|
AyaSofya
*SiyahAkrep*
Kayıt: Cum 25 Ağu, 2006 21:27 İleti: 2176 Yaş: 30
|
 Bilimin çözemediği 10 gizem
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Modern tıp artık pek çok hastalığın çaresini buluyor, son 10 yılda teknolojide gelinen nokta hayal sınırlarımızı zorluyor. Ancak bütün bu sevindirici gelişmelere karşın, evren ve güzel gezegenimiz Dünya, hikmetini bir türlü çözemediğimiz sırlarla dolu.
Bakın bilimin çözemediği 10 gizem ne?
1 - DEJA VU
Fransızca bir kelime olan ‘déjà vu’, Türkçede ‘daha önce görülmüş’ anlamını taşıyor. Açıklamak istediÄŸi durum ise ÅŸu: Özel bir anı ya da birtakım koÅŸulları, aynı ÅŸekilde daha önceden de yaÅŸamış olduÄŸunuzu hissetme hali. Herkesin hayatında bir ya da birkaç kez yaÅŸadığı bu duygu, ÅŸaşırtıcı, anlaşılmaz, gizemli ve evet ürkütücüdür. Birçok kiÅŸi ‘déjà vu’ hissini psiÅŸik bir deneyim olarak algılar. Birçok kiÅŸiye göre ise bunlar, önceki hayatlarımızdan davetsiz çıkıp gelen anlık karelerdir. AraÅŸtırmacılar ‘déjà vu’ ile ilgili bazı açıklamalar yapmaya çalışsalar da, bu tuhaf hissin nedeni, bir gizem olmayı sürdürüyor
2 - TAOS UÄžULTUSU
ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan küçük Taos kentini ziyaret eden bazı turistler ve vatandaÅŸlar, yıllardır, çöl havasında gizemli, güçsüz, düşük frekansa sahip bir uÄŸultu ve titreÅŸim duyduklarını anlatıyorlar. Bazıları bunun çöldeki garip birtakım akustik sorunlarından kaynaklandığını düşünürken, bazıları da bir çeÅŸit kitle histerisi ya da uÄŸursuz bir sır olduÄŸuna inanıyor. DuyulduÄŸu iddia edilen sese ister vızıltı, ister uÄŸultu, ister titreÅŸim deyin; ister psikolojik, ister doÄŸal, ister doÄŸaüstü olduÄŸuna inanın... Hakkında bilinen bir tek gerçek var: O da ÅŸimdiye kadar hiç kimsenin bu garip sesin kökenini ortaya çıkaramadığı.
3 - BEDEN / ZİHİN BAĞLANTISI (PLESEBO)
Bir efsaneye dönüşen ‘plasebo etkisi’ zihinle beden arasındaki muhteÅŸem iliÅŸkinin en basit kanıtı. Bu etki kendini şöyle gösteriyor: Sahte, yani aslında ilaç olmayan bir ilaç aldıklarından habersiz denekler, dertlerine derman olacak bir hap ya da ÅŸurup içtiklerini düşündüklerinden kendilerini daha iyi hissediyorlar. Üstelik etki kimi zaman bununla da kalmıyor, tıbbi belirtilerde de düzelme görülüyor. Plasebo deneklerine bakınca, insan ister istemez, zihin neye inanırsa bedeninin de onu yaÅŸadığına hüküm getiriyor.
4 - HAYALETLER
Hayaletlerin varlığı hakkında ciddi bir kanıt olmamakla birlikte, onları gördüğünü, onlarla konuştuğunu, onların fotoğraflarını çektiğini ısrarla anlatan -içten ya da değil- şahitler, pek çoğumuzun yakın çevresinde bile mevcut.
5 - DUYU ÖTESİ ALGI
Hem Doğu, hem de Batı toplumlarında, bazı insanların bir çeşit psişik güçleri olduğuna inanılıyor. Bugüne dek psişik güçleri olduğunu iddia eden kişiler, araştırmacılar tarafından pek çok teste tabi tutuldu. Ancak elde edilen sonuçlar her seferinde ya olumsuz ya da muğlak ve şüpheliydi. Altıncı hissin gücüne inanan pek çok kişi, psişik güçlerin test edilemeyeceğini, çünkü bir nedenle kendilerine şüpheyle yaklaşanların ya da bilim adamlarının yanında azaldığını vurguluyor. Eğer bu tespit doğruysa, bilimin psişik güçlerin varlığını, gelecekte de ne ispat edebilmesi ne de çürütebilmesi mümkün görünmüyor.
6 - ÖNSEZİ
İster altıncı his, ister önsezi, ister kötü hisler diyelim; hepimizin hayatımızda en az bir ya da birkaç kez garip sezgilerimizi rehber alarak hareket ettiÄŸimiz olmuÅŸtur. Elbette bu karamsar hislerimiz çoÄŸunlukla yanlış çıkar. Ancak kimi zaman kimi insanların altıncı hisleri -ne yazık ki- doÄŸru alarm verir. Psikologlar bu durumu açıklarken insanların bilinçaltlarında, farkında olmadan çevremizdeki dünya hakkında bilgi topladığını vurguluyorlar. Bu ÅŸekilde biz aslında sadece ‘görünüşte bilmediÄŸimiz’ bazı ÅŸeyleri biliyor ya da hissediyoruz. Ancak söz konusu bilgiler bilinçaltımızın derinliklerinde yaÅŸadığı için, bunun nasıl olduÄŸunu bir türlü anlayamıyoruz. Bu açıklama kimileri için tatmin edici olsa da pek çok araÅŸtırmacıya göre önsezi, kanıtlanması ve üstünde çalışılması zor bir konu.
7 - ÖLÜMDEN SONRA HAYAT
Hayatlarında bir kez ölüme yakın deneyim geçirmiÅŸ kiÅŸilerin bazıları, karanlık bir tünelde yol alıp, sonunda beyaz bir ışık huzmesine kavuÅŸtuklarına dair hikâyeler anlatır. Bunlar arasında sevdiklerinize kavuÅŸmak, garip bir huzur hissetmek gibi daha renkli öyküler de mevcuttur. Bu deneyimler son derece etkileyici olmakla beraber, maalesef kimse ‘öbür taraf’tan elinde bir kanıtla ya da doÄŸrulanabilir bir bilgiyle geri dönmeyi baÅŸaramadı. ‘Öbür dünya’ meselelerine kuÅŸkuyla yaklaÅŸanlar, söz konusu deneyimlerin travma geçirmiÅŸ bir beynin gördüğü halüsinasyonlar olduÄŸunu vurguluyorlar. Tabii bu nedenle de son derece doÄŸal ve açıklanabilir olduklarını... Ölüp de geri dönen olmadığına göre, bu konu gizemini koruyacak.
8 - UFO’LAR...
UFO deyince genelde insanların aklına uçan daireler, kısacası uzay gemileri gelse de UFO’nun açılımı ‘Tanımlanamayan Uçan Nesne’... Ve bu nedenle evet UFO diye bir ÅŸey var. Çünkü dünyanın her tarafında, gökyüzünde ne olduÄŸunu tanımlayamadıkları birtakım objeleri gördüğünü söyleyen insanlar var. Ancak bu obje ve ışıklar, aslında uçak mıdır, meteor mudur yoksa gerçekten Marslıların son model uzay gemisi midirÅŸ Bu bir türlü açıklığa kavuÅŸamıyor.
9 - ASLA BULUNAMAYAN KAYIPLAR
İnsanlar bazen kaybolur. Bazıları yaÅŸadıkları hayattan kaçar, bazıları büyük çaplı ve cesetlerin tanınamadığı kazalarda yitip gider, bazıları cinayet kurbanı olur. Kayıplar ölü ya da diri bulunur. Ancak bazı insanlar vardır ki adeta buharlaşırlar. 1872’de Portekiz yakınlarında bulunan ‘hayalet gemi’ Marie Celeste’in mürettebatı, Amerikan işçi lideri Jimmy Hoffa bu ÅŸekilde kayıplara karışanlardan sadece bazıları. Kaybolanlar, normal ÅŸartlarda polis soruÅŸturması, itiraflar ya da tesadüf sonucu bulunuyor. Ancak ortada kanıt olmadığı zaman insan, psiÅŸik detektiflerin iÅŸe ele atması gerektiÄŸini düşünüyor
10 - BÜYÜK AYAK
Bu gizem de Amerika’dan... Yeni Kıta’da yıllar boyunca, insana benzeyen, bol tüylü, son derece iri, ‘Büyük Ayak’ adlı bir yaratığı gördüğünü iddia eden sayısız insan ortaya çıktı. Tüm kıta çevresinde kaydedilen iddialar eÄŸer doÄŸruysa, aslında binlerce Büyük Ayak’ın yaşıyor olması gerekirdi. Ancak bugüne kadar bu korkunç yaratığa ait tek bir ceset bile bulunamadı. Ortada belirsiz fotoÄŸraflar, video kayıtları ve tanıkların açıklamalarından baÅŸka bir ÅŸey yoktu. Görünen o ki, Büyük Ayak da, İskoçya’nın varlığı bir türlü kanıtlanamayan ünlü Loch Ness canavarı gibi gizemler dünyasındaki yerini koruyacak.
Kaynak: Tempo
_________________ Gökten kalbe, kalpten dile, dilden kulağa, Yaradana yakışır bir ilham olayım... Ulaşayım sonsuzluğa....
|