Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Pzr 20 May, 2012 05:18



Konuya cevap yaz  [ 17 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
DoÄŸadaki Geometrik Düzen 
Yazar Mesaj
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 30 Ekm, 2005 23:42
İleti: 3520
YaÅŸ: 33

Konum: Kayıp Şehir
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
“ O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inÅŸa edendir…”
( Müminun Suresi, 78 )


Kulağın yapısındaki altın oran, duyma işlemini nasıl mükemmel hale getirir?

İnsan vücudunun yapısını günümüze kadar birçok farklı bilim dalı altında inceleyen uzmanlar, yaptıkları matematiksel incelemeler sonucunda kulağın yapısı ile ilgili bu önemli soruya yanıt buldular.

Son yıllarda yapılan biyolojik araÅŸtırmalar göstermiÅŸtir ki; insan vücudundaki altın oran sadece insanın fiziksel görünümünde bulunmaz. İnsan beyninin, sinir sisteminin, duyu organlarının, akciÄŸer sisteminin ve DNA’nın gerekli fonksiyonlarını yapabilmesi için de altın oranın gerekli olduÄŸu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle günümüzde insan vücudunda yer alan pek çok organın ve sistemin birbirleriyle uyum içinde çalışabilmesinin altın oranla yakından iliÅŸkili olduÄŸu düşünülmektedir.

Vücudumuzda bu ilişkinin çok açık bir şekilde görüldüğü ilk yer duyma işlemini gerçekleştiren kulağımızdır. Ancak kulaktaki geometrik düzene geçmeden önce, duyma işleminin nasıl gerçekleştiğini kısaca hatırlamamız, altın oranla işitme arasındaki ilişkiyi görebilmek açısından gereklidir.

-İşitme Sistemindeki Kusursuz Uyum

Konumuz açısından kulağımızda bulunan iÅŸitme sisteminde dikkat etmemiz gereken iki önemli nokta vardır. Duyma iÅŸleminin gerçekleÅŸmesi için ilk önce havadaki ses dalgalarının “toplanması” ve daha sonra da bu ses dalgalarının sinirsel uyarılara dönüştürülerek beyne iletilmesi oldukça önemlidir. Dolayısıyla havadaki ses dalgalarını toplayan kulak kepçesi ile iç kulaÄŸa gelen titreÅŸimlerin beyne iletilmesini saÄŸlayan “salyangoz” arasındaki uyum duyma iÅŸleminin gerçekleÅŸmesinde çok önemli bir yer tutmaktadır. En önemlisi de, duyu sistemi üzerinde yapılan araÅŸtırmalar hem kulak kepçesinin hem de “salyangozun” altın orana göre ÅŸekillendirilmiÅŸ özel yapılar olduÄŸunu göstermiÅŸtir.

-Kulak Havadaki Ses Dalgalarını Nasıl Toplar?

Kulak kepçesinin dış çeperini çevreleyen ve konka adı verilen sınırın, kavisli şekli gerçekte Fibonacci sayıları doğrultusunda ortaya çıkan eşit açılı sarmal bir eğri meydana getirmektedir ve hepimizin bildiği gibi kulağımızın bu şekli her insanda aynıdır.

Peki kulak kepçesinde görülen bu özel geometrik düzenin, kulağın havadaki ses dalgalarını “toplama” fonksiyonuyla iliÅŸkisi nedir?

Kulak kepçesinde görülen eşit açılı sarmal şeklin kulağın ses dalgalarını toplayabilmesi, kulağın olabilecek en mükemmel geometrik düzenle yaratılmış olması sayesinde gerçekleşir. Buradaki mükemmel yapıyı anlayabilmemiz için kulak çeperimizin şeklini hafifçe değiştirmemiz yeterli olacaktır. Örneğin;


- Kulaklarımızı ellerimizle ön tarafa doğru itersek gelen sesin frekansı aynı olmasına rağmen duyduğumuz sesin şiddeti artacaktır.


- Kulağımızı ellerimizle hafifçe arkaya doğru ittiğimizde ise duyduğumuz sesin şiddeti bu kez düşük kalır ve duymakta zorlanırız.

Çevreden gelen sesin frekansında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen, kulağımızı oynattığımızda duyma oranının artması ya da azalması, kulak kepçesindeki eşit açılı sarmal eğrinin şeklen bozulmasından kaynaklanan bir durumdur. Kulağımızın şekli ile duyma kapasitesi arasında doğrusal bir ilişki bulunduğundan, kulak kepçesine geometrik şeklini veren ve Fibonacci dizisine göre oluşan sarmal eğrinin, işitmedeki denge ile doğrudan bir ilişkisi olduğu söylenebilir.


-Duyma Anında Neler Oluyor?

