 |
| Yazar |
Mesaj |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
 ÜLKELER
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Bugün koyuakrep Polonya dedi..ve ben Polonya'yı azıcık araştırdım nette..vaktim olsa daha fazla ve daha ilginç bilgiler toplardım..
işte kısa net seyahatimden POLONYA..

_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 14:46 |
|
 |
|
adamas
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 06 Kas, 2005 21:38 İleti: 1310 Yaş: 37 Konum: antalya
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
ziyaretin bayağı kısa imiş anlaılan...
_________________ Force Be With You
|
| Pts 26 May, 2008 15:14 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
adamas yazdı: ziyaretin bayağı kısa imiş anlaılan...
of adamas of..
evet kısaydı ama birkaç yazı göndereceğim..ve az önce gönderdiğim yazı gitmemiş..yada bir resim arıyordum..onu ararken göndermeyi unutmuşum sanırım..
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
En son lotus2 tarafından, Sal 27 May, 2008 14:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
|
| Pts 26 May, 2008 15:22 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
YAHYA KEMAL'İN BÜYÜK ELÇİLİK YAPTIĞI ÜLKE:POLONYA
Ünlü ÅŸairimiz Yahya Kemal ’in 1929-1930 yıllarında büyükelçilik yaptığı Polonya , katedralleri, alışveriÅŸ merkezleri ve mimarisiyle klasik bir Avrupa ülkesi. Hep birlikte sokaklarında dolaÅŸmaya çıkalım. Buyrun!..
1795 yılında Avrupa haritasından silinmiÅŸ bir ülke Polonya . Almanya , Rusya ve Avusturya ’nın aralarında paylaÅŸtığı ülke, yaklaşık 123 yıl boyunca dünya haritasında yer alamamış. Ülke 1. Dünya Savaşı ’ndan sonra 1918’de tekrar kuruluyor. Osmanlı , Lehlerin tarihten silindiÄŸi o yıllarda hep Lehistan ’ı desteklemiÅŸ ve Avrupa ülkelerinin tersine Lehistan ’ın parçalanmasını tanımamış. Dünyada Polonya ’nın parçalanışını kabul etmeyen tek devlet Osmanlı olmuÅŸ. Bu yüzden Polonya Devleti ve milleti, Osmanlı Devleti ’nin bu jestini hâlâ unutmuyor. 1929-1930 yılları arasında ÅŸairimiz Yahya Kemal , büyükelçilik yapmış burada. Polonya , dünyaca ünlü bilim adamı Kopernik ve milli ÅŸairleri Adam Miskiyevic ile tanınıyor.
KomÅŸuları; Litvanya , Beyaz Rusya , Ukrayna , Çek Cumhuriyeti , Slovakya , Rusya ve Almanya . Baltık Denizi ’ne kıyısı olan ülkenin çoÄŸunluÄŸu Lehlerden oluÅŸuyor. Azınlık nüfus yok denecek kadar az. Yurtdışında çalışan çok sayıda Polonyalı mevcut. Bunların yüzde 65’i Amerika BirleÅŸik Devletleri ’nde.
Bir kış günü geliyoruz Polonya ’ya. Buraların kışı da pek baÅŸka yerlerinkine benzemiyor. Dondurucu bir soÄŸuk kanınıza iÅŸleyiveriyor birkaç dakika içinde. VarÅŸova ’nın adını Demirperde ülkeleri zamanında sıkça duyuyorduk. VarÅŸova Paktı olarak geçiyordu. Åžimdi Avrupa BirliÄŸi baÅŸkentlerinden birisi, nüfusu 3 milyon.
VarÅŸova ’yı kuÅŸbakışı seyredebileceÄŸiniz yer Polonya ’nın en yüksek binası olan ÅŸehir merkezindeki Kültür Sarayı . 231 metre yüksekliÄŸindeki Kule ve Saray, Stalin ’in hediyesi. 3.200’den fazla odaya sahip olan Kültür Sarayı , eskiden Stalin Sarayı olarak bilinirmiÅŸ. 1952-1955 yılları arasında yapılan bina, halka açık. Her isteyen buraya çıkıp VarÅŸova ’yı kuÅŸbakışı seyredebiliyor.
VarÅŸova , ÅŸehir merkezindeki katedralleri, alışveriÅŸ merkezleri ile klasik bir Avrupa ÅŸehri havası sunar size. VarÅŸova ’da çarşıda şöyle bir gezindikten sonra Polonya ’ya 500 yıl baÅŸkentlik etmiÅŸ Krakov ÅŸehrine gidiyoruz. Åžehre ilk girdiÄŸinizde gördüğünüz ÅŸehrin tarihî dokusu ÅŸaşırtır sizi. 2. Dünya Savaşı sırasında Alman bombardımanından korunabildiÄŸi için tarihî yapısı aynen muhafaza edilebilmiÅŸ. Bu yüzdendir ki; kim gerçek Polonya ’yı görmek istiyorsa Krakov ’a uÄŸramalı deniyor. Bu ÅŸehir aynı zamanda Papa İkinci Jean Paul ’un papa olmadan önce piskopos olduÄŸu ÅŸehir. 1978 yılında Krakov piskoposu Kardinal Karol Voytila, 2. Jean Paul olarak papa seçilmiÅŸ. Yani Polonyalılar onu bu ÅŸehirden uÄŸurlamışlar papalığa.
Krakov merkezde sizi Mariyatski Kilisesi karşılar. Hemen yanı başındaki Suriyenitse kapalı çarşısı mutlak uğranılacak yerler arasındadır. Eğer buraya aralık ayında gelmişseniz meydanda kurulmuş açık hava pazarları renkli bir görüntü sunar size. Meydandaki saat kulesi de Avrupa şehri resmini tamamlayan karelerdendir.
Mariyatski yani Meryem Ana katedralinin kulelerinden birisinde her saat başı borazan çalınıyor. Ve adına da Ti Borusu diyorlar. Sesin birden kesilmesi ise düşmanın geldiğini haber veren borazancının okla vurulduğu anı simgeliyormuş. Yıllardır bu gelenek, vurulan kişinin anısına sürdürülüp gidiyormuş.
Kebap ve döner de var!
Mariyatski Kilisesi ’nin duvarlarında bir Papa 2. Jean Paul ’un, bir de 3. Yan Sobiyevski’nin resimleri var. Kralları 3. Yan Sobiyevski, Osmanlı ’nın Viyana ’dan çekilmesinde etkili olmuÅŸ Haçlı ordularının komutanı imiÅŸ. Krakov sokaklarında dolaşırken birden karşınıza simitçi fırınları çıkabilir. Bizdeki simitlerin ÅŸeklen aynısı, Polonya ’nın bir tek Krakov ÅŸehrinde karşılar sizi. Her ne kadar tadı bizim simitlere benzemese de görüntüsüyle sizi sevindirir. Memleketinizden bir esintiyle caddeleri, sokakları daha bir içten dolaÅŸmaya baÅŸlarsınız. 1 simit Polonya para birimiyle 1 zvoti 100 kuruÅŸ. Bizdeki kuruÅŸ gibi burada da kuruÅŸ deniyor. 1 zvoti yaklaşık olarak 25 cent Euro yapıyor.
Çarşıda dolaşırken karşınıza çıkan kebapçıları görüp de buralarda Türk lokantası varmış diye sevinmeyin. Buraları işletenler Polonyalılar . Polonya kebapları hamburger ile yarışıyormuş. Kebap kelimesi aynı şekilde yazılıyor bu ülkede de. Ancak kebap bizim bildiğimiz kebaplardan değil. Polonyalıların kebap dedikleri aslında bizdeki döner. Döner burada 6 zivoti yani 1,5 Euro .
Krakov sokaklarında dolaşırken tanıdık bir mimari hemen dikkatinizi çeker. BaÅŸka bir Polonya ÅŸehrinde örneÄŸi olmayan ilginç bir ev ‘minareli ev’. Osmanlı -İslam kültüründen oldukça etkilenen ve geçmiÅŸte Katolik olan bir Polonyalının Krakov ’a kazandırdığı önemli İslam motiflerinden biri. İslam dinini kabul eden ve Osmanlı ordusu içinde vazife yapan Teodor Rayski isimli bir Polonyalı yaptırmış bu evi.
Polonya ’da turizme açılmış tam 900 yıllık bir tuz madenini görme ÅŸansı da elde edebilirsiniz. Turizme açılan bu madene giriÅŸ kiÅŸi başı 13 Euro . Madenin en derin noktası 327 metre. 9 yıl önce ekonomik kaygılardan dolayı madende üretim durdurulmuÅŸ. Turistler, madenin gezilen bölümlerini ancak 2 saatte dolaÅŸabiliyorlar. SaÄŸlık merkezleri madenin 3. ve 5. katlarında. Madende toplam 9 kat bulunuyor. SaÄŸlık merkezlerine turistler alınmıyor, sadece hastalar girebiliyor. Madenin içinde yaklaşık 3.000 tane oda bulunuyor. İçeride geçiÅŸleri saÄŸlamak amacıyla dev tüneller yapılmış. 300 km’lik bir tünel bile bulunuyor. Tuz madeninin içinde ayrıca dünyanın en derinde olan kilisesi de bulunuyor. Yaklaşık 40 tane kilisenin bulunduÄŸunu söylüyorlar. 94 ülkeden yılda 1 milyon kiÅŸi bu tuz madenini ziyaret ediyormuÅŸ. Yaz kış sıcaklık 14 derece bu madende. 2 tane saÄŸlık merkezi var. Özellikle astım hastaları için ve diÄŸer hastalıklar için.
Avrupa BirliÄŸi ’ne üye ülke Polonya ’da sadece kız ya da sadece erkek öğrencilerin gittiÄŸi çok sayıda Katolik okulları var. Öğretmenleri arasında da hiç de azımsanmayacak kadar rahip ve rahibeler mevcut. Buradan yetiÅŸen öğrencilere üniversitelere giriÅŸte herhangi bir engel de yok. Derse baÅŸlarken dua ile baÅŸlıyorlar.
Rahipler derse giriyor
Polonya Devleti ve halkı, sayıları yüzlerce olan Katolik liselerinden hiç rahatsız olmadıkları gibi bu özel okullara destek veriyorlar. Ayrıca rahip ve rahibelerin derslere girmesi, öğretmenlik yapması Avrupa BirliÄŸi üyesi Polonya ’da hiç sorun deÄŸil. Sözlü ve yazılı basında böyle bir eÄŸitim tarzından rahatsız olunduÄŸuna dair hiçbir haber de yer almıyor. Polonya nüfusunun neredeyse tamamı Katolik . Polonya ’da devlet-kilise iliÅŸkisini 1989 yılı yasaları düzenliyor. Söz konusu yasalar, inanç özgürlüğünü garanti altına alırken, Roma Katolik Kilisesi ’nin radyo ve TV programları yapmasına ayrıca okul, hastane ve tarihî deÄŸeri olan binaları iÅŸletmesine izin vermektedir. Lublin Katolik Üniversitesi ve VarÅŸova İlahiyat Akademisi dışında birçok üniversite ve eÄŸitim kurumunda ilahiyat bölümleri var. VarÅŸova baÅŸpiskoposu aynı zamanda Polonya baÅŸpiskoposu.
Avrupa ’da bir yolculuk yapmak istediÄŸinizde rahatlıkla gezip dolaşıp zevkle ayrılabileceÄŸiniz bir ülke Polonya . Klasik Avrupa ÅŸehirlerini andıran yapısı içinde güler yüzlü insanlarıyla dikkat çeken bir ülke. Polonya ’ya bir kış gününde gelmektense bir bahar günü gelmeyi tercih ederseniz de sizin yararınıza. Aksi halde buraların soÄŸuÄŸuna alışmanız veya hasta olup ülkenize geri dönmeniz iÅŸten bile deÄŸil.(SAİM ORHON)
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 15:27 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
En son lotus2 tarafından, Pts 26 May, 2008 15:57 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 değişiklik yapıldı.
|
| Pts 26 May, 2008 15:30 |
|
 |
|
akrep_S_26
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pts 28 Nis, 2008 01:39 İleti: 1490 Yaş: 28 Konum: Eskişehir
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
evleri,binaları,yapıları bu şekilde olan yerler hep ilgimi çekmiştir..yaşamak isterdim açıkçası..teşekkürler lotus içim açıldı..
|
| Pts 26 May, 2008 15:31 |
|
 |
|
adamas
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 06 Kas, 2005 21:38 İleti: 1310 Yaş: 37 Konum: antalya
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
 hemen kızma yaaaaaaaa
ben sana gazı vermesem bir kaç gün o şekilde kalırdı fena mı oldu
sayfa renklendi işte ellerine sağlık
_________________ Force Be With You
|
| Pts 26 May, 2008 15:58 |
|
 |
|
intuition
*SiyahAkrep*
Kayıt: Çar 05 Eyl, 2007 20:36 İleti: 3560 Yaş: 34 Konum: MUĞLA
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
_________________
|
| Pts 26 May, 2008 16:00 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
POLONYA'NIN NELERİ MEŞHUR?
KISACA:POLONYA
Polka Dansı, VarÅŸova’daki Bilim ve Kültür Sarayı,VarÅŸova ve Krakov Åžehirleri,Solidarnosc Sendikası,Lech Walesa,Auschwitz (Oswiecim) Nazi Toplama Kampı
NOT:ve YUKARIDAKİ ŞEHİR VE İNSAN GÖRÜNTÜLERİ VARŞOVA'YA AİTTİ..
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
En son lotus2 tarafından, Pts 26 May, 2008 16:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 değişiklik yapıldı.
|
| Pts 26 May, 2008 16:00 |
|
 |
|
adamas
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 06 Kas, 2005 21:38 İleti: 1310 Yaş: 37 Konum: antalya
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
auschwitz i biraz arştır bence tarihin en büyük insanlık dramı yatar orda ............
_________________ Force Be With You
|
| Pts 26 May, 2008 16:03 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
adamas yazdı: :D hemen kızma yaaaaaaaa ben sana gazı vermesem bir kaç gün o şekilde kalırdı fena mı oldu
sayfa renklendi işte ellerine sağlık
Yok adamas..birkaç gün öyle kalmıyacaktı..bak hala araştırıyorum..
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 16:07 |
|
 |
|
esmeralda
Astroloji Editörü
Kayıt: Cum 02 May, 2008 23:35 İleti: 1873 Yaş: 30 Konum: izmir-ankara
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
lotus içimden geldi,seni çok seviyorum,
nasıl gülümsedim nasıl,hemde içten...
çok güzel bir çalışma olmuş elelrine sağlık,
herkes bir ülkeyi kendine göre tanıtabilir
ama senin pencerenden araştırmalarından
okumak bilgilenmek daha keyifli ve güzel...
not:adamas lotus cevabını vermiş ne dersin:))))
ya siz çok yaşayın emi:)
lotus:işte polonya kısa seyahatim
adamas:evet baya kısa sürmüş:)))))
|
| Pts 26 May, 2008 16:10 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Auschwitz Toplama Kampı'nın kurtarılışının 60. yıldönümü
Auschwitz'in Sovyet Ordusu tarafından 60 yıl önce kurtarılması ve burada katledilenler için geniş katılımlı anma törenleri yapılıyor. Bu kampta 'ölüm makinesi çarklarının bir dişlisi'' olarak görev yapan eski bir SS subayı, Alman gazetesi Bild'in sütunlarında özür diledi.
Utançla yaşıyor
21 yaşından itibaren Auschwitz'de 'görev yapan'' Oskar Gröning, 'On yıllardır utanç içindeyim, bugün hala aynı utancı yüreğimde taşıyorum. Yaptıklarım için değil. Çünkü ben kimseyi öldürmedim, ama cinayetlere yardım ettim. Milyonlarca masumu katleden ölüm makinesinin çarklarının dişlisiydim'' dedi.
Kampa gelişlerinde Yahudilere ait gümüş, mücevher gibi değerli eşyaların toplanması ve bunların Nazi rejimini zenginleştimek için Berlin'e gönderilmesinden sorumlu olan Gröning, Auschwitz'e bir daha adım atmamış. Bugün 83 yaşında olan eski SS şunları anlatıyor:
'Ocak 1943'te bir gece esirleri nasıl gazla öldürdüklerini ilk kez gördüm. Auschwitz-Birkenau kampı yakınlarında elden geçirilmiş bir çiflikte kaçanları bulmak için dolaşırken insanların çırılçıplak binanın içine nasıl sokulduğunu gördük. Yüzlerce insan vardı. Kapılar kapandıktan sonra gaz odalarında panikten attıkları çığlıkları duyuyordum. Sonra gaz maskeli bir görevli duvardaki küçük delikten Ziklon B gazını içeriye boşalttı. İşte o anda içerideki çığlık, çınlayan korkutucu bir koro oluşturdu. Bu ses hala kulaklarımda. Bir süre sonra, sessizlik hakim oldu. Ürkünç bir sessizlik...''
İlk kez kamuoyuna açıklamalarda bulunduğunu belirten eski SS, gençlere de nasihat verdi: 'Gençlerin gerçekten ne olup bittiğini asla unutmaması gerek. Hatam yakamı hiç bırakmadı. Özür dilemekten başka yapacak birşeyim yok.''
Kudüs'te güvende yaşıyor
15 yaşındayken Auschwitz toplama kampına gönderilen ve soykırımdan sağ kurtulan Yunan Yahudisi Jack Handeli, Kudüs'teki evinde hala olanları sorguluyor. Uzmanlara göre, soykırıma maruz kalan bir kesim zamanın bu izleri sileceğini düşünerek, yaşadıklarını etrafındakilerle paylaşmayı tercih ediyor. Handeli geceleri hala kabuslarla uyanıyor
not:Bu acıyı hiç kimse unutamaz
Naziler, savaşta yaklaşık 6.7 milyon Yahudi'yi katletti. Polonya'da 1940'da kurulan Auschwitz kampında bir milyondan fazla Yahudi öldürüldü. Kamp, 27 Ocak 1945'te Sovyet Ordusu'nca ele geçirildi ve kamptaki insanlar özgürlüklerine kavuştu. Naziler, Polonya'da, 7 ölüm kampının yanısıra binlerce çalışma kampı ve ölüm merkezi kurdu. Kamplarda Yahudilerin yanısıra rejim muhalifleri, Çingeneler ve eşcinseller de katledildi.(ALINTI)
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 16:15 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Komşumuzun kızı Olenka
Nisan ayı tam bir doğumgünleri ayıydı. Kutlamalar, hediyeler, doğumgünü kartları derken geçti işte. Bundan sonra neredeyse her aya sadece bir doğumgünü düşüyor ki, iyi bazı açılardan.
Son doğumgünü kutlaması, komşumuz olan David(Dave)-Alexandra çiftinin iki yaşındaki şeker mi şeker kızları Olenka'ya aitti. Doğumgünü tam da Paskalya tatiline denk geldiği için, birkaç hafta rötarla, geçen pazartesi akşamı biraraya geldik ve oldukça hoş bir akşam geçirdik. Olenka, her zamanki mutlu çocuk haliyle bizleri güldürdü, dans etti, elbisesinin eteklerinin açılışına bakarak döndü durdu ortalıkta.
Alexandra aslen Polonya'lı, David ile ikisi full time çalıştıkları için de Olenka'ya Alexandra'nın annesi bakıyor. Alexandra'nın annesi İngilizce konuşamadığı için Olenka'yla bütün iletişimi Polonya dilinde, evde babası ve komşular Olenka'yla İngilizce konuşuyor, sonuçta Olenka Kendisine Polonya dilinde söylenen herşeyi anlıyor, ama yeni yeni konuşmaya başladı ve ilk kelimeleri İngilizce oldu. Merakla onun dil gelişimini izliyoruz, konuşmalarını takip ediyoruz. İlginç bir tecrübe.
Bu arada Polonya kültürünün, bazı yönleriyle Türkiye kültürüne ne kadar benzediğine de tanık oluyorum. Son derece misapirsever ve paylaşımcılar. Yemek zamanı olmamasına rağmen mutfakta o anda pişirilen birşeyler varsa (Kek veya özgün bir Polonya yemeği gibi..) mutlaka tatmanız isteniyor. Yemek zamanıysa hemen masaya bir tabak daha konulup, oturup yemeniz için acaip ısrar ediliyor. Güzel, insanın içini ısıtan şeyler. O akşam bir ara söz döndü dolaştı yemeklere geldi, sonra sosisten, derken sucuktan bahsettik. Ben bir ara Türk sucuğuna en yakın şeyin marketlerde satılan İtalyan pepperoni olduğunu ama sucuğun yerini tutmadığını söylediğimi hatırlıyorum. Ertesi gün işyerime Alexandra'nın annesi geldi ve bana alüminyum folyoya sarılmış birşey verip 'plis, plis'(lütfen) diyerek almamı istedi. Neyse, aldım paketi ve o gittikten sonra açtım ki, Polonya salamı.
İşte böyle... İnsanın çevresinde güzel insanların olması, hayatı biraz çekilir kılıyor.
Der, Fatma Saat 20:30(ALINTI)
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 16:23 |
|
 |
|
lotus2
*SiyahAkrep*
Kayıt: Pzr 11 Şub, 2007 07:13 İleti: 2723 Yaş: 39
|
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
RÜZGARIN YARAMAZLIĞI (Polonya Masalı)
Söğütlü köyde herkes rüzgardan şikayetçiydi.
Yaşlı dede, ekmek pişirdiği fırında ateşi söndürdüğü için kızıyordu rüzgara.
Yaşlı nine, sokağa çıkmasına izin vermediği için içerliyordu. Ayakkabıcı ustası, dükkanının pencere pervazları arasındaki deliklerden içeri girip soğuttuğu için sinir oluyordu.
Topal bahçıvan, bahçedeki çiçekleri kırdığı için öfkeleniyordu.
Köyde sadece küçük çocuk seviyordu rüzgarı:
"Anneciğim, gel bak rüzgar ne tatlı esiyor."
"O tatlı değil yavrucuğum. Hınzırın tekidir rüzgar. Onun insafsızlığından bu yıl hiç ürün vermeyecek bitkiler. Çünkü bitki tozlarını çok uzağa götürüyor. Belki ekmeğimiz bile olmaz bu yıl."
Ekmek lafı küçük çocuğa rüzgarı unutturmaya yetmişti bile:
"Anneciğim bana yağlı ekmek verir misin?"
Rüzgar ise kimsenin kendisini sevmediği bu köyü terk etti. "Gerçekten de beni sevmemekte haklılar." diye düşündü.
"Islık çalar gibi eserim, fırtına olur kükrerim.
Benden korkuyorlar, bu doğru. Ama başka nasıl davranılır bilemiyorum. Ne yapabilirim?"
Rüzgar, horozun yanına gitti. Ondan kendisine şarkı söylemeyi öğretmesini istedi. Ama horoz sadece ötmesini biliyordu. Kurbağaya gitti; o da yardım edemedi. Çaresiz kırlarda dolaşırken karşısına bir korkuluk çıktı. Ama bu korkuluk ekinlerin ortasına yerleştirilip, kuşları kaçırması gereken diğer korkuluklar-dan farklıydı.
Güzel bir genç kız gibi giydirilmişti bu korkuluk. Başında zarif bir şapka, ayaklarında ipek eteklik vardı.
Rüzgar bu güzel kıza yaklaşmaktan korktu: Önce hanımeline gitti, ondan güzel kokular aldı. Sonra kıza yaklaştı. Ama o kadar tedirgindi ki acemilikle gerektiğinden fazla esti.
Kızın şapkası uçtu, etekleri havalandı.
Rüzgar çok utandı. Korkup kızla konuşamadan oradan uzaklaştı.
Ağlamaklı oldu, köye dönmeye karar verdi.
Yolda buğday tarlasında küçük çocuğu gördü.
Annesi tarlada çalışıyor, ekin topluyordu. Küçük çocuk için ağaca bir salıncak kurmuştu.
Çocuk salıncakta uyuyordu.
Rüzgar kendisini seven tek insan olan küçük çocuğu görünce çok sevindi. Onu da sevindirmek istedi. Usul usul esmeye başladı.
O kadar tatlı ve uysal esiyordu ki, bütün ekinler başlarını diktiler. Başaklar açıldı. Artık küçük çocuğun annesi daha rahat çalışabilirdi.
Küçük çocuk ise bunlardan habersiz tatlı tatlı uyuyordu. Rüyasında rüzgarla oynuyordu.
_________________
"ALEM HEPİMİZE YETER,BİR LOTUS MU FAZLA GELDİ?.."
VE YİNE DİYORUM:"İLLAKİ İNSAN OLMAK"..
|
| Pts 26 May, 2008 16:26 |
|
|
Kimler çevrimiçi |
Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 1 misafir |
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumda konulara cevap yazamazsınız Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz Bu forumda dosya ekleyemezsiniz
|
| Akrep Portal |
Akrep Burcu |
Genel Portal |
Astral Seyahat|
Akreportalnet.com|
SeyrüSefa |
Rüya Tabirleri |
Telekinezi |
EÄŸitim Cafe|
Tekil Hit |
www.akreportalnet.com
|
 |