|
elemor
Moderator
Kayıt: Sal 21 Kas, 2006 15:17 İleti: 377 Yaş: 29
|
 Ferdi Tayfur: Necla Nazır ile severek ayrıldık...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
[left]http://cumaertesi.zaman.com.tr/images/2008/06/28/ferditayfur.jpg[/left]‘Memur Muzaffer’ ile ekranlara dönen Ferdi Tayfur, albüm ve kitap çalışmalarına da devam ediyor. Reyting uÄŸruna kendine iftara atanlarla muhatap dahi olmayan Tayfur artık dokunulmazlığının olmasını istiyor.’Necla Nazır ile tekrar birleÅŸir misiniz?’ sorumuza ise pek yeÅŸil ışık yakmıyor.
Ferdi Tayfur:
Necla Nazır ile ayrılsak da gönüllerimiz bir
Türk müziÄŸinin önemli temsilcilerinden Ferdi Tayfur, ÅŸu sıralar yine oyunculuÄŸunu konuÅŸturuyor. Biz yeni bir müzik albümü beklerken, o ‘Memur Muzaffer’ olarak çıktı karşımıza. Kim bilir belki de hakkında çıkan dedikodular ve Necla Nazır’dan ayrılmasının stresini Muzaffer ile biraz olsun atmıştır. Yaz boyunca Fox ekranlarında yayınlanacak dizinin setinde neÅŸeli bir ortamın içinde bulduk Ferdi Tayfur’u. İyiden iyiye memur rolüne bürünen Tayfur, hükümetlerin memurları hoÅŸ tutmasından yana. Åžu sıralar Türk sanat müziÄŸi eserlerinden oluÅŸan ikinci albümünün ve “Bir Zamanlar AÄŸaçtım” kitabının hazırlıklarıyla da uÄŸraÅŸan sanatçı, son sürat çalışıyor. Sohbet sırasında söz dönüp dolaşıp Necla Nazır ile olan ayrılığına geliyor. “Ben ona hiçbir zaman nikah sözü vermedim.” diyen sanatçı, ayrılıklarının da kendilerine yakışan ÅŸekilde gerçekleÅŸtiÄŸini anlatıyor. 40 yıl bu ülkeye hizmet ettiÄŸini vurgulayan Tayfur,artık dokunulmazlık istiyor.
Memur Muzaffer ile aranız nasıl?
O iyi bir aile babası; ama maalesef maaşını yetiÅŸtiremiyor. Muzaffer, naif bir adam, onu tutup haciz memuru yaptılar. Düşkünleri, iÅŸi ters gitmiÅŸ insanları görünce yüreÄŸi acıyor ve haciz koymaya vicdanı el vermiyor. Bu yüzden memuriyetten atıldı; ama geri döndü. Ben de yavaÅŸ yavaÅŸ Muzaffer’in memurluk rolünü giyiyorum.
Memur Muzaffer rolüne bürününce memuriyetle ilgili nelerin farkına vardınız?
Bu ülkeyi memurlar sırtlarında taşır. Devlet ve hükümetlerin onları hoş tutması gerekir. İşleri çok zor, her gün binlerce insanla karşılaşıyorlar, ama aldıkları maaş da belli. Ev kirası, çocuklarını geçindirme bakımından zorlukları var.
Uzun yıllar sinemada rol almadınız ; şu anki oyunculuğunuzu nasıl buluyorsunuz?
Bana verilen rollerin hakkını vermek ve elimden geldiğince altından kalkmak istiyorum. Kalkıp da ben çok iyi oyuncuyum falan diyemem. Küçükken sinema oyuncusu olmayı çok isterdim, Allah nasip etti; önce şarkıcı olduk, orada parladık, sonra film teklifleri geldi.
Eski filmlerinizi seyrettiğinizde neler geçiyor aklınızdan?
O zamanki şartlarda, çekimler, kameralar, ışıklar çok zorlamış bizi. Ama buna rağmen oyuncu ve yönetmenler birer kahramanmış. Sinemayı bu noktaya getirene kadar çok emek vermişler. Şimdiki sinemacılar çok şanslılar. Teknoloji çok geliştiği için işleri daha kolay. Biz eskiden bir ekip 10 kişi falan olurduk. Şimdi 50-60 kişi, jeneratörlerle, kostüm arabalarıyla dört beş TIR birden gidiyor. Güzel filmler çekiyorlar
En iyi Türk sanat müziği sanatçısı ödülü aldınız, biz çok şaşırdık...
Valla ben de çok şaşırdım. O şarkılar benim gençliğimin şarkılarıydı ve biz onlardan çok feyiz aldık. Hayranlarım da bunu duysunlar istedik ve albümü satışa koyduk. Sonra ödül verilince başkalarının okumalarına ve kendi okumama baktım, benimki çok düzgün geldi. Besteci ne bestelemişse ben aynısını okudum. Hiç abartmadım.
Siz de bazı sanatçılar gibi albüm yapmak yerine dizi ve filmlerden mi para kazanmayı kafanıza koydunuz?
Televizyon programlarına davet ediyorlar, çıkmıyorum. Ama hayranlarım beni görmek istiyor, onun için dizi tekliflerini değerlendiriyorum. Bari ekranda görünmemin anlamı olsun.
Dizinin koşuşturmacası, hakkınızda çıkan asılsız dedikoduların sıkıntısından biraz olsun uzaklaştırdı diyebilir miyiz?
Aslında pek sıkıntı yaÅŸamadım; ama insanların ikiyüzlülüklerini gördüm. Tanımadığım insanların hayatıma burnunu sokmak istediklerini gördüm. Sabah programlarında insanların hayatıyla, ÅŸerefiyle oynadıklarını gördüm. Sırf reyting için insanların ekranlardan ahkâm kesmeleri aÄŸrıma gitti. Ben filmlerde oynarken onlar daha doÄŸmamıştı bile. Onların beni ağızlarına alırken destur demeleri lazım. 40 senedir bu millete hizmet etmiÅŸim. Bu adamın artık dokunulmazlığının, sit alanının olması lazım. Ne kimse namussuzluÄŸumu ne de sahtekârlığımı gördü. Hep dikkat ederim kul ve komÅŸu hakkına. Böyle bir insan olduÄŸum için de ‘Aman bunu biraz baltalayalım, vuralım da reyting alalım’ dediler. Ben onlarla muhatap olup seviyemi düşüremem.
Sabah yayımlanan dedikodu programlarına mı katılmanız istendi?
Zaten bütün meseleleri oydu. Sabah kalkacağım, programına gidip onun bunun aleyhine konuşacağım. Bana yakışır mı böyle bir durum! Beni şimdiye kadar kim düzeysiz bir programda görmüş. Sen bana gelmezsem ben de sana böyle yaparım düşüncesiyle hareket ettiler. Edersen et, beni herkes biliyor. Sonra da bütün söylediklerimiz yalandı diye itirafta bulundular.
Bu olaylar Necla Hanım’la aranızın bozulmasını körükledi mi?
Necla Hanım’la olan meselem yıllar öncesine dayanır. Yıllardır Necla Hanım benden nikah istiyor. Ben de evliyim, 30 senedir beraberim Necla Hanım’la; ama hiç evlilik sözü vermedim.
Onun hakkı değil mi, 30 yıldır berabersiniz?
Peki öteki kadının hakkı değil mi?
Ama uzun süredir berabersiniz...
Öbür kadın da ayrılmıyor, o da iki tane çocuk yetiştirmiş bana pırlantalar gibi. Allah razı olsun. Şimdiden sonra nikâha ne gerek var ki. Benim annemle babam da imam nikâhlıymış, ben daha yeni öğrendim. Ne olacak ki gönüller bir olduktan sonra. Hiçbir zaman sıcak sudan soğuk suya elini sokturmamışım. Yalan söylememişim ona.
Peki durduk yere neden sizden nikah istesin ki Necla Hanım?
OÄŸlumu büyüten bir kadın vardı, onu bana yamamaya kalktılar. Hâlbuki öyle bir ÅŸey yok. Ben çocuÄŸumu aldığımda 13 yaşındaydı. Okula gönderdim, gözünden rahatsızlığı, vardı tedavi ettirdim. Sonra büyüdü evlendirdim, Ferdifon’un da başına koydum, daha ne yapayım.
Hep birbiriniz hakkında iyi güzel şeyler söylüyorsunuz, sanki tekrar bir araya gelecekmişsiniz gibi geliyor?
Biz hiçbir zaman için birbirimizi incitecek ağır laflar söylemedik. Nasıl severek bir dirlik kurmuşsak, severek de ayrılabiliriz. İlla ayrılamam diye bir şey yok. Hayatta insanlar için her şey mümkün.
Necla Hanım dese ki, “Her ÅŸeyi unutup, tekrar görüşelim...”
Demez. Tuğçe de büyüdü ya artık. Nikah mikah numarası biraz daha karmakarışık oldu.
Peki siz bir adım atar mısınız?
Yok ben de atamam, o da atamaz. Zaten biz uzak deÄŸiliz birbirimize. Yine konuÅŸuyor, telefonlaşıyoruz. Biz öyle çok ketum insanlar deÄŸiliz. O ibadetlerini yapıyor, Kur’an okuyor, namaz kılıyor. Çok fazla zorlanmış deÄŸiliz.
|
|
dartanyan
*SiyahAkrep*
Kayıt: Cum 14 Nis, 2006 18:44 İleti: 2966 Yaş: 38 Konum: İstanbul
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
intuition yazdı: bu haberden öğrenmemiz gereken nedir anlayamadım,ben biraz safımdırda 
Kısaca şöyle diyor Ferdi Tayfur : " Bende özledim bende , remin var şuan elimde , sana koşmak istedim ,derman yok dizlerimde.."

_________________ "İMKANSIZ,BU DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEK GÜCÜ İÇLERİNDE KEŞFETMEK YERİNE KENDİLERİNE SUNULAN DÜNYADA YAŞAMAYI DAHA KOLAY BULAN,KÜÇÜK İNSANLARIN ORTAYA ATTIĞI BÜYÜK BİR KELİMEDİR.İMKANSIZ BİR GERÇEKLİK DEĞİL,BİR GÖRÜŞTÜR.İMKANSIZ BİR İDDİA DEĞİL,MEYDAN OKUMADIR.İMKANSIZ POTANSİYELDİR.GEÇİCİDİR.İMKANSIZ YOKTUR."
|