Duyma işlemi ilk olarak havadaki ses dalgalarının kulak kepçesi tarafından toplanmasıyla başlar.


Alınan bu ses titreşimleri kulak zarına çarpar, kulak zarı, orta kulakta bulunan kemikçikleri titreştirir ve bu sayede ses titreşimleri mekanik titreşime dönüştürülmüş olur.


Bu mekanik titreÅŸimler de iç kulakta yer alan ve “salyangoz” adı verilen yapının içindeki sıvıyı titreÅŸtirir. Sonuçta bu sıvı, titreÅŸimleri sinirsel uyarılara dönüştürerek beyne iletir ve bunlar beyinde ses olarak anlamlandırılır.

-“Salyangoz” Adlı Organın Duyma Mucizesindeki Rolü

Duyma iÅŸleminde rol oynayan bir diÄŸer organsa “salyangoz” olarak da adlandırılan kokleadır. Kokleanın içinde oldukça kompleks bir duyma mekanizması yer alır. İnsanın iç kulağında ses titreÅŸimlerini sinirsel uyarılara dönüştürerek beyne iletmekle görevli olan bu kemiksi organ, 73 derece 43 dakikalık sabit açılı sarmala uygun1 içi sıvı dolu olan özel kanallara sahiptir. Kokleanın sahip olduÄŸu bu özgün anatomik ÅŸeklin kaynağı altın oran olduÄŸundan, kokleanın sarmal yapısı ile iÅŸlevi arasında çok yakın bir iliÅŸki vardır. Altın oranın “iÅŸlev” ile “anatomik ÅŸekil” arasında daima denge oluÅŸturması ve bu dengenin görüldüğü her yerde de altın orana rastlanması, bu oranın Yüce Rabbimiz tarafından yaratılmış mucizevi bir sayı olduÄŸunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bir Kuran ayetinde bildirildiÄŸi üzere “…Her ÅŸeyi 'sapasaÄŸlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu)…” ( Neml Suresi, 88 )


-Sesin Kaynağını Her Durumda Nasıl Tayin Edebiliyoruz?

Bu soru, 20. yüzyılın ikinci yarısındaki bilimsel çalışmalarla yanıtını buldu. D.W. Batteau, 1967 yılında, kulak kepçesinin ses kaynağının yerini belirlemedeki rolünü gösterdi. Bu rol şöyle açıklandı: Kulak, kepçesi üzerindeki anten benzeri alıcı sistemiyle, kendisine ulaşan sesi yön tayini yaparak dış kulak boyunca zara doğru yollamaktaydı.( Batteau DW 1967 The role of the pinna in human localization.Proc R Soc Lond B Biol Sci. 1967 Aug 15;168(11):158-80)

Kulak kepçesinde doğuştan veya sonradan şekil bozukluğu olan kişilerde de, bu tezi doğrulayan çalışmalar yapıldı. Bu kişilerin, ses kaynağının yerini tespit etmede problem yaşadıkları saptandı.( Snow, Jr. James B, "The ear" In Ballenger JJ, Snow JB Otorhinolaryngology Head and Neck Surgery, 15 th edition, syf 879 Williams Wilkins Press 1996)

-Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 34. sayı (Nisan 2007) 22. sayfada yayınlanmıştır.-

_________________
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

1. Asra andolsun;
2. Gerçekten insan, ziyandadır.
3. Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka. (ASR SURESİ)


Pts 07 Nis, 2008 21:11
Profile bak E-posta
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts 28 Nis, 2008 01:39
İleti: 1490
YaÅŸ: 28

Konum: EskiÅŸehir
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Altin oran, Fi (phi) sayisi olarak bilinir. Neticede matematiksel bir kavramdir ve degeri de 1,618 dir.
FIBONACCI DIZISI:
1,1,2,3,5,8,13,21,34,55,89,144....
Bu
diziye baktigimiz zaman onun basit bir kurala dayanarak olusturuldugunu
görebiliriz. Bu kurali sözcüklerle ifade edersek; her sayi (ilk ikisi
disinda) kendisinden önce gelen iki sayinin toplamindan olusmustur.
Dizinin ilerleyen sayilarinda alinan bir terimin bir önceki terime
orani altinorana yakinlasmaktadir.

ALTIN ORANIN GÖRÜLDÜGÜ VE KULLANILDIGI YERLER:

1) Ayçiçegi: Ayçiçegi'nin merkezinden disariya dogru sagdan sola ve soldan saga dogru tane sayilarinin birbrine orani, altin orani verir.
2) Papatya: Papatya çiçeginde de ayçiçeginde oldugu gibi bir altin oran mevcuttur.

3) Insan Kafasi: Bildiginiz
gibi her insanin kafasinda bir ya da birden fazla saçlarin çiktigi
dügüm noktasi denilen bir nokta vardir. Iste bu noktadan çikan saçlar
dogrusal yani dik degil, bir spiral, bir egri yaparak çikmaktadir. Iste
bu spiralin ya da egrinin tanjanti yani egrilik açisi bize altin orani
verecektir. Ayni özellik tavsanlarda da vardir.

4) Insan Vücudu: Insan Vücudunda Altin Oran'in nerelerde görüldügüne bakalim:

a) Kollar: Insan
vücudunun bir parçasi olan kollari dirsek iki bölüme ayirir(Büyük(üst)
bölüm ve küçük(alt) bölüm olarak). Kolumuzun üst bölümünün alt bölüme
orani altin orani vercegi gibi, kolumuzun tamaminin üst bölüme orani
yine altin orani verir.

b) Parmaklar: Ellerimizdeki
parmaklarla altin oranin ne alakasi var diyebilirsiniz. Iste size
alaka... Parmaklarinizin üst bogumunun alt boguma orani altin orani
verecegi gibi, parmaginizin tamaminin üst boguma orani yine altin orani
verir.

6) Misir Piramitleri: Her bir piramitin tabaninin yüksekligine orani yine altin orani veriyor.

7) Leonardo da Vinci: Bilindigi
gibi Leonardo da Vinci Rönesans devri ünlü ressamlarindandir. Simdi bu
ünlü ressamin çizmis oldugu tablolari inceleyelim.

Mona Lisa: Bu tablonun boyunun enine orani altin orani verir.

Aziz Jerome: Yine tablonun boyunun enine orani bize altin orani verir.

Cool Picasso: Picasso da Leonardo da Vinci gibi ünlü bir ressamdir ve resimlerinde bu orani kullanmistir.

9) Çam Kozalagi: Çam
kozalagindaki taneler kozalagin altindaki sabit bir noktadan kozalagin
tepesindeki baska bir sabit noktaya dogru spiraller (egriler)
olusturarak çikarlar. Iste bu egrinin egrilik açisi altin orandir.

10) Deniz Kabugu: Deniz kabugunun yapisi incelendiginde bir egrilik tespit edilmis ve bu egriligin tanjantinin altin oran oldugu görülmüstür.

15) Mimar Sinan:
Mimar Sinan'in da bir çok eserinde bu altin oran görülmektedir. Mesela
Süleymaniye ve Selimiye Camileri'nin minarelerinde bu oran
kullanilmistir.

16) Ari Kovanlari: Ari kovanlarinda yasayan disi arilarin sayisinin erkek arilarin sayisina bölündügünde hep ayni sayi elde edilir. Yani 1.618


17) Sanatta: Michelangelo,
Albrecht Dürer, Da Vinci ve digerlerinin sanat eserlerinde, Altin Orana
bilincli ve dikkatli bir baglilik sözkonusudur. Beethoven in Besinci
Senfonisinde, Bartok'un, Debussy'nin ve Shubert'in eserlerinde de
gozükür. Stradivarius'un bile ünlü kemanlarindaki F deliklerinin
yerlerini belirlemekte altin orani kullandigi bilinmektedir.

INSAN VÜCUDUNDA ALTIN ORAN
Insan
gözünün altin orana bu kadar yakin olmasinin, estetik açidan sürekli
olarakaltin oranauygun sekil ve yapilari tercih etmesinin bir
nedenini, yasadigi çevre olan dogada hemen her an altin oranla karsi
karsiya olmasinin yani sira, kendi vücudunun hemen her noktasinda altin
orana sahip olmasinda arayabiliriz. Asagida oranlarda insaninda ne
kadaraltin oranörnegi oldugunu göreceksiniz:
Tam Boy / Bacak boyu
Beden Boyu / Kolalti beden boyu
( Parmak ucu - Omuz) boyu / ( Parmak ucu - Dirsek ) boyu
( Göbek - Omuz ) boyu / ( Göbek - Bel ) boyu

INSAN YÜZÜNDE ALTIN ORAN
Ideal ölçülere sahip bir insan yüzünde de sayisizaltin oranörnekleri görmek mümkündür:
Yüz yüksekligi / Yüz genisligi
Alin genisligi / Burun boynu
Yüz genisligi / Gözbebekleri arasi
Gözbebekleri arasi / Agiz genisligi
Agiz genisligi / Burun genisligi


Cum 04 Tem, 2008 10:27
Profile bak E-posta
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 17 ileti ]  Sayfaya git Önceki  1, 2

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

| Akrep Portal | Akrep Burcu | Genel Portal | Astral Seyahat| Akreportalnet.com| SeyrüSefa | Rüya Tabirleri | Telekinezi | Eğitim Cafe| Tekil Hit |

www.akreportalnet.com

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO