
Tarkan, Orhan Baba hastasıymış!
[left]http://pazar.zaman.com.tr/images/2008/08/10/tarkan.jpg[/left]Diyarbakır’da sahneye poÅŸuyla çıkarak ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ diye dostluk mesajları veren Tarkan, bir gün sonra Batman’da okuma salonlarına katılan çocuklarla buluÅŸtu. Hasankeyf için bir ÅŸarkı bestelediÄŸini ve Orhan Gencebay’ın da baÄŸlamayla kendisine eÅŸlik ettiÄŸini belirten Tarkan “Harika biri Orhan Baba, hastayım ona!” dedi.
Gezdim diyar diyar, gördüm bir megastar
Bazen kafanın kayışını koparıp boÅŸta döndürmek lazım. Hiçbir iÅŸe yaramasa bile aÄŸrıya-sızıya, migrene reflüye faydası vardır. Diyarbakır ve Batman’ın sıcağında ayak yalın başı kabak iki gün dolaşınca ÅŸirazemin hakikaten koptuÄŸuna hükmettim. GüneÅŸ beynimin yumuÅŸak yerlerinden girip ayak uçlarımdan çıktıkça sosyal sorumluluk duygum arttı. Hoppala paÅŸam, Malkara-KeÅŸan diye dudu dilleriyle cevap yetiÅŸtirecek okurlar azıcık diÅŸini daha sıksın. Yettim!
Kafamın su basman seviyesi her zaman için aynı hizada durmadığından olsa gerek sosyal sorumluluk söz konusu olduÄŸunda akmayan sular akmaya baÅŸlıyor benim için. Sosyal sorumluluk son yüzyılın en babayiÄŸit anahtar sözcüklerinden birisi. ‘Organik gıda’ lafını da bundan sonraya ekleÅŸtirdin mi tamamdır. Bu iki kelimenin geçtiÄŸi her cümleyi duyan kulak kabartır, kiÅŸisel geliÅŸimine katkıda bulunur. Sosyal sorumluluk dedimse herkesin sosyal sorumluluÄŸu kendisine tabii. Kimi Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasını bu kapsamda deÄŸerlendirir, kimi Bodrum Türkbükü’nde tatil yapmayı, kimisi facebook sitesine düğün fotoÄŸraflarını koymayı. Benim payıma ise aÄŸustos sıcağında Diyarbakır ve Batman’a (bu arada Batman filmi henüz Batman’da gösterime girmemiÅŸ) sefer eylemek düştü. Hem sosyalliÄŸimi hem sorumluluÄŸumu test etme fırsatı buldum. Kulunçlarıma iyi geldi.
Diyarbakır’ın nüfusu bir milyona yakın diyenleri bu aylarda bir kere daha göndermek lazım. Öğle saatlerinde ÅŸehirde sayacak adam bulamadan geri gelirler. Millet siesta yapıyor. Ülkemizin GüneydoÄŸusu Avrupa’yı bu konuda yakalayıp geçmiÅŸ, üzerine tur bindirecek duruma gelmiÅŸ. Haliyle herkesin dinlendiÄŸi bu saatte sakin sakin ÅŸehri dolaÅŸtım. Edebi bir gezi oldu. Malum, ÅŸair Cahit Sıtkı Tarancı’nın doÄŸduÄŸu ev Diyarbakır’da bulunuyor ve ÅŸu an müze olarak hizmet veriyor. O muhteÅŸem mimariye sahip Ulu Cami’den çıkıp da bedeninizle müzeye seÄŸirttiÄŸiniz an yakalandınız. Kafile halindeki rehber edebiyatçı veletler başınıza üşüşüyor. Hepsi yerel bir dille baÅŸlıyor size “YaÅŸ otuzbeÅŸ, yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayız ömrün/ Delikanlı çağımızdaki cevher / yalvarmak, yakarmak nafile bugün...” dizelerini döktürmeye. İçinde okula gitmeyeni bile var, ama ÅŸiiri ezberlemiÅŸler nasıl olduysa. Hepsinin edebiyatı beÅŸ olmalı. Ancak baÅŸka bir ÅŸiirinden tek kelime bilmiyorlar. O da öğretmenlerinin eksikliÄŸinden... Cahit Sıtkı’nın ‘otuz beÅŸ yaÅŸ’ ÅŸiirinin bu kadar meÅŸhur olup bilinmesinde iÅŸte bu sabilerin görünmez katkısı var.
Åžehrin nüfusu gece olunca birden arttı. Ya da dışarıdan takviye geldi bilmiyorum. ‘Doritos Nerede, Müzik Orada’ etkinliÄŸinin ikincisi için Diyarbakır’a gelen ‘megastar Tarkan’ı dinlemek için binlerce kiÅŸi Dicle Üniversitesi’ne yığıldı. Dicle Üniversitesi dediÄŸim yer Diyarbakır’dan büyük yüz ölçümüne sahip. Öğrenci olarak girdiÄŸin üniversitenin arazisinde kaybolsanız, sizi bulduklarında profesör yaşına eriÅŸmiÅŸ olabilirsiniz. Hadi biraz abarttığımı var sayalım, en azından doçentliÄŸi garantilersiniz.
Sahneye GüneydoÄŸu halkının kullandığı poÅŸuyu boynuna dolayarak çıkan Tarkan’ın boyu posu yerindeydi. SöylediÄŸi yirmi kadar yirmi bin kiÅŸilik bir seyirci topluluÄŸu eÅŸlik etti. Tabii bunlar kesin deÄŸil averaj sonuçlar. Konser sabahı etrafı hem kolaçan edeyim hem de seyyar bir ciÄŸerci bulursam yumulayım maksadıyla kültürel gezimi yaparken ÅŸehrin eÅŸrafından bazı yaÅŸlılarla muhabbet etme fırsatım oldu. Tarkan’ı sorduÄŸumda yumurta satan Musa Amca “He bir kurdu vardır, eyi dövüşür, televizyondan izliyoruz.” deyince kahkahayı koyverdim. Yandan bir hacı abi atılıp “Yav o megastardır, ÅŸarkıcıdır. Bugün burada ÅŸarkı söyleyecektir.” deyince Musa amca ‘Ben anlamam o kadarını.’ deyip ayak diremekten vazgeçti.
DiÄŸer gün Tarkan, Batman’da Frito Lay odasında çocuklarla buluÅŸtu. Haber etmiÅŸ, buluÅŸmaya ben de gittim. Olur ya, fırsat bulur da iki laflarız diye. Ama nerede? O sıcak okulun içerisindeki çocuklar sırtımıza kene gibi yapıştı. Cep telefonunuyla gezinen self servis gazetecilerden meslek erbabı gazetecilere fırsat kalmadı. SavaÅŸ muhabirliÄŸi yapsam bundan daha az yorulurdum. Megastarlık da zor, megastarı takip eden gazeteci olmak da zor imiÅŸ arkadaÅŸ. En iyisi güneÅŸte siesta yapan vatandaÅŸ modeli.
Ha bu arada Tarkan hayranlarına bizzat aÄŸzından aldığım iki müjdeli haberi duyurmuÅŸ olayım. Bu da okura bir tür kültür hizmedim olsun. “Hasankeyf için ‘Uyan’ ÅŸarkısı yaptım, yakında çıkacak. Orhan Baba da baÄŸlamasıyla eÅŸlik etti. Harika biri Orhan Baba, hastayım ona! Hasankeyf’te de ayrıca önümüzdeki aylarda bir konser vereceÄŸim.”
s.zengin@zaman.com.tr
--------------------------------------------------------------------------------
8 bin çocuk okuma odalarında!
Doritos Konserleri kapsamında Diyarbakır’da konser veren Tarkan, Batman’da Frito Lay Okuma Odaları’nı da ziyaret etti. “Bu bölgeye geldikçe üzülüyorum, gözlerim doluyor. Bu bizim sorumluluÄŸumuz. Ne imkanım varsa, buraya yapmak isterim” diyen Tarkan çocuklarla masa tenisi oynadı.
Frito Lay’in sosyal sorumluluk projesi kapsamında yürütülen Frito Lay Okuma Odaları, 2003 yılından itibaren Batman, Nusaybin, Adıyaman, Gölbaşı, Ömerli ve Silvan olmak üzere dört ilde 7 oda olarak faaliyete geçti. TC BaÅŸbakanlık GAP Bölge Kalkınma İdaresi BaÅŸkanlığı’nın öncülüğünde yapılan proje bu bölgedeki çocukların ders çalışabilecekleri, sportif, kültürel ve sanatsal faaliyetlerden yararlanabilecekleri ortamlar hazırlamayı amaçlıyor. Frito Lay Kurumsal İletiÅŸim Müdürü Tolga Yücel, çocukların kiÅŸisel ve sosyal geliÅŸimlerini desteklemek ve ailelerinin bilinçlendirilmesini saÄŸlamayı hedeflediklerini kaydederek ÅŸunları söylüyor: “Åžu ana kadar 8 binin üzerinde çocuk yararlandı. Her okuma odasına yılda 300 çocuk devam ediyor. Pazar günleri dışında her gün açık, her yaÅŸtan çocuk ücretsiz olarak buralardan yararlanabiliyor. Okuma Odaları’nda kütüphane, bilgisayar odası, tenis masaları bulunuyor. Çok aileli çocuklar için de bir etüt iÅŸlevi var. Kütüphanedeki kitaplara sürekli takviye yapıyoruz. Okuma Odası sorumluları dışında aynı zamanda Milli EÄŸitim müdürlükleri öğretmen gönderiyorlar, çeÅŸitli alanlarda buralara destek oluyorlar. Aynı zamanda buralarda pozitif ayrımcılık yaparak kız öğrencileri öne çıkarmak istiyoruz. Yeni okuma odası açılmayacak ama var olanları daha da geliÅŸtirmek istiyoruz. Özel projeler yaparak buradaki çocukları İstanbul’da ağırlıyoruz zaman zaman.”
Zaman Pazar