Türkiye’deki kadınların konumunu yorumlarken hem Türkiye’nin natal haritası üzerinden, hem de “Türkiye’deki kadının durumu nedir?” ÅŸeklindeki bir horary sorusuna cevap veriyormuÅŸ gibi hareket edeceÄŸim. Yalnız Türkiye’nin kadınlarından bahsederken -hemcinslerim alınmasın lütfen- kendimi bahsedeceklerimle özdeÅŸleÅŸtiremediÄŸimden dolayı, ne Venüs olarak yazacağım ne de Ay, bu yazıyı kendimi sadece ve sadece tepeden bakan MC’deki Uranüs’ün yerine koy.arak yazacağım.
Türkiye’nin kadınlarını betimlemek için yine Türkiye’nin doÄŸum haritasındaki 12.eve düşen Ay ve 5.eve düşen Venüs bana çok yardımcı olacaktır. Aslında gerçek ÅŸu ki, yazmak istediklerimle bu kadar örtüşen bir gökyüzü konumu bulmak kelimenin tam anlamıyla bir ilahi takdirdir. Hem anaretik derecede, hem de 12.evde olmasından dolayı, kendi burcu Yengeç’e girmeye can atan ama İkizler burcunun son saniyelerinde kapana kısılmış adeta cendereye sokulmuÅŸ Ay, kapanıp kalmış, gizli saklı kadınlarımızı vareden Osmanlı geleneÄŸinden miras kalmıştır bize.
ErkeÄŸi tarafından evine hapsedilmiÅŸ, sadece camın kenarından, perdenin arkasından, peçelerin ardından sokağı teftiÅŸ eden buÄŸulu gözler (Ay 12.evde) ve yine saraylarda padiÅŸahları eÄŸlendiren, zevk ve sefahat aleminin bir numaraları, allı güllü 19. yüzyıl saray cariyeleri (Venüs 5.evde)... Venüs 5.evde, 12.evdeki Ay’a göre nispeten daha genç kadınları, flörtleri simgeliyor. Åžimdiki zaman Türkiye’sinde ise 12.evdeki Ay ve 5.evdeki Venüs biraz modernleÅŸmiÅŸtir sadece, ancak arka plan aynı kalmıştır; evi çekip çeviren, çocuk doÄŸuran, evde eÅŸini bekleyen, saçı süpürge, biçare ev kadınının yanında veya karşısında erkeÄŸi eÄŸlendiren, zevk ve keyif veren ÅŸimdiki zaman kumaları, metresleri...
Kadın programlarında izlediÄŸimiz duygu sömürüsünde bir numara, salya sümük, saçı başı süpürge kadın portresini 29 derecede ve İkizler burcundaki Ay’dan daha iyi anlatacak bir gösterge yoktur. 29 derece astrolojide kritik ve kritik olduÄŸu içinde önem arzeden bir noktadır. DoÄŸum haritalarında kadersel kabul edilir; diÄŸer bir deyiÅŸle bu noktadaki gezegenin kiÅŸiye vereceÄŸi farklı bir hayat dersi var gibidir. İlerletilmiÅŸ ve transit haritalarda özellikle Ay’ın bir burcun 29.derecesinde bulunması krizli, iniÅŸli, çıkışlı zamanların, ani ve dürtüsel davranışların görüldüğü bir dönemi anlatabilir.
29.derece İkizler burcunda, yükselen yöneticisi, fakat 12. evde yer alan Ay’ın durumu hiç rahat deÄŸildir. Yükselen yöneticisi olması dolayısıyla Ay, yani kadınlarımız Türkiye için oldukça önemlidir; ancak 12.evde geri planda, sahne arkasında kalmışlardır. Belki de bunun için “Her baÅŸarılı erkeÄŸin arkasında bir kadın vardır.” sözü gerçek hayatta vardır; dikkat ederseniz erkeÄŸin yanında yada önünde deÄŸil, arkasında! Yani 12. evde.
29.derece İkizler burcundaki Ay, gözlerimin önünde şu şekilde canlanıyor: Bir yandan yemek pişirmeye çalışan, bir yandan çocuklarına yaramazlık yapmamaları için bağırıp çağıran, karnı burnunda; akşama kocası, sevgilisinden fırsat bulamaz da içki aleminden geç gelirse dırdıra başlayan, üstü başı bakımsız, perperişan, aldatılmaktan dolayı öfkeli, ama her öfkesini dışarı vuruşunda hırpalanan, tartaklanan, ekonomik özgürlüğü olmadığından dolayı da bastırılmış, kıstırılmış bir biçare...
Metres yada kuma olarak gördüğüm 5.evdeki, Akrep burcundaki Venüs için ise daha farklı bir manzara gözümün önünde canlanıyor: Venüs hem Akrep burcunda, hem de 5.evde olması sebebiyle iki kere cinselliÄŸi vurguluyor. ErkeÄŸi eÄŸlendiren, dertlerinden uzaklaÅŸtıran, daha çok tensel amaçlı kullanılan yanıltıcı bir cinsel obje! Yanıltıcı olması Venüs’ün 3.ev giriÅŸindeki Neptün’den aldığı kare açıdan kaynaklanmaktadır. 3.ev algıları sembolize eder ve Neptün’ün burada varoluÅŸu algıyı bulanık hale getirir. Yani çoÄŸunlukla tensel zevkler için kullanılan kadın, aynı zamanda bir hayalkırıklığını da ifade eder yada bu tarz kadının kendisi tensel zevkler doyuma ulaÅŸtıktan bir süre sonra hayalkırıklığı haline gelir. Ne de olsa Venüs Akrep burcunda zararlıdır. Ayrıca, dikkati çeken bir diÄŸer unsur, Neptün’ün 5.evde Venüs’le kavuÅŸum halinde bulunan Jüpiter’e de kare yapmasıdır. Jüpiter’i paranın sembolü olarak düşünürsek, metres bir erkeÄŸin hayatındaki ikinci kadın olmanın kaymağını yerken, kaymağı yediren taraf Neptün-Jüpiter karesinden dolayı ikinci kez hayal kırıklığına uÄŸramaktadır. Yani etrafa bolca dolar saçılmakta, sahnedeki (5.evdeki) aÅŸuftenin üzerine ÅŸiÅŸelerce ÅŸampanya dökülmekte, cep ve cepken delinmektedir. Venüs’le kavuÅŸum halindeki talih noktası da bu savımı yeterince desteklemektedir. Venüs aynı zamanda 5.evin ve ilginç olan 11.evde kıstırılmış durumdaki BoÄŸa burcunun da yöneticisi durumundadır ve haritanın içerisinde Akrep burcunda olmasının haricinde yeterince güçlüdür.
İkinci kadının (5.evdeki Venüs) yanında birinci kadın (12.evdeki Ay), diÄŸer bir deyiÅŸle evde erkeÄŸini bekleyen kadının durumu ise maalesef parlak deÄŸildir. Ay yukarıda da bahsedildiÄŸi üzere hem bulunduÄŸu burç, ev ve derece açısından zaten olumsuzdur. Bir de diÄŸer gezegenlerle açılarını deÄŸerlendirirsek, maskülen semboller olan Mars ile kare açı yaparken, GüneÅŸ ile üçgen açı yapmaktadır. Ancak GüneÅŸ ile olan üçgen açısı pek verimli deÄŸildir. Çünkü her iki gezegen de farklı elementlerdedir. Oysa ki, ikinci kadının durumuna bu açıdan bakarsak, yine birinci kadına göre daha ÅŸanslı olduÄŸunu görürüz. Çünkü, Akrep burcundaki Venüs yine Akrep burcundaki GüneÅŸ’le aynı evde (5.ev) beraberdir; burası flört evidir ve benzer ÅŸekilde Mars’la açısı olmamasına raÄŸmen birbirlerinin burçlarında yer aldıkları için (mutual reception) birbirlerine kur yapıp flörtlerine gönüllerince devam etmektedirler. Evdeki kadın ise öfkelidir (Ay-Mars karesi) ve yine erkek eve gelince kadın ona karşı (4.evdeki Mars) öfkesini kusmaktadır. Ancak Mars saldırgan doÄŸasından dolayı ve Terazi burcunda zararlı durumda olmasından dolayı, Terazi burcunun temsilcisi Venüs, yani ikinci kadın uÄŸruna erkek birinci karısını hırpalamaktadır (Mars-Ay karesi).
Harita yorumlarında Yükselen burç üzerindeki gezegen daima önemlidir. Türkiye’nin yükselen burcu üzerinde Pluto bulunmaktadır. Pluto bir yeraltı gezegenidir; gizli kapaklı örtülü iÅŸleri anlatır. Yukarıdaki haritayı aynı zamanda bir soru horoskopu olarak da yorumladığım için ve baÅŸta da belirttiÄŸim gibi birinci evi kadınlar olarak aldığım için Pluto’yu bu baÄŸlamda dikkate alıyorum. Kanımca Pluto, 5.evdeki Venüs ile üçgen açısı sebebiyle, yoÄŸun tutkuların sembolizmi olarak baÅŸvurulan metresi ön plana çıkartıyor ve aynı zamanda tutkuları sembolize eden cinsel objenin erkek üzerinde yeterince büyüleyici olduÄŸunu da vurguluyor. Ancak, Pluto kanımca baÅŸka ÅŸeyleri de vurgulamaktadır. Mizahi bir yaklaşımla 1.evde, yani birinci kadının (evde umarsızca kocasını bekleyen kadının) bölgesinde durduÄŸu için ve yine 4.evdeki Mars (erkek eÅŸ) ile kare açısı bulunduÄŸu için erkeÄŸi eve baÄŸlamak niyetiyle büyü yaptırılmasını da sembolize ediyor olabilir. Pluto bilindiÄŸi üzere yeraltı bir faaliyet olan büyüyle de iliÅŸkilendirilir ve yine dikkat edilirse Pluto Yengeç burcunda, Mars ise Terazi’de, her ikisi de diÅŸi semboller. Pluto-Venüs üçgeni, birinci kadının ikinci kadını erkeÄŸinden uzaklaÅŸtırmak amacıyla yaptığı büyüyü de anlatabilir aynı zamanda. Dikkat ederseniz Pluto, diÄŸer bir maskülen sembol GüneÅŸ ile de üçgen açı içerisinde. Hem eÅŸi eve baÄŸlama, hem de eÅŸin metresine eÅŸten ayrılması amaçlı yapılan sevgi büyüleri... 1.evdeki Pluto’ya bakarak, büyücülerin, muskacıların neden bu ülkede zengin olduklarına ÅŸaÅŸmamak gerekir.
Türkiye’deki kadının durumu ilginçtir. Medyayı birazcık takip ettiÄŸimizde ÅŸaşırıp kalırız. Ekranları sular seller götürmektedir. İlk baktığınızda ÅŸiddet görmekten muzdarip, ezilen kadın, durumundan oldukça ÅŸikayetçi görünmektedir. Ancak, aynı dertli kadın durumunu deÄŸiÅŸtirmek için herhangi bir çaba harcamamaktadır. Hatta kaderci bir tavırla “Benim eÅŸimdir, sever de, döver de!” diyerek yeri geldiÄŸinde, eÅŸini kendisini hırpaladığı için adeta onurlandırmaktadır. Daha da acısı, “kendi ayakları üzerinde duran kadın” diye lanse edilen avam takımının ÅŸiddet gördüğü için televizyon ekranlarındaki salya sümük hallerini hayranlıkla izleyebilmektedir. “Vay canına! Bak koskoca manken bile dayak yemiÅŸ, ben niye yememeyim!” diyerek bir garip avuntu içinde kendini uyuÅŸturmaktadır.
Aslına bakarsanız sırf para kazanıyor olması bir kadının, kendi ayakları üzerinde durması için gerekli koÅŸuldur; ama yeterli deÄŸildir. Bu sebeple “kendi ayakları üzerinde duran kadın” diye lanse edilen avam takımının, bir ayaklarının falanca futbolcunun kramponunda, bir ellerinin ise falanca iÅŸadamının cebinde olması kendi ayakları üzerinde durduklarına yeterince delalet deÄŸildir ki, buradan anlaşılacağı üzere görselliÄŸi ön planda olan ( 5.evdeki Venüs) kadının durumu da pek parlak deÄŸildir. Zaten Venüs ve Mars birbirlerinin burçlarında olmaktan dolayı karşılıklı etkileÅŸim halinde olduÄŸu için, Mars’ın doÄŸasını gereken ÅŸekilde ortaya koyamamasından (Mars-Terazi) dolayı 5.evdeki kadın da farklı türde bir ÅŸiddet görmektedir herhalükarda.
Bütün bu anlatılanlar, bizi 29.derecedeki Ay’a sürüklemektedir. Yazımın başında da belirttiÄŸim üzere, anaretik derece astrolojide önemlidir; alınması gereken önemli dersleri simgelediÄŸi için oldukça kaderseldir. Ezilmekten, ÅŸiddet görmekten ÅŸikayet eden Türk kadının görmesi gereken asıl gerçek ÅŸudur ki, erkeÄŸi de kadın yetiÅŸtirmektedir. EÄŸer erkekleri yetiÅŸtiren kadınlar, onlara erkek olmalarından ziyade en baÅŸta insan olmayı öğretebilseler, ortada ne ezen ne de ezilen kalacaktır ve yine o zaman birinci kadın, ikinci kadın döngüsü de kendiliÄŸinden kırılacaktır. Aklıma Cem Karaca’nın ÅŸarkısındaki dizeler geldi birden ve onlarla da nokta koyuyorum Türkiye kadınlarının durumuna:
“Ne erkek olmak hüner, ne de kadın olmak, vallahi çok zor deÄŸil sırf insan olmak”
Berrak Gökmen
http://www.astrolojigazatesi.com