Cevapsız iletiler | Aktif konular Sistem saati: Pzr 20 May, 2012 04:59



Konuya cevap yaz  [ 17 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki
Tanrı Dünyayı Kim(ler) İçin Yarattı? 
Yazar Mesaj
İleti Tanrı Dünyayı Kim(ler) İçin Yarattı?

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
bu sorununcevabını çok merak ediyorum. müslümanlara göre Peygamber Muhammed'in yüzü hürmetine yarattı. kimilerine göre adem ve havva için yarattı. sizlere göre kimin için yarattı. illaki insanlar için olması gerekmiyor. farklı görüşler de olabilir.


Cum 08 Arl, 2006 10:53
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Ben sadece Peygamber Efendimiz için yaradıldını düşünmü yorum diger peygamberleri de yeryüzünde yaşayan tüm canlılar Tanrının yarattıkları olduna göre sadece öyle bir ayırdım yapılamaz diye düşünüyorum


Cum 08 Arl, 2006 14:35
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pts 17 Ekm, 2005 13:37
İleti: 5391
YaÅŸ: 34
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
(bir okuyucu) soru; hocam allah kahinatı hz muhammed için yaratmış deniyor bu doğrumudur?
cevap: insanlar bazen peygambere olan sevgisini öyle abartıyorlarki evreni onun için yaratmış diye düşünüyorlar, allah evreni kimsenin hatırı için yaratmadı, allah gücünü göstermek için evreni ve insanlığı varetti.
ilahiyatçı prof. süleyman ateş

ben burda ciddi bir ilahiyatçının sözlerini aktardım ki bu konu şova dönüştürülmesin diye noktayı koydum.
portalda dini ve siyasi içerikli konular tartışılmasın, ama bu maalesef portalımızda oluyor, fikirlerin karşı karşıya gelmesi çatışmayı doğurur.

_________________
Resim
bir yanımız ölüm bir yanımız düğün...

http://www.akreportalnet.com/portal/kurallar-vt2.html


Cum 08 Arl, 2006 15:46
Profile bak
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt 17 Haz, 2006 23:21
İleti: 1293
YaÅŸ: 26

Konum: MuÄžLa
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Bir hadis mi ya da Necip Fazıl'ın bir kitabında mı okudum bilmiyorum ama aklımda şöyle bir şey kalmış:

"Allah, Havva'yı Adem için; Adem'i de kendi için yarattı!"

Ve bütün yarattıklarını da Muhammed(sav) yüzü suyu hürmetine(onun ruhu) yarattığını biliyorum..


Cum 08 Arl, 2006 22:27
Profile bak E-posta WWW
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
dini içerikli bir tartışma yaratmak maksatlı oluşturulmuş bir konu değil. sadece bilgilenme amaçlı oluşturulmuş bir konudur. insanların bu konudaki bilgileri önemlidir. bir bireyin mensubu olduğu dinde var olan şeyleri ne ölçüde bildiği de önemlidir.


Pzr 10 Arl, 2006 13:23
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 07 May, 2006 21:44
İleti: 957
YaÅŸ: 28

Konum: istanbul
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Alıntı:
allah gücünü göstermek için evreni ve insanlığı varetti.

Bu ifade biraz sakıncalı... Yaratıcı evreni kulları, daha doğrusu insanlar onu iyi tanısın diye yaratmıştır ve evren de buna en uygun şekilde yaratılmıştır. Zaten insan da bu özelliğinden dolayı yaratılmışların en şereflisi kabul edilmiştir. Bu özellik de sadece kendi aklı ve iradesiyle Allah'ı bulma ve ona kendini teslim etme yetisidir. İnsan bu noktada hayvanlardan, meleklerden, cinlerden, vs. ayrılır. Çünkü onların -gerçi cinlerde olay biraz farklı- Yaratıcıyı inkar etme gibi bir lüksü yoktur. İşte bu noktada bir soru daha ortaya çıkıyor: Peki tamam da Allah neden kulları olmasını istemiştir, neden böyle bir şeye ihtiyaç duymuştur? Bu da Allah'ın bir iradesi, bir isteğidir sadece. Her insanın nasıl bir iradesi varsa Yaratıcının da bir iradesi var. Aslında bu sorunun cevabını Allah, "Neden çocuk sahibi olmak isteriz?" sorusunun cevabında gizlemiştir ve bu bir ihtiyaç olarak görülmemelidir. Şüphesiz insan çocuk sahibi olmadan da hayatına devam edebiliyor.

_________________
BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!


Per 04 Oca, 2007 02:05
Profile bak
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 4598
YaÅŸ: 35
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Zariyat
56 - Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

Biraz Copy-Pasteye kaçacak ama konuya biraz daha geniş bir perspektif kazandırmak ve doğabilecek soruları peşinen cevaplamak amacıyla Allah'ın c.c. Sıfatlarını aynen aynen ekliyorum.

[hr]
[hr]

ALLAH'IN SIFATLARI

Her Müslümanın, Allah'ın bütün kemâl sıfatlarına sahip, noksan sıfatların hepsinden de uzak olduğuna inanması farzdır.

TENZİHİ ve Selbi Sıfatlar

Vücûd
Kıdem
Beka
Muhalefetün lil-havâdis:
Kıyam Bi-nefsihî
Vahdaniyet

ZÂTÎ ve SÜBÛTÎ SIFATLAR

Hayât
İlim
İrâde
Kudret
Tekvin
Sem' ve Basar
Kelâm

--------------------------------------------------------------------------------


Vücûd
Bu sıfat, Allah Teâlâ'nın vâr olduğunu ifâde eder. Allah Teâlâ'nın varlığı başka bir varlığa bağlı olmayıp, zâtının îcabıdır. Yani vücûdu, zâtıyla kaimdir ve zâtının vâcib bir sıfatıdır. Bu sebeble Hak Teâlâ'ya Vâcibü'l-Vücûd denilmiştir. Bâzı Kelâm âlimleri, Vücûd sıfatına, sıfat-ı nefsiyye adını vermişlerdir. Vücûd'un zıddı olan adem (yok olma) Allah Teâlâ hakkında muhaldir. Allah'ın yok olduğunu iddiâ etmek, kâinatı ve içindeki varlıkları inkâr etmeyi gerektirir. Çünkü her şey'i yaratan ve vâr eden O'dur.

--------------------------------------------------------------------------------

Kıdem
Kıdem, Allah Teâlâ'nın varlığının başlangıcı olmaması demektir. Allah Teâlâ kadîmdir, ezelîdir. Yani önce yok iken sonradan vâr olmuş değildir. Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, Cenâb-ı Hakk'ın vâr olmadığı bir an, bir zaman, tasavvur edilemez. Aslında zaman ve mekânı yaratan da O'dur. Allah Teâlâ zaman ve mekân kayıtlarından münezzeh, ezelî ve kadîm bir Zât-ı Zülcelâldir. Kıdem'in zıddı olan hudûs (sonradan olma, belli bir zamanda yaratılma) Allah Teâlâ hakkında muhaldir.

--------------------------------------------------------------------------------

Beka
Beka, Allah Teâlâ'nın varlığının sonu olmaması, daima var bulunması demektir. Allah Teâlâ'nın varlığının başlangıcı olmadığı gibi, sonu ve nihayeti de yoktur. O hem kadîm ve ezelî, hem de bâki ve ebedîdir. Zâten kıdemi sâbit olan bir varlığın, bekası da vâcib olur. Beka'nın zıddı fena, yani, bir sonu olmaktır. Bu ise, Allah Teâlâ hakkında muhaldir.

--------------------------------------------------------------------------------

Muhafeletün lil-Havâdis
Allah'ın, sonradan vücud bulan varlıklara benzememesi demektir. Allah Teâlâ ne zâtında, ne de sıfatlarında kendi yarattığı varlıklara benzemez. Biz Allah'ı nasıl düşünürsek düşünelim, O, hâtır ve hayâlimize gelenlerin hepsinden başkadır. Çünkü hâtıra gelenlerin hepsi hâdis, yani, sonradan yaratılmış, yok iken vâr edilmiş şeylerdir. Allah Teâlâ ise, vücûdu vâcib, kadîm ve bâkî, her şeyden müstağnî, her türlü noksandan uzak, bütün kemâl sıfatlara sahip olan İlâhî ve mukaddes bir zâtdır. Şübhe yok ki, böyle yüce bir Zât, önce yok iken sonra vâr olan, bil'âhare tekrar zeval bulan varlıklara benzemez. Nitekim Cenâb-ı Hak kendi zâtını Kur'ân-ı Kerîm'de: arapça var. "Onun "Hak Teâlâ'nın) benzeri yoktur. O, her şey'i işitici ve görücüdür" (Şûra 11) sözleriyle tavsif etmiştir. Peygamber Efendimiz de (asm) bu mânayı te'yiden: "Her ne ki senin aklına geliyor, işte Allah Teâlâ onun gayrısıdır" buyurmuştur.

--------------------------------------------------------------------------------

Kıyam Bi-nefsihî
Allah Teâlâ'nın, başka bir varlığa ve hiçbir mekâna muhtaç olmadan zâtı ile kaim olması demektir. Mevcudatın hepsi, sonradan vücuda gelmiştir. Bu sebeble de bir Yaradana ve bir mekâna muhtaçdırlar. Buna mukabil her şeyin yaratıcısı olan Allah Teâlâ'nın vücûdu, zâtının gereğidir ve varlığı hiçbir şey'e muhtaç değildir. Şayet Allah da vâr olabilmek için başka bir varlığa muhtaç olsa idi, O da mahlûk olur ve her şey'in Hâlikı ve başlangıcı olmazdı. Halbuki O, her şey'in Hâlikı ve yaratıcısıdır. O'ndan başka her şey mahlûktur. Hâlık ise, mahlûkuna asla muhtaç olmaz.

--------------------------------------------------------------------------------

Vahdaniyet
Vahdaniyet, Allah'ın bir olması demektir. Vahdaniyet, Allah Teâlâ'nın kemal sıfatlarının en önemlisidir. Çünkü bu sıfat, Allah Teâlâ'nın zâtında, sıfatlarında, fiillerinde bir olduğunu; saltanat ve icraatında ortaksız bulunduğunu ifade etmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------

ZÂTÎ ve SÜBÛTÎ SIFATLAR


--------------------------------------------------------------------------------

Hayât
Cenâb-ı Hakk'ın hayat sâhibi olması, hayat sıfatiyle muttasıf bulunması demektir. Cenâb-ı Hak hakkında vâcib olan bu sıfat, mahlûkatta görülen ve maddenin ruh ile birleşmesinden doğan geçici ve maddî bir hayat olmayıp ezelî ve ebedîdir. Bütün hayatların kaynağı olan hakikî hayattır. Hayat sıfatı, İlim, İrâde, Kudret gibi kemâl sıfatlariyle yakından ilgilidir. Bu sıfatların sâhibi bir zâtın, hayat sâhibi olması zarurîdir. Çünkü ölü bir varlığın ilim, irade ve kudret gibi kemâlâtın sâhibi olacağı düşünülemez. Bunun içindir ki, hayat sıfatını, Cenâb-ı Hakk'ın ilim, irade ve kudret gibi sıfatlarla vasıflanmasını sağlayan ezelî bir sıfattır, diye târif etmişlerdir. Hayat sıfatının zıddı memât, yani, ölü olmaktır. Bu ise Allah hakkında muhaldir.

--------------------------------------------------------------------------------

İlim
Allah Teâlâ'nın her şey'i bilmesi, ilminin her şey'i kuşatması demektir. Bu âlemi en güzel şekilde, en mükemmel bir nizâm üzere yaratan ve onu idare eden Zât-ı Akdes'in, yarattığı varlığı en ince teferruatına kadar bilmesi gerekir. Zira hakikatı, faydası, lüzum ve hikmeti bilinmeyen bir şey, nasıl yaratılabilir? O halde yaratıcının bir şey'i yaratabilmesi için, evvelâ ilim sâhibi olması, sonra o ilmin icablarına göre yaratması şarttır. Bundan başka, îman ve sâlih amel sâhiplerini mükâfatlandırmak, isyan eden ve kötü yolda olanları da cezalandırmak, ancak bu kimselerin yaptıklarını bütün teferruatı ile bilmekle mümkündür. İlmin zıddı cehil, gaflet ve unutkanlıktır. Bütün bunlar Hak Teâlâ hakkında muhaldir.

--------------------------------------------------------------------------------

İrâde
Allah'ın bir şey'in şöyle olup da böyle olmamasını dilemesi; her şey'i dilediği gibi tayin ve tesbit etmesi demektir. Allah Teâlâ kâmil bir irâde sahibidir. Bu kâinatı ezelî olan irâdesine uygun olarak yaratımştır. Bu kâinatta olmuş ve olacak her şey Allah'ın dilemesi ve irâde etmesiyle olmuş veya olacaktır. O'nun her dilediği mutlaka olur, dilemediği de asla vücûd bulmaz. Bu hususta Kur'an'da:

"Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmederse (yani onu dilerse) ona ancak 'ol' der, o da oluverir" (Âl-i İmrân, 47) buyrulur.

Hadîs-i şerîfte de: "Allah'ın dilediği oldu, dilemediği de olmadı" denilmiştir. İrâde sıfatından başka meşîet adında müstakil bir sıfat yoktur.

--------------------------------------------------------------------------------

Kudret
Kudret, Hak Teâlâ'nın varlıklar üzerinde irâde ve ilmine uygun olarak te'sir ve tasarruf etmesi, her şey'i yapmağa ve yaratmaya gücü yetmesi demektir. Allah Teâlâ'nın sonsuz bir kudret sahibi olduğuna ve her şey'e kadir bulunduğuna, görmekte olduğumuz şu kâinat ve ihtiva ettiği güzellik ve şaşmaz nizam en büyük delildir.

--------------------------------------------------------------------------------

Tekvin
Tekvin; îcad ve yaratma demektir. Tekvin'i mâdum (yok) olan bir şey'i yokluktan çıkarmak, vücûda getirmek diye îzah etmişlerdir. Tekvin, Ehl-i Sünnet'in iki hak itikadî mezhebinden biri olan Mâtüridîlere göre, ilim, irade ve kudret sıfatından ayrı bir sıfattır. Yine Mâtüridîlere göre, Hak Teâlâ'nın yaratmak, rızık ve nimet vermek, azâb vermek, diriltmek, öldürmek gibi bütün fiilleri, tekvin sıfatına râcidir. Onun eser ve tecellîsi sayılır. Bunlara sıfat-ı fi'liyye (fiilî sıfatlar) da denilir. Kudret ve tekvin, birer kemal sıfatı olup zıdları olan acz, Allah hakkında muhaldir. Eş'arîlere göre ise: Allah'ın tekvin sıfatı diye ayrı, müstakil bir sıfatı yoktur. Tekvin, kudret sıfatının makdûrata (yaratılması takdîr edilmiş şeylere) yaratma ânında taallûkundan ibarettir. Yani tekvin, kudret sıfatı içinde itibarî bir vasıf olmaktadır. Allah Teâlâ'ya Mükevvin isminin verilmesi, O'na, kudret sıfatından ayrı, Tekvin adında bir sıfatın isnâd edilmesini gerektirmez. İcad etmek, yaratmak, bilfiil vücuda getirmek, Hak Teâlâ'nın Kudret sıfatıyla olur. Mâtüridîler Tekvin sıfatını Kudret sıfatından ayrı bir sıfat kabûl ettiklerinden, zâtî ve sübûtî sıfatları 8 olarak sayarlar. Eş'arîlere göre ise bu sıfatlar 7'dir (Sıfât-ı Seb'a).

--------------------------------------------------------------------------------

Sem've Basar
Allah'ın her şey'i işitip, her işi görmesi demektir. Sem' ve basar sıfatları da Allah'ın ezelî ve ebedî kemâl sıfatlarındandır. Allah'ın işitip görmesine, uzaklık - yakınlık, gizlilik - açıklık, karanlık - aydınlık gibi mefhumlar bir engel teşkil edemezler. O, içimizdeki fısıltıları, kalbden ve gönülden yaptığımız duaları işitir. Hikmetine uygun şekilde karşılık verir. Hak Teâlâ'nın Semî' ve Basîr, yani, her şey'i en iyi işitici ve en iyi görücü olduğu, Kur'ân-ı Kerîm'de defalarca zikredilmiştir. Sem' ve Basar sıfatları birer kemâl sıfatı olduğundan, zıdları olan a'mâlık (görmemek) ve sağırlık (işitmemek) Zât-ı Bârî hakkında muhal olan noksan vasıflardandır.

--------------------------------------------------------------------------------

Kelâm
Allah Teâlâ'nın harfe ve sese muhtaç olmadan konuşması demektir. Allah Teâlâ'nın kelâm, yani, söyleme, konuşma sıfatı vardır. Bu sıfat ezelî ve ebedîdir. Bu sebeble Allah'a Mütekellim denilir. Kur'ân-ı Kerîm'e de Kelâmullah tabir edilir. Allah'ın peygamberlerine bildirdiği vahiyler, onlara verdiği İlâhî kitablar, mahlûkatına gönderdiği ilhamlar, hep O'nun Kelâm sıfatının bir tecellîsidir.


Kaynak: islammerkezi.com

_________________
"Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur"


Per 04 Oca, 2007 03:06
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 07 May, 2006 21:44
İleti: 957
YaÅŸ: 28

Konum: istanbul
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Sevgili Kral, aydınlatıcı toparlaman için teşekkürler...

_________________
BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!


Per 04 Oca, 2007 03:11
Profile bak
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 4598
YaÅŸ: 35
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Rica ederim EffEndY, dilerim konu ve arkadaşlar için yararlı olur.

_________________
"Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur"


Per 04 Oca, 2007 03:21
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 07 May, 2006 21:44
İleti: 957
YaÅŸ: 28

Konum: istanbul
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Benim de en büyük dileğim bu. Aslında inancı temellemede ve güçlendirmede çok kilit bir soru ve şiddetle üzerinde durulması gerekiyor. Ama baktım ki sorunun daha başında biraz suyu çıkartılmış ve buna sinirim bozuldu açıkçası. Hatta inancı ne olursa bir insanın en başta sorgulaması gereken bir konu, aksi takdirde insan kendine bir anlam yükleyemiyor. Allah bizi boşlukta kendini kaybedenlerden eylemesin...

_________________
BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!


Per 04 Oca, 2007 03:43
Profile bak
Portal Yöneticisi
Portal Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Sal 22 Şub, 2005 11:33
İleti: 4598
YaÅŸ: 35
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Amin sevgili EffEndY.
Dini konularda sorgularımız hep yarım kaldığı ve göstermelik, çevre etkisi ile dini yaşantımız olduğu için genelde ne yazık ki işin özünü hep kaçırıyoruz. Bir dönemde olsa çok yoğun bir şekilde Tasavvufi katlarda dolaştığım için o derin duyguları Kalpten yaşamanın ne kadar önemli ve değerli olduğunu iyi biliyorum!. Sorgulamak, düşünmek, nedenleri sonuçlarıyla bulmak Akıldan (Madde), Kalbe (Mana) inmek bu açıdan çok çok önemli. Ancak o zaman normalde bulamadığımız hatta düşünsekte işin içinden çıkamadığımız bir çok konu açıklık kazanıyor.

O büyük varlığı hissetmek.... Çok farklı bir şey. İşte o zaman gerçekte bu dünyanın neden yaratıldığı ve benzeri bir çok soru; perdesi çekilipte içeri ışık girip odayı aydınlatması gibi aydınlanmaya başlıyor.

Herkesin ve hepimizin yaşaması dileği ile. Ama gerçekten de umut kesmeden arayarak ve bir aramanın sonucu olarak.

_________________
"Akrepsen Yalnızlığına Sımsıkı Sarıl Çünkü O Senin Tek Dostundur"


Cum 05 Oca, 2007 02:22
Profile bak E-posta WWW
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 07 May, 2006 21:44
İleti: 957
YaÅŸ: 28

Konum: istanbul
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Daha güzel ifade edilemezdi inan, ellerlne ve yüreğine sağlık...

_________________
BİLİNÇALTINI HAPSET ki O SENİ HAPSETMESİN;
İÇGÜDÜLERİNE HAKİM OL ki ONLAR SANA HAKİM OLMASIN!!!


Cum 05 Oca, 2007 02:36
Profile bak
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Alıntı:
Dini konularda sorgularımız hep yarım kaldığı ve göstermelik, çevre etkisi ile dini yaşantımız olduğu için genelde ne yazık ki işin özünü hep kaçırıyoruz.


portal içinde de bazen bu sorgulamaya tepkiler büyük oluyor. bu nedenle dinle her konu kilitlenip kalıyor. tüm din ve inanışları belirtmek üzere konu açıyorsun aradan biri zıplıyor sana müslüman düşmanı diyor. sonra o konuya ekleme yapmayı bırakıyorsun. başka bir konu açıyorsun inanç tablosu diye sonra aynı kişi kalkıp kadiyan nedir diye soruyor. o durumda cevap vermek bile insana zor geliyor.


Cum 05 Oca, 2007 19:56
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Alıntı:
tüm din ve inanışları belirtmek üzere konu açıyorsun aradan biri zıplıyor sana müslüman düşmanı diyor.


işte bu yüzden sevgili bilge. din gibi hassas bir konuyu her yerde tartışamıyoruz. bazı konulara (din üzerine) cevap yazılmıyorsa seninde takdir ettiğin bu izlenim yüzündendir buna emin ol.


Cum 05 Oca, 2007 20:03
*SiyahAkrep*
*SiyahAkrep*
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Pzr 08 Oca, 2006 12:20
İleti: 2645
YaÅŸ: 30

Konum: bodrum
İleti 

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
paşam bu açıklamalı yazı için sana özel teşekürlerimi iletmek isterim.

_________________
cevap yazarken düşün ve öyle yaz.konuşmadan önce anla ve öyle konuş.

Resim


Cum 05 Oca, 2007 20:20
Profile bak E-posta
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Konuya cevap yaz   [ 17 ileti ]  Sayfaya git 1, 2  Sonraki

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  

| Akrep Portal | Akrep Burcu | Genel Portal | Astral Seyahat| Akreportalnet.com| SeyrüSefa | Rüya Tabirleri | Telekinezi | Eğitim Cafe| Tekil Hit |

www.akreportalnet.com

News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO