçaltıyla baÄŸlantılı bir planettir. Akıl almaz güç oyunları, hırs, kıskançlık, nefret, tutku, seks, kin, takıntılar, saplantılar ve kendimizde kabule yanaÅŸmayıp baÅŸkalarına mal etmeye çalıştığımız tüm bilinçaltı dinamikleri temsil eder. Barış Hocamın tabiriyle “Pluto, Uranüs ve Neptün enerjileri bize 'Bizden Büyük Allah’ın olduÄŸunu', yani herÅŸeyi kendi istek ve arzumuz paralelinde kontrol edemeyeceÄŸimizi, elimizdenhiçbir ÅŸey gelemeyeceÄŸi durumların olduÄŸunu” gösteren enerjilerdir. Bizim tüm yapmamız gereken bu enerjilerin bize ulaÅŸtığı kanallara ve mesajlara karşı duyarlı olmak, bu enerjilerle ortak hareket etmektir.”

BAŞLICA ORGANİK FONKSİYONLAR:

Cinsel organlar: Kadında, dışta iki çift dudaktan(Vulva )oluşur. Büyük dış dudaklarLabia majorave içte kalan daha duyarlı Küçük dudaklar Labia minora dır.Vulvanın ön kısmında, sinirsel dokulardan oluşanKlitorisbulunur. Vulvadan, Vajen (hazne-dölyolu)adı verilen kısa bir kanal açılır. Bu kanalın içi kayganlığı sağlayan ve spermaların yaşamasını kolaylaştıran sümüksel bir zarla kaplıdır. Vajen,vulvadan Kızlık zarı (Himen) ile ayrılır. Üretraise klitorisin hemen altında vajenağzına açılır. Rahim (uterus), rahim boynu (serviks) denilen daracık bir kanallavajenin üst bölümünde birleşir.

Erkekte Erbezleri (Testisler)spermaları üretirler.Penisise bu erkek tohum hücrelerinin dışarı atılmasını sağlar. Erişkin bir erkekte, testisler vücudun dışında, esnek bir deri torbanın(Skotrum) içinde bulunur. Erbezlerinin iç yapısı spermaların üretildiği karmaşık tüplerden oluşur. Testisin içerisindeki tüpler testisin dışındakiEpididymis'e açılır.

İnsanda üremeyi sağlayan organları kısaca özetleyecek olursak;
Erkekte;
1)Testis (Erbezi),
2)Epididymis,
3)Vasdeferens (Sperm kanalı)

Eklenti bezleri:
a)Seminal Vezikül,
b)Prostat bezi,
c)Cowper bezi,
4)İdrar kanalı (üretra) dır.

Kadında ise;

1)Ovaryum (Yumurtalık),
2)Fallopi borusu (Oviduct),
3)Uterus (Rahim=Dölyolu), 4)Vajina (Çiftleşme borusu).

Üreme: Akrep aynı zamanda insan bekasını (Survival) temsil eder. Üremenin psikolojik tercümesi "hayatta kalma, varoluşu koruma ve sürdürmedir". Üreme, ölüme karşı kazanılan en büyük zaferdir.

Cinsel organlarla ilgili rahatsızlıklar: Freud ekolünü izleyen Melanie Klein, "Üreme, ölümün etkisini azaltmanın temel yolu olduÄŸu için, cinsel organın kaybı hayatı koruyan ve sürdüren yaratıcı gücün sonu anlamına gelmektedir” der. Erkekte en sık görülen rahatsızlıklar; Erken boÅŸalma, İktidarsızlık (İmpotans) Prostat vb. Kadında; Cinsel soÄŸukluk (Frijidite) Vaginismus, Kısırlık, Rahim ve yumurtalık problemleridir.
Erkekteki İktidarsızlık durumunun hipofiz, tiroid ve testislerde hormon bozukluğu gibi tıbbi nedenleri vardır. Şeker hastalığı, Yüksek tansiyon, Sinir hastalıklarıyla ilgili kullanılan ilaçlar ayrıca alkol ve uyuşturucular da etkendir. Yine de en temelde bu bir ruhsal sorundur. Erkek=Güneş=Bilinç rasyonalizme,Kadın=Ay=Bilinçdışı kaosa yatkınlık verir. Erkeğin persfektifinden baktığımızda çocukluktaki anne veya yetişkinlikteki eş modeli onu yutmaya çalışan karmaşık ve devasa bir mekanizmadır. Erkeklerin bastırdıkları kadın (kaos) korkusu onları daha fazla rasyonalist olmaya zorlar. Pluto'nun Ay ve Venüs'le sert etkileşimine Ay-Mars açıları da destekse cinsel mekanizma sekteye uğrayabilir. Kadındaki Frijiditenin kökeninde çoğunlukla Baba veya otorite konumundaki ebeveynle çocuklukta yaşanan çatışma yer alır. Kadın kafasında sürekli cinselliği rasyonalize etmeye kalktığından yargılar ve ilişkiden zevk alamaz.Orgazm, doruk düzeyinde yaşanan bir deneyim olduğundan, Fransızlar ona; "Küçük ölüm" der. Ancak her türlü yargılayıcı ve kısıtlayıcı düşüncelerden arınıldığında, kayıtsız şartsız teslimiyette ve sınırlar eridiğinde yaşanabilir. Burada Satürn kilit rol oynar (Kısıtlayıcı-Yargılayıcı-Sınır koyucu-Otorite) Pluto-Güneş ve Mars sert açılarına, Satürn-Venüs ya da Ay açıları da destek veriyorsa cinsel isteği bloke edebilir. (4.8.12 evlerde yer alan Güney Ay Düğümü ya da Boğa-Akrep'teki Ay Düğümleri önemlidir.)

Dejeneratif Hastalıklar: Kanser ve Urlar; Özellikle Sarcoma (Sarkom) Kaynağını bağ dokusu hücrelerinden alan habis tümördür.Pluto sert açıları hücre yapılarını tahrip eder, yenilenmeyi durdurur, sağlıksız bölünmelere yol açar. Genetik yapıyı bozar.Teşhisi zor genetik problemlerin nesilden nesile aktarılmasına vesile olur.

Bulaşıcı hastalıklar-Zehirlenmeler (Toxemia): Kan zehirlenmeleri, Hayvan ısırık ve sokmaları (Yılan, Akrep, Örümcek vb) Ayrıca Fare (Veba), Kedi-Köpek (Kuduz) Küçük ve Büyük baş hayvanlar (Şarbon) Bir de apseler ve Çıbanlar.Özellikle Şark Çıbanı. Pluto-Satürn dikkat çekicidir. Pluto-Mars-Güneş-Neptün açıları da önemlidir

Anüs ve Dışkılama (Defecation): Bağırsakların boşaltılması olayında Akrep aktif rol oynar ve anüsle bire bir bağlantılıdır. Basur memeleri, Hemoroid problemleri hiç eksik olmaz. Daha aşırı vakalarda Anal Fistul (Fistula) dan muzdarip olabilir. Fistula; Anal kanaldan anüs çevresindeki doku içine uzanan patolojik geçittir.

Madde bağımlığı: Bunlar Esrar, Eroin, Kokain gibi reçeteyle verilmeyen yasadışı maddeler olabileceği gibi; Amfetaminler, Benzodiazepinler, diğer sedatif-hipnotik gibi yasal düzenlemeler çerçevesinde reçete ile verilen ilaçlar ya da kısmi yasal denetimlere tabii olan ya da olmayan uçucular;Tütün (Nikotin), Alkol (Ethanol) ya da Tiner, Bali vb.dir.Madde bağımlılığına yatkınlık tüm su grubu burçlarında görülür fakat Balık/Neptün teması ağır basar. (Kaçış, Bırakma, Çözülme, Kurban olma)

BoÄŸa-Akrep ekseninin ana teması CİNSELLİKve ÜREME dir. Haz, sahiplenme, yoÄŸun duygular, aşırı tutkular, takıntılar, saplantı ve korkular bu eksende yuvalanır. Kelimenin tam anlamıyla Freud’yen bir akstır. Bu ekseni bize en iyi açıklayabilecek bilirkiÅŸi belki de Freud dur. (GüneÅŸ/Merkür/Uranüs/Pluto BoÄŸa - Asc. Akrep)

Psikoseksüel bozukluklar: TeÅŸhir, Dikizcilik, FetiÅŸ, Tecavüz, Koprofili, Sado–MazoÅŸizm, EÅŸcinsellik vb.dir. Günümüzde bunların cinsel sapma mı yoksa cinsel tercih mi olduÄŸu tartışılmakla birlikte biz sadece açıklamakla yetineceÄŸiz.

"Birçok insanbilinçdışıyla flört etti, ama onunla ilk evlenen benim” diyen Freud’un "Psikanaliz" teorisi eÅŸliÄŸinde önce"Psikoseksüel GeliÅŸim Dönemleri”ne birgöz atalım.
Yaşamın ilk 18 aylık"Oral dönem"inde anne memesi hem besleyici ve doyurucu (iyi meme) hem de yoksun bırakıcı (kötü meme) özelliktedir. Bu dönemde ağzına alma, emme, yutma gibi oral(Boğa)gereksinimler egemendir. Sonraki dönemde ağlama, ısırma, çiğneme, tükürme gibi saldırgan bileşenler de eklenir. Oral sadizm (Akrep )
1,5-3 yaş arası"Anal dönem"dir. Kasların gelişmesi çocuğun dışkısını istemli olarak tutmasına ve bırakmasına olanak sağlar. Anal işlevlerden cinsel haz alma anal erotizm olarak adlandırılır. (Boğa) Saldırgan dürtülerin dışavurumu olan anal sadizm de ise dışkı güçlü ve yıkıcı bir silah olarak görülür. (Akrep) Denetim konusunda çocuk ile ebeveynleri arasında çatışma yaşanır. Bu dönemde çocuk aşırı cezalandırılır ya da utandırılırsa parmak emme, her şeyi ağzına atma gibi daha ilkel oral davranış biçimine gerileyebilir.(Boğa)
3-5 yaÅŸ arası"Fallik" ya da "EÅŸeysel (Genital) dönem”dir. Çocuk cinsiyetlerarası farkları fark eder. Her iki cinsiyette de baÅŸlıca ilgi odağı penistir. Erkek çocukta İğdiÅŸ edilme (Kastrasyon) korkusu, Kızlarda ise Penis kıskançlığı baskındır. Bu dönemde çocuk her iki ebeveynle aynı anda iliÅŸki kurar. Üçlü (triadic) iliÅŸki, Erkekte"Oedipus Kompleks'ini", kızda "Electra Kompleks'ini" yaratır.

Freud, çocuktaki bu 3 önemli döneme ait sapmaların yetiÅŸkinlikte psikoseksüel bozukluklara zemin teÅŸkil ettiÄŸine, tüm Histeri ve Nevrozların bu ana kaynaktan beslendiÄŸine inanıyordu. Freud ekolünü izleyen ve ona sosyal boyut kazandıran Erich Fromm’a göre; "Biyofilik karakter" yaÅŸama yönelik, yaÅŸam sever karakter (genital)ile "Nekrofilik karakter"cansız nesnelere yönelik, ölüm sever karakter (anal)birbiriyle çeliÅŸmektedir. Anal karakter; malı, parayı, mülkiyeti, sahip olmayı seven, açgözlü, cimri, titiz, dakik bir yapıdadır. Anal karakterin kötü huylu türünde (nekrofilik karakterde) arzulanan hedef, ölüm ve yapısal bozulmadır. Aşırı uçta Ölü bir bedenle cinseliliÅŸkiye girmek veKoprofilide, kendisinin ya da bir baÅŸkasının dışkısına dokunma, koklama veya onu yeme arzusu vardır. Sadizm ise sadece incitme ve aÅŸağılama isteÄŸi deÄŸil, bir insan ya da hayvan üzerinde mutlak egemenlik talep etmektir. Sadisttaraf içinMazoÅŸist (ezilen-kurban) taraf hiçbir sınırlama olmaksızın ne isterse yapabileceÄŸi basit bir obje ya da mahluktur."Basit Sadizm"de sadistin hedefi yıkmak deÄŸil, hükmetmektir. EÄŸer objesine zarar verirse hakimiyetini kaybeder, kurbanının çaresizliÄŸini ve aÅŸağılanmasını izlemekten mahrum kalır."Yıkıcı Sadizm”de ise öncelikle hayattan nefret etme ve onu ortadan kaldırma isteÄŸi hakimdir. SadistSıcak veDuygusalbir niteliÄŸe sahipken, nekrofilik bir insan, SoÄŸukve Uzak duran (Cool) bir yapıdadır. Sadizm"Kudretli olmanın” ya da"İktidar “ tutkusunun birperversionu (sapması)iken, nekrofili"Yakınlık duygusunu her hangi bir ÅŸekilde hissedebilme yetersizliÄŸinin yaÅŸamdan alınan en ağır ve en ÅŸiddetli intikamıdır."

Irvin Yalom’a göre cinsel sapmanın ayırt edici özelliklerinden biri, bireyin diÄŸer kiÅŸiyle bir bütün olarak deÄŸil yalnızca bir parçasıyla iliÅŸki kurmasıdır. Bu bir iliÅŸki deÄŸil, yalnızca iliÅŸki taklididir. Cinsel açıdan takıntılı bireyin karşı tarafın sadece ihtiyacına hizmet eden parçasıyla iliÅŸki kurmasını İngilizler "Yatmak-yapmak-becermek-düzmek" ÅŸeklinde yalın seks diliyle açıklamaktadırlar. "EÄŸer bir insanla ruhuyla iliÅŸki kurmaksızın birlikte oluyorsak fetiÅŸistiz demektir” FetiÅŸist, insan ruhu ve bedeniyle deÄŸil onun bedenini hatırlatan bir giysi veya aksesuarıyla iliÅŸki kurar.

KiÅŸilik Bozuklukları: En çok üzerinde durulan;Psikopat (Psychopath)ya da Sosyapat (Sociopath)adıyla bilinen anti-sosyal kiÅŸiliktir(Antisocial personalty). AraÅŸtırmalar, bu bozukluÄŸunun 5-6 yaÅŸ civarında kendini göstermeye baÅŸladığını belirtir. Sosyapat tamamıyla bencil, kendi çıkarlarını ve o andaki zevkinden ve doyumundan baÅŸka hiçbir ÅŸeyi düşünmeyen bir kiÅŸidir. Hiç kimseye baÄŸlılık ve sorumluluk göstermez. Bu kiÅŸiler aklına geldiÄŸi gibi hareket eden, dürtüsel (impulsive)kimselerdir ve engellenmeye tahammülleri yoktur. BaÅŸkalarına zarar verdiklerinde suçluluk ve piÅŸmanlık duymazlar."Dünyanın düzeni bu, büyük balık küçük balığı yutar”deyip geçerler. Bu kiÅŸiler çok çabuk sıkılırlar ve sürekli heyecan ararlar. Normal zekalı psikopatların en önemli özelliklerinden biri kendilerini kolaylıkla sevdirebilmeleridir. Zeka derecesi yüksek olan psikopat kolay yakalanmaz ve yakalandığı zaman, herkes bu kimseden böyle bir davranışı beklemediÄŸini söyler.

Paranoid (Sanrısal Bozukluk): Paranoya olarak da bilinir. Aşırı korku, öfke, kuşku, saldırganlık ve hezeyanlar görülür. İntihar riski yüksektir. Sınıflandırılan tipleri;

1)Persekütuar (Düşmanlık görme) tip; Sanrısal bozukluğun en sık görülen tipidir. Hasta izlendiğine, aleyhinde komplolar geliştirildiğine, zehirlenmek istendiğine, kendisine suikastlar düzenlendiğine, taciz edildiğine vb. dair hezeyanlar içindedir.

2)Grandiöz tip: Megalomani olarak da bilinir. Kendi değerini aşırı abartarak önemli biri olduğu şeklinde sanrılar geliştirir. Daha da ileri gidip mehdi, evliya hatta peygamber olduğuna inanıp etrafına müritler toplayabilir.

3)Kıskançlık tipi: Patalojik kıskançlık, Othello sendromu, aile paranoyası olarak da bilinir. Eşinin kendisini aldattığına inanır ve sadakatsizliğini ispat etmek için sürekli izler.

4)Erotmanik tip: Ünlü veya makam sahibi, ekonomik üst düzeye mensup biri tarafından sevildiğine inanır. Film yıldızı, şarkıcı gibi kamuoyunca tanınan kişilerin baş tacizcisidir.

5)Somatik tip: Hipokondriak (Hastalık hastalığı) psikoz olarak da bilinir. En belirgin sanrıları AİDS, Verem gibi önemli bir enfeksiyona yakalandığı ya da yılan veya böcek soktuğu veya midesinde yılan olduğu ya da kusurlu ve çirkin organlara sahip bulunduğu şeklindedir.
Düşünce bozuklukları ile beyin kimyası bozuklukları arasında bir ilişki vardır.
Bir araÅŸtırmacıya göre; "Çarpık düşüncenin molekülü de çarpık olur.” Tüm cinsel ve ruhsal kökenli hastalıklarda Pluto baÅŸ roldedir. Beynin çeÅŸitli merkezlerine sert açılarla dokunduÄŸunda; GüneÅŸ(Thalamus), Ay(Hipotalamus-Limbik Alan),Mars (Amigdala),Venüs (Substansia Nigra),Merkür (Subthalamus), Satürn(Putamen), Jüpiter (Globus Pallidus), Ay düğümleri(NücleusCaudatus) Åžizofreniden kiÅŸilik vakalarına (yeri geldikçe açıklayacağız) kadar ciddi hasarlara yol açar.
Freud tüm içgüdülerin temelini libido enerjisine bağlıyordu. Daha sonra Ölümiçgüdüsü (Thanatos) Yaşam içgüdüsü (Eros) da teorisine eklendi, fakat bu konuya onun ekolünü izleyen ve geliştiren psikanalist Melanie Klein ve daha sonra Varoluşçu psikanalist Irvin Yalom parmak bastı. Ölüm korkusu bu aksın en temel korkusu olmakla birlikte aynı zamanda kılık değiştirerek yaşama yansıyan tüm korkuların ana kaynağıdır. Bu nedenle bunu başlı başına ele alacağız, yoksa Akrep'le ilgili söylediğimiz her şey havada asılı kalır.

BAŞLICA PSİKOLOJİK FONKSİYONLAR.

Ölüm Teması: Ölüm insanoÄŸlunun en büyük varoluÅŸsal kaygısıdır. Ölüm bir sınır durumudur ve insanın kiÅŸisel ölümüyle yüzleÅŸmesi veya yakınlarının ölümüne tanık olması yaÅŸam biçimini yeniden gözden geçirmesini ve daha anlamlı kılmasını saÄŸlar. Ölüm yaÅŸamın ertelenemeyeceÄŸine dair en güçlü katalizördür. Ciddi hastalıklar da insanı ölümle yüzleÅŸtiren önemli bir etkendir. İnsanoÄŸlu ölüm korkusuyla baÅŸa çıkabilmek için İnkar, Bastırma, Saldırganlık, Kontrol, Özel olduÄŸuna inanma ve Sihirlikurtarıcı gibi çeÅŸitli savunma mekanizmaları geliÅŸtirir. Bu durum nevrotik bir hal aldığında kiÅŸi yaÅŸamayı reddederek ölümden kurtulmaya çalışır. Otto Ranknevrotik bireyi "borcu (ölüm) ödemekten kaçınmak için krediyi (hayatı) almayı reddeden” olarak tanımlar. Rank, Manilius’un "DoÄŸar doÄŸmaz ölmeye baÅŸlıyoruz” görüşüne de katılarak, annenin dölyatağında doÄŸumu bekleyen dölütün güven içinde ve rahat olduÄŸunu, doÄŸum sırasında bedensel olarak anneden ayrılıp kopmanın ve solunum güçlüğünün temel ölüm kaygı ve korkusunu oluÅŸturduÄŸunu ileri sürmüştür. Peki, Akrep bu süreçte nasıl iÅŸler? Akrep, Eros ve Thanatos’la birlikte parmak uçlarında dans eder. Zevkten ölmeye dünden hazırdır, ama en ufak bir acı onu hayata döndürür. Kendini sürekli bir var eder bir yok eder. Kontrol ve saldırganlık mekanizmalarını sürekli devrede tutarak ölüme meydan okur. AcizliÄŸe hiç tahammülü yoktur. Yöneticisi Pluto Yeraltı (ölüm) Tanrısı Hades'tir. Ölüm yalnızca onun tekelindedir, öldürme lutfunu Tanrıya bile bağışlamaz. (AteÅŸ çemberine alınan Akrep teslim olmaktansa tüm zehrini kendine akıtarak intihar eder). İntihar, ölüme karşı bir tür egemenliktir. Çünkü Akrep korkunç bir mekanizmanın onu yutmasını beklemek yerine kaderi üzerinde aktif kontrol saÄŸlamayı yeÄŸler. Akrep bir "TANRI" olmadığını, "ÖLÜMLÜ BİR FANİ” olduÄŸunu ancak "ACİZ” kaldığında öğrenir. Ölümün, danışmanlığını üstlenmesine izin verdiÄŸinde ise "YENİDEN DOÄžAR”.

Dönüşüm (Yıkmak-Yeniden yapmak): Dönüşüm doÄŸada mevsimler, insan bedeninde de sürekli biten ve yeniden baÅŸlayan döngülerle karakterize olur. Vücudumuzdaki tüm atom sayısının % 98’i her yıl deÄŸiÅŸmektedir. Derimiz 5 haftada yenilenir. Görünüşte çok katı ve sert olan iskelet bile her üç ayda bir tamamen yenilenir. Mide zarındaki tipik bir hücre sadece birkaç gün yaÅŸar. Alyuvarların ömrü 2-3 aydır. KaraciÄŸer hücrelerinin yenilenmesi birkaç yıl sürer. Sadece Kalp ve Beyin hücreleri yenilenmez (ÅŸu an ki bulgulara göre). Akrep yaÅŸamın sonsuz bir çizgi deÄŸil sonsuz bir spiral olduÄŸuna, BaÅŸlangıç ve Sonun sürekli iç içe devindiÄŸine inanır. Çürüyen, bozulan ne varsa söküp atar yerine yenisini yaratır. Dönüşüm (Transformasyon) ve BaÅŸkalaşım (Metamorfoz) onun temel içgüdüsüdür ve önünde duran her ÅŸeyi silip süpürecek güçtedir. Bu aynı zamanda Simyanın son safhasıdır. Önce saflaÅŸtırılıp(BaÅŸak) sonra birleÅŸtirilen (Terazi) maden (ruh-beden) en sonunda simyacıların "Siyah Altın” dedikleri (Akrep) cevhere dönüşür.

Güç ve İktidar Tutkusu: En manyakça tutkusudur. Akrep'in olduğu her yerde (olmadığı hiçbir yer yoktur) güç savaşları yaşanır. Irvin Yalom "İnsan güce ulaştığı derecede ölüm korkusu hafifler ve özel oluşuna dair inancıgüçlenir" der. Bunun astrolojik tercümesi Akrep sürecidir. İktidarsızlık Akrep için ölüm anlamına geldiğinden sürekli iktidar peşinde koşar. Bir Örümcek gibi durmadan ağ örer. Ağa takılan zavallı kurbanıyla oynamaktan haz duyar. Ama ipin bir ucu da kendisindedir. En ufak bir gevşemede avının azat olacağını bildiğinden ipin ucunu kaçırmaktan ödü kopar. Kendi gücüne tutsak olur, avıyla birlikte kapana kısılır kalır. Kaderi güç ve acizlik deneyimlerinin bir toplamıdır.

Melek mi - Åžeytan mı?: Bu, insanoÄŸlunun en önemli ikilemlerinden biridir, ama genellikle Melek baÅŸ tacı edilirken, Åžeytan kapı dışarı edilir. Onu kimse sahiplenmek istemez bu yüzden de o herkesi sahiplenir. Åžeytan tüm kötülüklerin bilinen adresidir. C.Jung’un bu konuya yaklaşımı tam isabet; "Kötülüğün insanın, kendi seçimi olmadığı halde, doÄŸasında daima yaÅŸadığı gerçeÄŸini idrak edersek, psikolojik dünyamızda kötülük iyinin eÅŸit ve zıt partneri olarak yerini alır.” Akrep'ler ya da yoÄŸun Akrep etkisi olanlar çoÄŸunlukla içlerindeki ÅŸeytanı bastırıp, melek maskesi takarak masumca ortalıkta dolanırlar, ta ki kuyruklarına basılana dek. Zehirli iÄŸnesi kuyruk ucundan damarınıza bodoslama girdiÄŸinde canınız fena yanar, ama Akrep'in gerçek yüzüyle de tanışmış olursunuz. Aslında siz bu yüzü bir yerden tanıyorsunuzdur, o biraz size de benzemiyor mu? Hani korkup kapıyı yüzüne çarptığınız yabancı vardı ya! Hatırladınız deÄŸil mi? Oturup halleÅŸin o zaman. Kaçmakla kurtulamazsınız.

Kuşku, Gizlilik (Dedektif Ruhu):Akrep'in dünyası gizli saklı ve şifrelidir. Ketumdur. Kendini kolay açığa vermez fakat başkalarına ait gizli kapaklı ne varsa bir dedektif gibi ortaya çıkarmakta üstüne yoktur. Sır olan, Tabu olan her şeyi hallaç pamuğu gibi atmaya bayılır. Görünenin ötesini keşfetme dürtüsü onu Faust yapar. Stratejisi iç gözlem, delip geçme ve sağlıklı şüphedir. Fakat sıkça yaşadığı doz aşımı onu normal olandan anormal olana doğru hızla savurur. Merak nasıl kediyi (İkizler'i) öldürürse, kuşku da Akrep'i öldürür. (Kedi dokuz canlıysa, Akrep kırk canlıdır.) Kuşku onu yetenekli bir dedektif yapabileceği gibi tehlikeli bir casus ya da aşk katili yapabilir.

İçimizdeki Åžifacı-Büyücü-Vampir: Akrep muazzam bir ruh gücü taşır. Bu gücün olumlu yüzü Åžifacıdır. Psikanalist ve Cerrah olarak eÅŸi benzeri yoktur. Åžefkat yerine neÅŸteri tercih eder. Keser, deÅŸer, oyar. Acı reçeteden yana katı bir tedavicidir. Olumsuz yüzü ise Büyücü (Manipülatör) ve uç noktada kan içici Vampirdir. Kurbanını kendine bağımlı kılmak, kullanmak hatta yok etmek stratejisi izler. Steven &Jodie Forrest, düşük yolu takip eden Akrep'i çok güzel tanımlıyor; “Yalnız kendisine zarar vermekle kalmaz, gölgelerin pençesindeki insanları anlamsızca "kendileriyle yüzleÅŸmeye” zorlayarak, acı psikolojik gerçeklerle ilgilenmelerinde ısrar ederek onları da sokmaya baÅŸlar. Pandora’nın kutusu açılır.. ama kimse kutunun nasıl kapanacağını veya serbest kalan iblislerle ne yapması gerektiÄŸini bilmez.” İnsanlardabastırıcı mekanizmanın bulunmasının bir anlamı vardır. Bu mekanizma bilinçsizce kullanıldığında bilinç büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalır. Akrep'te bastırma mekanizması kusurlu çalıştığından baÅŸkalarına zarar verme potansiyeli çok yüksektir. KaÅŸ yapıyım derken göz çıkarabilir. KuyruÄŸundaki zehri seruma dönüştürmeden insanları tedavi etmeyi baÅŸaramaz.

Takıntı ve Saplantılar: Pluto insan ruhunun en derin katmanına nüfuz ettiÄŸinden en büyük takıntı ve saplantıları temsil eder. Tıp Literatüründe yer alan "Kazanova ve Don Juan sendromu" nu biraz açalım. Kazanova duyguları bir yana bırakan cinsel eylem meraklısı bir erkektir. Kafasını çalıştırdığı tek konu avını nasıl elde edeceÄŸidir. Ahlak kuralı, toplum normu, ayıp, günah gibi etik ve moral deÄŸerlere kafa yormaz. Onun kafasındaki tek düşünce; "Hiçbir Kadın masum deÄŸildir ve onun içindeki ÅŸeytanı dışarı çıkarmalıyım” saplantısıdır. Burada Pluto’ya Mars-Merkür açıları da destek verir. Don Juan ise, Kazanova gibi cinselliÄŸe direkt deÄŸil dolaylı yollarla yanaşır. Venüs ve Neptün iÅŸin içine girince Akrep teması yumuÅŸar. Duygusal ve Romantiktir. İkisinin de çapkınlık maskesinin ardında ciddi iktidarsızlık problemi veya anneyle (kaos-bilinçaltı) çözülmemiÅŸ sorunları vardır. Kadında ki vahim tablo ise "Femme Fatale" (ölüm getiren, felaket getiren kadın)-“La belle dame sans merci”(Acımasız güzel kadın)-Tarantula (zehirli örümcek-kara dul) ÅŸeklinde baÅŸtan çıkarıcı, ayartıcı modellerdir. Erkek de ki cinsel fetih takıntısının da Kadındaki FahiÅŸelik saplantısının da görünenin ötesindeki klinik tablosu ölüm korkusuna dayanabilir, çünkü aşırı seks ölümden bir tür kaçış ÅŸeklidir. (Yükselen Akrep, Ay-Venüs Akrep'te, Neptün Akrep'te veya bol Akrep temasıyla birlikte Pluto-Venüs-Ay-GüneÅŸ-Neptün sert açıları rol oynayabilir. Bir diÄŸer önemli etken de Güney Ay Düğümüdür -özellikle bir planetle kavuÅŸum yapıyorsa)

Derinlik,Yoğunluk ve Aşırılık:Akrep'in felsefesi "Ya hep ya hiç"tir. Ortası yoktur. "YaAk ya Kara"dır. Ara tonları yoktur. Ya öldüresiye sever ya öldüresiye nefret eder. Akrep içgüdülerinin emrindedir. Bilinçaltını, bilinç düzeyine taşımak en temel iç güdüsüdür. Bilinçaltı dipsiz bucaksız bir gayya kuyusu, kızgın bir magma tabakasıdır. Lavlarının gazabı acımasızdır. Bilinçaltı şiddetli bir depremle sarsılmaya başladığında, bilinçle durdurulması mümkün değildir. Bu ölümcül süreçte Mantık hiçbir işe yaramaz, acıyı hissetmek yaraya bir nebze merhem çalsa da, ancak acizliği kabul kesin şifadır. Ne ironiktir ki, içten içe kaynayan ve bir volkan gibi her an patlamaya hazır bu magma tabakasının dış yüzü bir buz tabakasıyla kaplıdır. Dışında kalırsanız dondurur, içine düşerseniz yakar kavurur.

Kıskançlık, Kin, Nefret, Hırs, İntikam: Akrep'in zehrinin bileşenleridir. Kuyruğuna basarsanız sokar. Basmasanız da sokar. Durduk yerde de sokar. Sokmak içgüdüsel ihtiyacıdır. En derin haz kaynağıdır. Engellenemez dürtüsüdür. Şuurunu ve kontrolünü yitirdiğinde döner kendini sokar.

Manipülasyon: Pluto, manipülasyonun babasıdır. Akrep İsteklerini elde etmek için ortalığı birbirine katması, hile yapması gerektiÄŸini konuÅŸmaya baÅŸlamadan önce öğrenir. Neye mal olursa olsun kendi dediÄŸinin olmasını ister. Amacın aracı haklı kıldığını düşünür. Bazen Makyavelli’ye benzer. Hiç çekilmez olur.

Dayanıklılık ve Sebat: Hayatta kalmanın acımasız mücadelesi, Akrep'in dayanıklılık ve sebat sınavıdır. Çok badireler atlatır, ama pes etmez. Türkiye’nin burcu da Akrep'tir. Birinci evinde Pluto vardır. (Böcek gibi üreyen nüfus-belden aÅŸağı takıntısı) Türk siyaset yaÅŸamı fokur fokur Akrep kaynar. Siz çocukken siyaset sahnesine yerleÅŸenler, siz çocuk hatta torun sahibi olduÄŸunuzda bile hala hayatta ve ayaktadırlar. Pluto’nun metali Plütonyum dur. Bütün metaller içinde elektriksel direnci en yüksek olan Radyoaktif kimyasal bir elementtir. Son Tahlilde Akrep'lerin radyoaktiviteye de dayanıklı olduÄŸu ortaya çıkmıştır. Artık gerisini siz düşünün.

Sezgi: Akrep'in paha biçilmez ve ele geçirilmez içgüdüsel hazinesidir.

Akrep'in Gözleri: Tuzaktır. Akrep tepeden tırnağa manyetizmayla kaplıdır. Mıknatıs gibi istediği her şeyi kendine çeker. Koyu ve derin gözleri hipnotize eder, ısrarlı ve delici bakışları ruhunuza işler. Akrep'in gözleri temsil ettiği 8.evin sokak kapısıdır. Hasbel-kader bu kapıdan içeri adım attıysanız eğer, burnunuz sürtülmeden çıkış yolunu bulamazsınız. Burası yarasaların çığlık çığlığa uçuştuğu, karanlık, rutubetli, soğuk, ürkütücü bir dehlizi andırır. Buradaki Malzeme Karun hazineleri kadar zengindir, ama el sürmeye korkarsınız. Ölüm ve ötesi, cinsellik, içgüdüler, büyüler, gölgeler çil çil altın gibi etrafınıza saçılır. Oysa siz sadece tek bir şey istersiniz, buradan bir an önce kaçıp kurtulmak. Buradaki ham maddeleri sabırla işleyip cevhere dönüştürmeden bir çıkış yolu var mıdır? Bilmiyorum.




Astrolog Stephen Arroyo’nun iÅŸaret ettiÄŸi gibi, 8.ev süreci ruhların cennete girmeye uygun hale gelinceye kadar dünyada iÅŸledikleri günahlardan acı çekerek arındırılmaları gereken yere "ARAF"a benzer. Ve Steven Forrest ekler; "Bu süreçte ya temizlenip, arınırız ya da psikolojik dip akıntılara direnip depresyona gireriz. Yapılması gereken, kiÅŸiliÄŸin bilinçaltındaki kökleriyle yeniden bütünleÅŸmesini saÄŸlamaktır ve bu süreçte en büyük dostumuz kendimize karşı dürüst olmak ve olgunlaÅŸma yolundaki büyüme sancılarını kucaklamaktır.”

Ve unutmamalıyız ki;


"AÄŸaçlar güçlü köklerini göğe uzatmazlar, aksine toprağın derinliklerine gizlerler”
(Eski bir deyiÅŸ)

_________________
-İlk pazarlanan şey nedir? Yasak Meyve
-Onu ilk pazarlayan kimdir? Havva
-O şeyin pazarlandığı ilk kişi kimdir? Adem
-Peki bu sürecin başlamasına sebep olan kimdir? Şeytan
-Ve bu pazarlamadan doğan hadise sonucunda yaptırım uygulayan kimdir? Tanrı


Cum 09 May, 2008 00:25
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 25 Eyl, 2005 17:57
İleti: 4190
YaÅŸ: 31

Konum: Dark City
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
gerçekten müthiş!
çok etkileyici bir yazı.
okuyorsun,
her bir cümle sonunda en derinleri düşünüyorsun.
ama çok ağır bir yazı.

_________________
Resim
AKILLI İNSANLAR AYRI FİKİRDE OLSALARDA,
UYUM İÇİNDE YAŞARLAR.
CAHİL İNSANLAR AYNI FİKİRDEDE OLSALAR,
UYUM İÇİNDE YAŞAYAMAZLAR. .....
(japon)
Resim


Cum 09 May, 2008 09:02
Profile bak E-posta
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 20 May, 2006 21:20
İleti: 1118
YaÅŸ: 33

Konum: xx
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Güzel bir yazı. Kendimi daha çok sevdim :))

_________________
TÜRKİYE ATATÜRK'TÜR
ATATÜRK TÜRKİYE'DİR.

*********************
Herşey göründüğü gibi değildir....


Cum 09 May, 2008 09:25
Profile bak E-posta
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar 05 Eyl, 2007 20:36
İleti: 3560
YaÅŸ: 34

Konum: MUÄžLA
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Tipitip yazdı:
Güzel bir yazı. Kendimi daha çok sevdim :))

eminsin deÄŸil mi tipitip :D :)


Cum 09 May, 2008 09:27
Profile bak
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 20 May, 2006 21:20
İleti: 1118
YaÅŸ: 33

Konum: xx
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Hangisinden yazının güzelliğindenmi kendimi sevmemdenmi?

_________________
TÜRKİYE ATATÜRK'TÜR
ATATÜRK TÜRKİYE'DİR.

*********************
Herşey göründüğü gibi değildir....


Cum 09 May, 2008 09:33
Profile bak E-posta
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar 05 Eyl, 2007 20:36
İleti: 3560
YaÅŸ: 34

Konum: MUÄžLA
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
elbette yazının güzelliğinden ,iç açıcılığından :D

_________________
Resim


Cum 09 May, 2008 09:36
Profile bak
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 20 May, 2006 21:20
İleti: 1118
YaÅŸ: 33

Konum: xx
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
evet eminim..cımbızla seçtim içinden kelimeleri

_________________
TÜRKİYE ATATÜRK'TÜR
ATATÜRK TÜRKİYE'DİR.

*********************
Herşey göründüğü gibi değildir....


Cum 09 May, 2008 10:15
Profile bak E-posta
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar 05 Eyl, 2007 20:36
İleti: 3560
YaÅŸ: 34

Konum: MUÄžLA
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
yorulmuş olmalısın :D

_________________
Resim


Cum 09 May, 2008 10:19
Profile bak
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 20 May, 2006 21:20
İleti: 1118
YaÅŸ: 33

Konum: xx
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
hayır yorulmadım...

_________________
TÜRKİYE ATATÜRK'TÜR
ATATÜRK TÜRKİYE'DİR.

*********************
Herşey göründüğü gibi değildir....


Cum 09 May, 2008 11:32
Profile bak E-posta
Astroloji Editörü
Astroloji Editörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cum 02 May, 2008 23:35
İleti: 1873
YaÅŸ: 29

Konum: izmir-ankara
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Kuyruğuna basarsanız sokar. Basmasanız da sokar. Durduk yerde de sokar. Sokmak içgüdüsel ihtiyacıdır. En derin haz kaynağıdır. Engellenemez dürtüsüdür. Şuurunu ve kontrolünü yitirdiğinde döner kendini sokar.

şimdi konu medikal yani burçların sağlık noktaları üzerine olduğu için,bu yönden yukarıdaki yazıdan alıntı yapmış olduğum paragrafın analizini yapalım...

akrep hastaları tıpda en zor hastalardır,fiziki güçlerini kolay kolay inanmadıkları bir doktora teslim etmezler,yapılan tedavi ne ise en ince ayrıntısına kadar ve hatta doktorundan bile daha iyi bilmek için çabalarlar,hastahane içerisinde sürekli şikayet eden ,dili ile sürekli kendisine yardımcı olmak isteyenleri iğneleyen bir yapıları vardır.

akrepler için hastahanede kapalı kalmanın bir zindanda makhum olmak kadar eş değer olduğunu söylemelyiz,ve yine fiziksel dirençleri en gelişmiş burçtur,dışardan olan fiziksel darbelere karşı ya canının yanmadığından yada ne kadar yanmış olursa olsun o yüksek egosundan gücün hakimi olmasından dolayı iyi rol yapar,ve rakibiyle soğuk psikolojik savaş başlatır,gözlerinin manyetizma alanı ile rakibiyle gözgöze geldiğinde onu adeta küçültür,korkutur ve kaçmasına sebep olur...tabi kaçmayı başarabilirse rakip,zira akrep insanı yine değinildiği gibi kin,öc duygularıyla kendini rahatlatan bir burçtur,kolay kolay peşini bırakmaz,ve ilk sıkıştırdığı yerde zehirini akıtır,

ve akreplerin duygusal sağlığı,aşkta yenilgiyi hayatının her alanında olan yada oluşabilecek yenilgiyi gibi pek kolay kabul etmeyeceklerinden,aşkta yaşanılan bir hayal kırıklığı bir aldatılma neticesi,içine bir örümcek ağı örecektir ve hayali olarak o örümcek ağına olayın kahramanlarını yerleştirecektir,iyi bir strateji uygulayarak ve zamana yayılmasına fazla müsade etmeden yine olayın kahramanalrını onların silahıyla vuracak bir plan yapacaktır.diyelim akrep burada başarıya ulaşamadı,bilin ki tek nedeni vardır akrep'in başarısızlığı değil,akrepin gerçekten o insana aşık olduğu ve aldatmış olsa bile aşkı yaşatan ve sonrasında bırakan kadına karşı hala sevgisini nefrete dönüştürememiş olmasından dolayı kendine zarar vermeye başlayacaktır,yani sokmak içgüdüdsel ihtiyacı olduğundan kendini sokacaktır ve duygusal rahatsızlığın kapısından içeri girecektir.

burada çok dikkat etmeliyiz zira akrep insanı aşkta yenilirse,etrafında olan aşıklara cephe alacaktır,duygusal sağlığı tehlikeye girdiğinden saplantısal düşünceleri besleyecektir ve seri katil olabilecek pozisyona gelebilecektir...

tabi tüm bu yazdıklarım akrep'in alt kimliğinde olanlar için ,zira bir akrep kartal gereği ne ise onu yapacaktır,duygusal rahatsızlığa kapılmadan önce tedbirini alacaktır...


Cum 09 May, 2008 15:20
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 17 Haz, 2006 23:21
İleti: 1293
YaÅŸ: 26

Konum: MuÄžLa
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Arkadasimin askisin
Hakkim yok seni sevmeye
Çiktin karsima ne diye
Sen baskasinin malisin
Kalbim bunu nerden anlasin
Unutmam lazim çünkü sen
Arkadsimin askisin
.............
Yorumlayan ve ilk dinlediÄŸim: Teoman

Evet etraftaki aşıklara bu yönde de cephe alabilirler:)


En son yalnızefe tarafından, Cum 09 May, 2008 18:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.



Cum 09 May, 2008 15:32
Profile bak E-posta WWW
Astroloji Editörü
Astroloji Editörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cum 02 May, 2008 23:35
İleti: 1873
YaÅŸ: 29

Konum: izmir-ankara
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
yoo bence bu kadar minik cephe olmaz,biraz daha büyütür akrep olayı,görkemli üstü örtülü bir cephe alacaktır ki almıştırda,fakat biz bilemeyiz akrep bunu hem aşikar ederek hemde aynı anda nasıl becerebiliyorsa gizleyerek örtecektir...
ki bu sözcüklerin bile bir strateji olduğunu hissetmekteyim,mesaj ulaşsın inşaallah:))))


Cum 09 May, 2008 15:38
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13
İleti: 2723
YaÅŸ: 39
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Bu yazıyı daha okumadım..çünkü vaktim kalmadı..ben önce balığı sonra kovayı okudum..beni tanıyan Astroloji bilenler buradaki izlediğim seyri rehber alarak bu anlamda benim için ne yazabilirler..sizce ümit varmı?..

ve son yazdıklarına göre yalnızefe akrep balıktan bile zararlı olabiliyor..hoş zaten balığın en büyük zararı kendinedir zaten..oysa akrebinki..

_________________
Resim

"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."

VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..


Cum 09 May, 2008 15:38
Profile bak
Astroloji Editörü
Astroloji Editörü
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cum 02 May, 2008 23:35
İleti: 1873
YaÅŸ: 29

Konum: izmir-ankara
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
sevgili lotus,evet balıkların zararları en çok kendilerine,fakat bir balık ateş olsa cürmü kadar yer yakabilir ancak,oysa ki bir akrep karar vermişse kendisine zarar vermeye,kendisiyle birlikte tüm dünyayı yakacak kuvvette bir delidir o:)))))


Cum 09 May, 2008 15:40
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Çar 05 Eyl, 2007 20:36
İleti: 3560
YaÅŸ: 34

Konum: MUÄžLA
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
esmeralda yazdı:
sevgili lotus,evet balıkların zararları en çok kendilerine,fakat bir balık ateş olsa cürmü kadar yer yakabilir ancak,oysa ki bir akrep karar vermişse kendisine zarar vermeye,kendisiyle birlikte tüm dünyayı yakacak kuvvette bir delidir o:)))))


:seytani :hipnoz :cry:


Cum 09 May, 2008 15:44
Profile bak
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 29 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

| Akrep Portal | Akrep Burcu | Genel Portal | Astral Seyahat| Akreportalnet.com| SeyrüSefa | Rüya Tabirleri | Telekinezi | Eğitim Cafe| Tekil Hit |

www.akreportalnet.com

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO